IŞIK DEDE ZİYARETGAHI
29 Kasım 2013
22:14
1847 Kez Okundu

 

ışık dede

MENTEŞ KASABASI TÜRBELERİ-2

Menteş Kasabası sınırları içersinde bulunan bir başka ziyaretgah ise yöre halkı tarafından Işık Dede olarak adlandırılan ve Allah’ın veli kullarından olduğu söyleyen evliya’ya ait mezardır.

Işık Dede’nin yöre kültüründe önmeli bir yeri bulunmaktadır.

Işık Dede Kimdir: Işık Dede hakkında elimizde bulunan tarihi kaynak ve belgelerde somut bir ifade yoktur. Buna rağmen Işık Dede’nin, bölgenin Türkleşmesi, İslamlaşması için burada görevlendirilmiş olduğuna inanılmaktadır.Işık Dede hakkında yorum yapabileceğimiz en önemli nokta kendisine verilen Işık ismidir. Bu sebeple “ışık” kelimesinin kültürümüzde ne anlama geldiğini incelemek gerekmektedir[1].

 

Işık Dede Ziyaretgahı: Menteş kasabası sınırları içersinde olup Akdağ’ın eteklrinde bulunmaktadır. Sade ve gösteriştiz bir mezar olup yakın dönemde tadilat geçirmiştir. Mezara ait herhangi bir kitabe bulunmamaktadır. Ziyaretgahın bulunduğu yerde çevre düzenlemesi çalışmaları yapılmıştır.

Işık Dede Menkıbeleri: Anadolu insanı bazı türbe ve mezarlara kutsiyet vererek adeta onları efsaneleştirmiştir. Bu ve buna benzer doğa üstü olaylar Türk halk küktüründe oldukça geniş yer kaplamaktadır. Işık Dede ile anlatılan bir menkıbede bunlardan birisidir.[2]

Milli Mücadele yıllarının o karanlık günlerinde Türk Milleti son vatan parçasının savunmak için dişini tırnağına takmaktadır.Öyle bir an gelmiş ki bir gurup Türk askerleri düşamın çapraz ateşi altında sıkışıp kalmıştır. Bir çoğu yaralı bir kısmı şehit. Bu askerlerden birisi de Menteş köyündendir.Yaralı iniltileri ve kurşun sesleri arasında dualar yükseliyor gökyüzüne.Bir zaman sonra Menteşli askerde yaralanıyor.Dudaklardan kelime-i şahadet dökülürken birden ortaya hiç tanımadıkları birisi çıkıverir. Kıyafeti ve siması tamamen yabancı olan bu şahıs isminin Işık Dede olduğunu söyleyerek bizim askerleri ateş çemberinin dışına, güvenli bir yere taşımış. Daha sonra Menteşli askerin yanına gelerek bu zor durumdan Allah’ın izni ile kurtuldunuz. Sen benim yerimi biliyorsun. Mezarım kaybolmak üzere. Köye dönünce mezarımı yaptır diyerek gözden kaybolur. Savaştan gazi olarak dönen asker verilen sözü unutur. Zamanlı Menteşli adam yaşlanmış.Takadı kalmayarak hasta yatağına düşmüş. Varlıkla yokluk arasında mücadele ederken bir gece sıkıntılı bir rüya görmüş. İsmini selenerek bir ses onu verdiği sözü tutmaya çağırıyormuş. Kan-ter içinde uyanan adam kendisine seslenenin yıllar önce cephede kendilerini zor durumdan kurtaran Işık Dede’nin olduğunu anlayarak  yıllar önce verilen sözü hatırlamış. Hasta adamın ısrarına dayanamayan yakınları adamı hasta döşeğiyle Işık Dede’nin mezarının olduğu yere götürmüşler. Adam orada bir kurban kesmiş. Yıkılmış olan mezarı yaptırmış ve birkaç hafta sonra gönül huzuru ile canını teslim etmiş. İşte o gün bugündür Işık Dede mezarı kutsal kabul edilerek düzenli olarak  ziyaret edilmekte ve kurbanlar kesilmektedir. Son yıllarda ise yerel yönetimlerce Işık Dede anma günleri de düzenlenmeye başlamıştır[3].

Işıklı Dede ile ilgili bir başka menkıbe is şöyledir[4];Osmanlı’nın Medine Şehri müdafaası Menteşli bir asker Arabistan çöllerinde zor durumda kalır.Yanına bir şahıs gelir.

