SANDIKLIDA TARİHE DAMGASINI VURAN BİR MAHKEME
15 Ekim 2014
22:03
1373 Kez Okundu

SANDIKLIDA TARİHE DAMGASINI VURAN BİR MAHKEME

MAHKEME-2

Tarblugarp ve Balkan Savaşlarının yaşandığı 1910’lu yıllarda Anadolu maddi-manevi sıkıntılarla inliyor,halk nasıl yaşayacağının, ne yiyip içeçeğinin derdini çekiyordu. O yıllarda Bursa’ya bağlı olan Afyon’un Sandıklı kasabasında yaşayan Tokatlıoğlu Ahmet tarlasına bolca patates ekmiş, hem kendisi hem de dostları ile közde patates pişirmenin hayalleri ile yanıp tutuşmaya başlamıştı. Ancak beklentileri boşa çıktı; çünkü  patateslerini “kör köstebekler” yemişti. Sandıklı eşrafı, Tokatlıoğlu Ahmet’le alaya çoktan başlamıştı bile. Ahmed bırakın doya doya közleme patates yemeyi, artık borçlarını bile ödeyemiyordu. Borç ve sıkıntıdan bunaldığından mı, yoksa bir şaka yapalım da birazda bizim gönlümüz şenlensin” diye düşündüğünden midir nedir bilinmez, bir  dilekçe ile Sandıklı kadılığına giderek, patateslerini yiyen ”kör  köstebekler”i dava etmiş, bir başka deyişle köstebekleri mahkemeye vermişti. Sandıklı naibi yani kadı yardımcısı olan Mehmet Sait Efendi, Tokatlıoğlu Ahmed’in gülerek okuduğu dilekçesini kabul etmekle kalmamış, bu ilginç davayı resmen başlatmıştı. Mahkeme kısa sürmüş; 19 Haziran 1913 günü kör köstebekleri gıyabında suçlayıp mahkum eden şu ilginç kararı vermişti; “Zararlı hayvanlar arasında bulunan kör köstebekler haberdar olsunlar ki; Sandıklı sakinlerinden Tokatlıoğlu Ahmed, kör kapıda felan ve filan tarlalarıyla sınır olan tarlasındaki patatesleri imha ettiğinizden dolayı, dini mahkemede aleyhinize dava açmıştır. Bundan sonra tahribat yapmamanızı, size kemali ehemmiyetle ihtar ederim. Bu tebligata rağmen tahribata devam ederseniz, emin olunuz ki, hakkınızda şikayetler Cenab-ı hakka havale edilecektir. İş bu karar istek doğrultusunda tastik edilip bir de davetname gönderilmiştir.” Sandıklı kadı yardımcısı Mehmet Said, işin daha da ilginci belgeye düşülen notta, kararınboş bir dosyaya konulmasından sonra köstebekler tarafından saldırıya uğrayan tarlanın kuzey hududunun bir köşesine gömülmesini istemesiydi. Ancak bu iş bu kararla da kalmamıştı.

MAHKEME

İlçenin Fransızca bilen bir memuru durumu bir ihbar mektubu ile İstanbul’a Dahiliye Nazırlığı’na bildirmişti. Muhbir muhtemelen el yazısının ve uslübunun tanınmaması için mektubunu Fransızca olarak ve daktilo ile yazmıştı. Dahiliye Nazırlığı, ihbar üzerine hemen harekete geçmiş 28 Ağustos 1913’te bir yazı ile Hüdavendigar yani Bursa Valiliği’ni olayı soruşturmakla görevlendirmişti.  Valilik 6 Kasım 1913’te Dahiliye Nazırlığı’na (İçilleri Bakanlığına) yazdığı cevapta olayı doğrulayarak kararın bir suretini bakanlığa göndermiş ve böylelikle soruşturma sonuçlanmış ve bu garip kararın doğru olduğu ortaya çıkmıştı. Zamanın İçişleri Bakanlığı bu nunla da kalmadı. 20 Kasım 1913’te  Meşihat’a yani dini işlerden ve şer’i  yargılamadan sorumlu olan Şeyhülislamlık makamına bir yazı yazdı. Yazıda soruşturmanın safhaları özetlendikten sonra olayın sabit olduğu vurgulanarak bu pek garip ve Şer’i mahkemeyi küçük düşürücü kararı aldığı için Sandıklı kasabası kadı yardımcısı Mehmet Sait Efendinin hemen azledilmesi ve bu gibi işlerin bir daha olmaması için önlem alınması istenmiştir. Kadı yardımcısı görevden alındı. Ancak baktığı dava hukuk tarihimizde ilginç hadiselerinden biri olarak tarihteki yerini aldı….

