SANDIKLI’NIN ÜNLÜ TÜCCARLARI
28 Ocak 2014
12:03
1933 Kez Okundu

Başlığa bakıp Sandıklı’nın varlıklı bir zümre aklınıza gelmesin. O zamanın gariplerini koruyan, gözeten, ihtiyar, sevimli, babacan adamlar. Bunlardan biri Sandıklı’nın bitki eczanesi, ikisi tekel bayisi, yalnız sigara satarlar ama bildiğiniz gibi değil. Bir pakette 20 sigara var. Fiyatı 20 kuruş yani bir tanesi bir kuruş. Amca iki sigara üç sigara diye tek, tek alırlar. Çünkü paraları ancak o kadar. Tiryakilik başa bela, bununla savuşturulacak.

belediye parkı 1962

 

Kör hafız Mustafa Akşit, Kör İbrahim ikilisi, sigara müşterini bu şekilde memnun ederek kazançlarını bu şekilde kazanır, geçinirlerdi. Günde beş altı 25 paketlik sigarayı bitirirlerse 3–5 lira onlara yeter. Amele yevmiyesi 60–70 kuruş idi. O günlerin geçim derdi bayağı insanları zor duruma sokuyordu. Ne acıydı o günler.

1962 sandıklı

Gelelim Ömer Osman amcaya. Aksakallı, sevimli olduğu kadarda işinin ehli bir ihtiyar birisidir. Kırlardan yaz aylarında yakın kır ve ovalardan toplayıp temin ettiği otlardan ilaçlarını yapar. Hastalara şifa olarak dağıtımına başlar. Öyle büyük para falan istemez. Çünkü karşısındakilerin öyle varlıklı olsalar bile rayicinden fazla ücret almaz derdinize derman olabildimse benim en büyük kazancım bu derdi.

 

Ömer Osman amcaya bazen yersiz şakalar eder kızdırmaya çalışırdık. Minare gölgesi veya davul tozu var mı gibi sual ettiğimizde sizi çapkınlar sizi babanıza söyleyeceğim diye söylenirdi. Eğer verdiği ilaç netice vermemişse bir başka formül deneyelim diye hastalara iyi edinceye kadar ne lazımsa yapardı. Genelde sabırlı idi. Bazı sözünü bilmez kimseler senin her yanın ilaç yazsa ne olur diye sitem ettiklerinde benim elimden bu geliyor. Ben bu kadarını biliyorum. Beğenmiyorsan alma diye cevabını verirdi.

 

Son tüccarımız biraz farklı. Erzurumluoğlu Kör Murat, taze sebze olduğu kadar kurutulmuş meyvelerde kuru üzüm, dut kurusu, incir, leblebi, elma, ayva portakal, limon gibi meyveleri raflara dizer parlatır özenle satmaya çalışırdı. Amca beş kuruşluk üzüm, iki kuruşluk leblebi gibi çocukları hiç hor görmez ne isterlerse on paralıkta olsa vermeye çalışırdı. Daha ziyade onun sohbeti bir başka idi. Müşteri alış verişten ziyade sözüne sohbetine gelir. Sıkıntısı, zoru varsa orada onları bırakır giderdi.

Mehmet Topbaş hakkında:

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Blue And Black WP Theme