“-Selamün alyküm komşu” der. Asker,

“-Aleykümselam” der. Bakar ki bir arap.Arkadaş aleyküm selam da nasıl komşu oluyoruz.Komşu evin errafında olanlarla komşu olunur.Ben uzaklardan geldim buraya ta Anadolu’dan, sen ise bir arapsın.Zaten şurada can pazarı yaşıyorum. Sıkıştım kaldım.Bir taraftan arap askerleri diğer tarafdan ingiz ateşleri arasında sıkıştım kaldım. Der. Arap,

“-Evvela ben sana yardıma geldim bilesin. Durumunu görüyorum, yardımcı olacağımdan emin ol. Ama sen nerelisin senden duymak istiyorum der. Menteşli asker;

“-Anadolu’dan, Afyon’un Sandıklı kazasına bağlı Mneteş köyündenim.” Deyince Arap şahıs,

“-Sizin köyün Akdağ yamacında bir ışık yanar biliyor musun?Hiç gördün mü? Diye sorar. Menteşli asker “evet” der. Arap şahıs,

“-Peki o ışığı kim yakıyor hiç merak ettin mi? Menteşli asker,

“-Merak etmedim de hayvan otlatan çobanlar filan üşüyünce yakıyorlardır diye düşündüm.”

Arap şahıs,

“-Hayır, o ışığı ben yakıyorum. Buradan sağ salim köyüne dönünce beni ziyaret etmeyi unutma.” Deyince Mneteşli asker irikilir ve titreyerek uzun boylu araba titreyerek, irkilirek bakar ve, bu arada sağsalim eve varırsam der.Adam gözlerinin önünde kaybolur gider. Menteşli asker Medine müdafaasından sağsalim köyüne döner. Fakat orada karşılaştığı adamı unutur. Aradan epey zaman geçer. Yaşlılık dizlerine çökmüştür artık. Bir gece rüyasında,

“-Komşu hani beni ziyaret edecektin?” diye seslenir. Adam,

“-Seni koca dağda nasıl bulacağım” diye sorar. Adam,

“-Sen oraya git ben sana gözükürüm” der. Menteşli adam sabahı zor eder. Sabah olunca çocuklarını, torunlarını toplayarak başından geçenleri ve gördüğü rüyayı anlatır. Çocuklarının yardımı ile dağa çıkarlar. Dağın yamacına doğru yıkılmak üzere olan bir kabire rastlarlar. Güpegündürz bir ışık yayılmakta olduğunu gören ihtiyar adam mezara yaklaşarak,

“-Selamün aleyküm komuş” diyerek ağlamaya başlar. Hemen o kabiri kesme taşlarla tamir ederek yıkılıp kaybolmasını önlerler. Daha sonraları ziyaretgaha, çeşme, tuvalaet, yapılarak mesilerelik alan haline getirilir.Olaya bahse konu aile günümüzde Hatıllar sülalesi olarak anılmaktadır[5].

Işık Dede ile İlgili Halk İnançları: Işık Dede’nin bazı mübarek gün ve gecelerde ışık saçtığına inanılmakta olup ışığın aydınlık anlamına geldiği bilinmektedir. Bu sebeple, iç dünyasında bunalıma giren, kendisini kötü hisseden ve gelecekte kendisi hakkında hayırlısını dileyen kişilerce ziyaret edilmektedir. Yine aynı zamanda çocuğu olmayan ailelerinde burasını ziyaret ederek ziyaretgahın bulunduğu yerdeki ağaçlara bez bağladıkları görülmektedir. Buraya bağlılığın bir ifadesi olan adak kesme törenlerinin yapıldığı da bilinmektedir. Kasaba, hatta yöre kültüründe öenmli bir yeri olan Işık Dede ziyaretgahı son yıllarda Menteş Belediyesi tarafından duyurulmaya çalışılmakta olup anma günleri düzenlenmektedir.

 

 


[1] Geniş Bilgi için Bkz. Dr. Yaşar Kalafat, Milli Folklor Dergisi,C.3.Sayı.20  Syf. 32, Kış 1993

[2] Işık Dede menkıbesinin bir benzerini Bekteş Köyünde bulunan Sarı Ahmet Dede ziyaretgahında da görmüştük.

[3] Işık Dede Anıldı,Haber, Son Söz Gazetesi, Sayı.3 Syf.8, 02 Haziran 2010 Sandıklı

[4] Ali Özeski, Araştırmacı-yazar tarafından derlenmiştir.