Kaynak:Ali Osman KARAKUŞ,Cumhuriyet Öncesi ve Sonrası Tarihte Sandıklı s.136, Malatya 2008

Ali Osman Karakuş hakkında:
Ali Osman KARAKUŞ 1977 yılı kışında Sandıklı'da doğdu. İlkokulu Bekteş Köyünde, Liseyi ise Sandıklı Lisesinde okudu. Yayın hayatına şiirle ilkokul sıralarında başladı. Şiirlerinde Ozan Çulsuz mahlasını kullanmaktadır. Türk Yurdu, Türk Yurtları, Türk Edebiyatı, Yesevi, Sevgi Yolu, Gülpınar,Ozanca,Beldemiz Afyon,Dört Mevsim Sandıklı, Pankobirlik gibi dergilerde şiir ve araştırma yazıları yayınlandı. Bunun yanı sıra uzun yıllar çeşitli yerel radyolarda sunuculuk ve kültürel proğram yapımcılığı yaptı. Yerel araştımalara ağırlık veren yazarın araştırma ve şiirleri, Sandıklı Yurt Sesi, Sandıklı Sesi, Sandıklı Yıldızı, Sandıklı Termal gazetelerinde yazı dizisi olarak yayımlandı. Şairlik yönü ağır basan yazar değişik antolojilerde de yer almıştır. Bunlardan bazıları şöyledir, Türkiye Ozanlar Antolojisi, Afyonkarahisarlı Halk Ozanları Antolojisi, Ozanlar Güldeste, Ozanlar Duygu Seli, Anonim Üç, Çam sakızı Çoban Armağanı. Sandıklı araştırmaları konusunda çeşitli komisyonlarda görev almıştır. Yayınlanmış Ortak çalışmaları: Yakamoz (Şiir) Geçmiş Zaman Olur ki Fotoğraflarla Sandıklı cilt.1 Geçmiş Zaman Olur ki Fotoğraflarla Sandıklı cilt.2 Gün Olur Asra Bedel Sandıklı Kilimleri Yazarın yayınlanmış diğer serleri ise şöyledir; -Elif (Şiir) -Cumhuriyet Öncesi ve Sonrası Tarihte Sandıklı -Sandıklı Folkorundan Damlalar Cilt.1 -Şifalı Frigyanın İncisi Hüdai Kaplıcaları -Oku Beni Yaz Beni / Şehitler Destanı -Yunus Emre Türbesi -Sandıklı Ulu Cami -Tarihi Sandıklı Hisarı -Hüdai Kaplıcaları -Akdağ Tabiat Parkı -Sandıklı Türbeleri ve Türbelerle ilgili Halk İnançları Cilt.1 -Dediler ki Vatan Sağolsun, Sandıklı'lı Şehitlerimiz. Araştırma çalışmaları devam eden yazar çeşitli bilimsel toplantılarda Sandıklı ile ilgili bildiriler sunmuştur. 2011 yılında yapılan Sandıklı Araştırmaları Sempozyumunda düzenleme kurulu üyeliğini de yapan yazar,“Sandıklı Türbeleri ve Halk Kültürüne Etkileri” isimli bir bildiri sunmuş olup sempozyum bildirileri Ege Üniversitesi tarafından aynı isimle kitaplaştırılmıştır. Yazarın hazırlığı tamamlanmış baskıya hazır eserleri ise şöyledir; -Geçmiş Zaman olur ki Fotoğraflarla Sandıklı Cilt.3 (Komisyon) -Şeyh Safa Hayatı ve Divanı -Sandıklı Türbeleri ve Türbelerle İlgili Halk İnançları Cilt.3 -Sandıklı Yöresinde Mani Söyleme Geleneği ve Sandıklı Halk Manileri -Sandıklı Efsaneleri -Sandıklı ve Çevresinde Masal Söyleme Geleneği ve Sandıklı Masalları -Sandıklı Folklorundan Damlalar-2 -Gurbette Yalnız bir Şair, Sandıklı'lı Fikri -Sandıklı'lı Şair ve Yazarlar Antolojisi -Sandıklı ve Çevresinde Eğlence Kültürü (Çocuk ve Yetişkin Oyunları) -Sandıklı ve Çevresinde Köy Odası Geleneği -Han Buyruğu (Şiir) -Zemheride Açan Çiğdem (Şiir) -Köyden Şehre Mektuplar (Şiir) -Sandıklı'da Sporun Dünü Bu günü -Kaybolan Değerlerimiz -Sandıklı Halkevi Kuruluş ve Faaliyetleri -Şiirlerle Sandıklı Antolojisi -Hikayeli Sandıklı Türküleri ve Yeni Türkü Derlemeleri Araştırması devam eden çalışmaları: -Sandıklı ve Çevresinde Halk Hekimliği ve uygulamaları -Tarih ve Folklor Açısından Kasaba ve Köylerimiz / -Sandıklı'da Kitabeli Yapılar ve Sandıklı Kitabeleri -Sandıklı ve Çevresinde Halk İnançları ve Uygulamaları -Meşhur Lakaplar ve Hikayeleri -Sandıklı Sözlüğü gibi araştırma çalışmaları devam etmektedir. Araştırmaya olan merakı ile ortaokul sıralarında Osmanlı Türkçesini öğrendi. Öğrenim hayatına ise Anadolu Üniversitesi Tarih Fakülte- sinde devam etmekte olan yazar halen Dinar Pancar Ekicileri Kooperatifi Sandıklı Satış Mağazasında görevli olup evli ve üç çocuk babasıdır.
"SANDIKLIDA TARİHE DAMGASINI VURAN BİR MAHKEME" yazısına 1 yorum yapılmış
  1.  

    bilgi için teşekkürler

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

sikiş
Blue And Black WP Theme