27 Aralık 2013
08:25
4187 Kez Okundu
  Karye-i Bektâş tımarı (BOA) Yurdumuzda olduğu gibi çevremizde de bazı yer isimleri konuşmalarda lehçe ve şiveye uyarak değişeme uğramaktadır. Fakat bu isimlerin Başbakanlık Osmanlı Arşivleri’nde, Tapu Tahrir Defterleri, Nüfus kayıt kütüklerinde ve diğer resmi belge kayıtlarında esas olan ismin kullanılması tarih açısından daha gerçekçi bir uygulama olacaktır. Yer isimleri konurken mutlaka bunun dayandığı o yeri kuran kişi, olay, boy adı, doğal görünüm…gibi değişik nedenleri vardır. Büyük Selçuklular döneminde 11. yy.dan itibaren ...Devamını Oku
23 Aralık 2013
11:32
4099 Kez Okundu
Sandıklı’ya 9 km mesafede Afyonkarahisar yolu üzerinde bulunan bu şirin köyümüzün ilk resmi arşivlerde; 1530 yılında Kanuni Sultan Süleyman Döneminde tutulan “Anadolu Muhasebe-i Umumiye Defteri-Başbakanlık Arşivi”  kayıtları içinde “Ekin Hisarî Karyesi” olarak görülmektedir.   BOA içindeki defterlerde “Karye-i Ekin Hisari” kayıtları Köyün yerleşim şekli bir tepe (hisar) üzerinde kurulduğu ve çevresinde bereketli toprakları nedeni ile “Ekin Hisarı” adı aldığı belirtilmektedir. Bugün caminin bulunduğu yer tepedir. Ekinhisar Köyü’nde bulunan ...Devamını Oku
28 Kasım 2013
09:31
1884 Kez Okundu
SANDIKLI’DA VAKFİYE ÇEŞMELER–1 VAKIFLARIN AMAÇI VE ÖZELLİKLERİ Yaratılış bakımından bir denge içinde vücuda getirilen canlılar yaşamlarını devam ettirebilmek için birbirlerine muhtaçtırlar. Vakıflar, Allah’a yakın olma gayesi ile taşınır veya taşınmaz mülkü; dini, hayır ve toplumsal bir gaye için sonsuza kadar tahsis edilmiş müesseselerdir. Görüldüğü gibi vakıfta asıl olan, iyilik ve hayır fikrinin ebedileşmesini sağlamaktır. Hevâi Cami iç bahçesinde bulunan akmayan çeşme Özellikle Müslüman Türklerde çok yaygın olan vakıflar, zengin ...Devamını Oku
20 Kasım 2013
10:36
2045 Kez Okundu
Sandıklı Vakıfları ile ilgili olarak daha önce bu internet sayfasında geniş bir bilgi vermiştim. Bu bölümde ilçemizde bulunan değirmen vakfiyeleri üzerinde duracağım. Eskiden Sandıklı çevresindeki dağlarımızda 15 kadar su değirmenleri vardı. Öküz arabası, atlarla, eşeklerle kimi de sırtında yarım çuval buğdayı ile değirmene gelirlerdi. Bir yıldır ekip biçtiği buğdayını un yapacak ve bir yıl boyunca bunu yiyecek. O kadar çok insan gelirdi ki bu değirmenlere, sıraya girilirdi. Kimi bir gün, kimi iki gün, kimi üç gün beklerdi. Bekleyenler ...Devamını Oku
12 Kasım 2013
09:10
3793 Kez Okundu
KIZILCA KÖYÜ ARŞİV BELGELERİ               Sandıklı’nın pek şirin ve güzel köyü olan Kızılca Köyü pek çok kültürel varlıkların bulunduğu bir yerdir. Şu anda bile dört minareli camisi ile ayrı bir konumu vardır. Başbakanlık Osmanlı Arşivleri, Vakıflar Genel Müdürlüğü arşiv belgeleri içinde pek çok kaydı bulunan bu güzel köyümüz bazı okumalarda Kızılca-viran (Kızılören) ile karıştırılmaktadır. Köyün ilk ismi belgelerde Kızıl çalı-Kızılcalı olarak geçmektedir. Bunların yanında Kızılca Koçlu, Kızılca Ağaç Köyü isimleri geçmektedir. Bu isimler ...Devamını Oku
28 Ekim 2013
09:35
2318 Kez Okundu
MENÂKIB-I KUTBÜ-L AKTÂB HACI BEKTÂŞ-Î VELİ KS KİTABI Siz dostlarımıza bugün, büyüklerimden bana intikal eden çok önemli el yazma bir eseri takdim etmek istiyorum. Kitabın adı” MENÂKIB-I ŞERİF-İ KUTBÜL-AKTÂB EL-HACI BEKTÂŞ-Î VELİ” dir. 280 sayfa olup her sayfa kenarı kırmızı-siyah iplik baskısı şeklinde süslenmiş, mesnevi tarzında yazılmıştır. Tümünü günümüz Türkçesine çevirdim ve sözlüğünü de hazırladım, basıma hazırdır. Aşağıda görüleceği üzere tamamen eski Türkçe ile yazılı olduğu için okurken yanımızda bir sözlük bulundurmak ...Devamını Oku
sikiş
Blue And Black WP Theme