[5] K.K. Menteş Kasabasından Hasan Uçak, Belediye Başkanı

Ali Osman Karakuş hakkında:
Ali Osman KARAKUŞ 1977 yılı kışında Sandıklı'da doğdu. İlkokulu Bekteş Köyünde, Liseyi ise Sandıklı Lisesinde okudu. Yayın hayatına şiirle ilkokul sıralarında başladı. Şiirlerinde Ozan Çulsuz mahlasını kullanmaktadır. Türk Yurdu, Türk Yurtları, Türk Edebiyatı, Yesevi, Sevgi Yolu, Gülpınar,Ozanca,Beldemiz Afyon,Dört Mevsim Sandıklı, Pankobirlik gibi dergilerde şiir ve araştırma yazıları yayınlandı. Bunun yanı sıra uzun yıllar çeşitli yerel radyolarda sunuculuk ve kültürel proğram yapımcılığı yaptı. Yerel araştımalara ağırlık veren yazarın araştırma ve şiirleri, Sandıklı Yurt Sesi, Sandıklı Sesi, Sandıklı Yıldızı, Sandıklı Termal gazetelerinde yazı dizisi olarak yayımlandı. Şairlik yönü ağır basan yazar değişik antolojilerde de yer almıştır. Bunlardan bazıları şöyledir, Türkiye Ozanlar Antolojisi, Afyonkarahisarlı Halk Ozanları Antolojisi, Ozanlar Güldeste, Ozanlar Duygu Seli, Anonim Üç, Çam sakızı Çoban Armağanı. Sandıklı araştırmaları konusunda çeşitli komisyonlarda görev almıştır. Yayınlanmış Ortak çalışmaları: Yakamoz (Şiir) Geçmiş Zaman Olur ki Fotoğraflarla Sandıklı cilt.1 Geçmiş Zaman Olur ki Fotoğraflarla Sandıklı cilt.2 Gün Olur Asra Bedel Sandıklı Kilimleri Yazarın yayınlanmış diğer serleri ise şöyledir; -Elif (Şiir) -Cumhuriyet Öncesi ve Sonrası Tarihte Sandıklı -Sandıklı Folkorundan Damlalar Cilt.1 -Şifalı Frigyanın İncisi Hüdai Kaplıcaları -Oku Beni Yaz Beni / Şehitler Destanı -Yunus Emre Türbesi -Sandıklı Ulu Cami -Tarihi Sandıklı Hisarı -Hüdai Kaplıcaları -Akdağ Tabiat Parkı -Sandıklı Türbeleri ve Türbelerle ilgili Halk İnançları Cilt.1 -Dediler ki Vatan Sağolsun, Sandıklı'lı Şehitlerimiz. Araştırma çalışmaları devam eden yazar çeşitli bilimsel toplantılarda Sandıklı ile ilgili bildiriler sunmuştur. 2011 yılında yapılan Sandıklı Araştırmaları Sempozyumunda düzenleme kurulu üyeliğini de yapan yazar,“Sandıklı Türbeleri ve Halk Kültürüne Etkileri” isimli bir bildiri sunmuş olup sempozyum bildirileri Ege Üniversitesi tarafından aynı isimle kitaplaştırılmıştır. Yazarın hazırlığı tamamlanmış baskıya hazır eserleri ise şöyledir; -Geçmiş Zaman olur ki Fotoğraflarla Sandıklı Cilt.3 (Komisyon) -Şeyh Safa Hayatı ve Divanı -Sandıklı Türbeleri ve Türbelerle İlgili Halk İnançları Cilt.3 -Sandıklı Yöresinde Mani Söyleme Geleneği ve Sandıklı Halk Manileri -Sandıklı Efsaneleri -Sandıklı ve Çevresinde Masal Söyleme Geleneği ve Sandıklı Masalları -Sandıklı Folklorundan Damlalar-2 -Gurbette Yalnız bir Şair, Sandıklı'lı Fikri -Sandıklı'lı Şair ve Yazarlar Antolojisi -Sandıklı ve Çevresinde Eğlence Kültürü (Çocuk ve Yetişkin Oyunları) -Sandıklı ve Çevresinde Köy Odası Geleneği -Han Buyruğu (Şiir) -Zemheride Açan Çiğdem (Şiir) -Köyden Şehre Mektuplar (Şiir) -Sandıklı'da Sporun Dünü Bu günü -Kaybolan Değerlerimiz -Sandıklı Halkevi Kuruluş ve Faaliyetleri -Şiirlerle Sandıklı Antolojisi -Hikayeli Sandıklı Türküleri ve Yeni Türkü Derlemeleri Araştırması devam eden çalışmaları: -Sandıklı ve Çevresinde Halk Hekimliği ve uygulamaları -Tarih ve Folklor Açısından Kasaba ve Köylerimiz / -Sandıklı'da Kitabeli Yapılar ve Sandıklı Kitabeleri -Sandıklı ve Çevresinde Halk İnançları ve Uygulamaları -Meşhur Lakaplar ve Hikayeleri -Sandıklı Sözlüğü gibi araştırma çalışmaları devam etmektedir. Araştırmaya olan merakı ile ortaokul sıralarında Osmanlı Türkçesini öğrendi. Öğrenim hayatına ise Anadolu Üniversitesi Tarih Fakülte- sinde devam etmekte olan yazar halen Dinar Pancar Ekicileri Kooperatifi Sandıklı Satış Mağazasında görevli olup evli ve üç çocuk babasıdır.

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

sikiş
Blue And Black WP Theme