17 Mayıs 2015
03:30
581 Kez Okundu
Gaipten gelen seslere ilham olan şey midir ? Şiir nedir ? İçsel sesleniştir; serzeniştir. Bohem aleminde çabalayan bir mevki-daş bize seslenir: “Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.” ve ardılı gelir; sonra bir el uzanır şiir dünyanız baştan sona yenilenir. Böyle olmalı mı şiir ? Yoksa Orhan Veli gibi “sokaktaki adam” ikonunu mu canlandırmanız gerekir şiirde. Can vermek mi gerekir servi boylu güzellere tabi ki hayır. Şiir sizin kaleminize değmiş olan tüm duygu donanımı ve gelenek içindeki sisli yolculukta parlayan ...Devamını Oku
23 Şubat 2015
23:25
883 Kez Okundu
Bir gün akşam üzeri sevmenin asıl manasının bu dünyadaki bir canlıya ve tüm tabiattaki eşyâya ait olduğunu fark ettim. Düşünmenin en güzel erdemi bence sevmekten geçiyor. Sevmek yalnızca… Bir selam ile gönülleri fetheden kainatın en değerli hazinesi olan insan kalbi; zamanın hengamesinde yavaş yavaş eriyor ve sadece eritilmiş, kalıplaşmış ruhsuz bir biçemle apartman boşluklarında yaşıyor. İnsan tüm zorlukların üstesinden gelebilecek bir tefekküre ve hisse sahip olan yüce varlık. Sadece sevmenin erdemini karşılayamıyor. Çünkü tek ...Devamını Oku
02 Haziran 2014
01:45
1791 Kez Okundu
Tasavvuf inanışının ve tekke kültürünün kaynaklarını İrandan ve Arap edebiyatının remizlerinden, Türk kültür ve geleneklerinden alan Tekke ve Tasavvuf edebiyatımız; İslamiyetin kabulü ile birlikte Türk boylarına İslami akaid ve farzları öğretmek amacıyla yazılan İlk İslami dönem eserleriyle bir başlangıç ve yeni öğreti kazanarak Ahmet Yesevi, Hacı Bayram-ı Velî, Kalenderilik, Kadirilik, Mevlevilik gibi bir çok tarikat kolu ve dini düşün erdemine ermiştir. Bu vakte kadar adı geçen tüm tarikatlerde hacelik, müritlik, dervişlik, şakirtlik ...Devamını Oku
19 Ekim 2013
13:16
1030 Kez Okundu
Ses tonumu değil sözlerimin rengini ve hitabını kayda alırım. Kırılan bir gül dalı, bülbülü nasıl incitir ? Söylediğin bir lafz, cânı nasıl kırar ? Düşünmeden söylediğin her kelimenin varacağı noktaları önceden tefekkür et ! İnsan yaşadığı şu kainatta en şerefli ve en donanımlı varlıktır. Empati kurar, başkasının duygularını derler toplar; kendi ruh ayinesine yansıtır, onun gibi davranmaya çalışır. Dertlere derman olur; çaresizlere çare üretir.  Paylaştıkça çoğalan sevginin ve değerlerin kıymetini bilir; yaşadığı süre zarfında tüm ...Devamını Oku
19 Temmuz 2013
01:11
1009 Kez Okundu
Yaşam serüveninde doruk noktaya ulaşmak acaba insanoğlu için mümkün müdür? Mümkün olması gereken paye “yetinmek” midir? Aza kanaat edenlerin varlık içinde boğulmaları tesadüf müdür? Doğumdan ölüme değin yaşam belirli serüvenler dizisidir. Bir hücreden canlanarak dünyada yerini bulan insanoğlu kendini diyalektik bir doğa savaşı içinde bulmuştur. Çevresindekileri örnek almış, beyin levhasına öğrendiklerini kazıyarak mevki sahibi olmuş, maddi ve manevi tüm alanlarda kendini ve öz benliğini tatmin için uğraşmış durmuştur. Bir ayna ...Devamını Oku
17 Temmuz 2013
16:03
1380 Kez Okundu
Öyle bir zamanda yaşıyoruz; öyle şeyleri kabulleniyoruz ki bazen yaşadığımız tüm bu olumsuz durumlar karşısında insanlığımızı sorgulama telaşına giriyoruz. Zamanın üzerine yüklediğimiz bu günah perdesi ve devirden şikayet sadece yaşadığımız şu günlere ait olan bir şey değil. Geçmişten günümüze değin insanoğlu hep devrinden şikayet etmiştir. Hem bu dünyada kaderi temsil eden hemde şiirde tanrıya yakarışı karşılayan bir kavram olan “felek” suçlanmıştır. Feleğin üzerine bir çok şiir yazılmış, sevgiliye hitap ederken dahi feleğin ...Devamını Oku
14 Mayıs 2013
01:55
1125 Kez Okundu
Geçmişiyle bağları olmayan bir nesil elbette kendini kör ve dipsiz bir kuyunun içinde hissedecektir. Terbiyenin en önemli şartlarından birisi ahlak eğitimidir. Ahlak bakımından güçlü olmayan bir birey teknik ve fenn alanlarında bilgilerini ve yeteneklerini ne kadar ifşa ederse etsin hep bir yanı eksik kalacaktır. Çünkü ahlak elde edilen birikimlerin toplumun kurallarıyla birlikte gereken ihtiyacın karşılanmasında bir köprüdür. Geleneklerimiz, göreneklerimiz… Sıkça duyduğumuz bu kalıplaşmış mefhumlar ahlak iskeletinin kemikleridir. Bununla ...Devamını Oku
12 Şubat 2013
23:17
1794 Kez Okundu
Türk Kültüründe Öğüt – Pendnameler, Nasihatnameler Öğüt, Arapçada nasihat; Farsçada pend sözcükleriyle karşılanır. Nasihatname ve pendname kelimeleri bu sözcüklerden türemiştir. Bu türler edebiyat terminolojisinde İslam, tasavvuf, gelenek ve görenekleri temel alarak hemen her konuda ahlaki öğütlerin verildiği manzum ve mensur eserler karşılığı olarak kullanılmıştır. Genel olarak nasihatname biçiminde adlandırılan türün şekillenmesinde Fars şairi Feridüddin Attar’ın Pendname adlı eserinin büyük katkısı olmuştur. Bu eser, İslam dininin ...Devamını Oku
sikiş
Blue And Black WP Theme