YEŞİL OLUR SANDIKLININ BİBERİ TÜRKÜSÜNE GÖRE SANDIKLI
19 Kasım 2015
17:07
956 Kez Okundu

9Sandıklı’nın en tanınmış türküsüdür. Galip Çoşkun’dan alınan türkümüz Muzaffer  Sarısözen  tarafından  derlenmiştir. TRT Halk müziği repertuarında479  numara  ile kayıtlı olan türkümüz defalarca TRT radyolarında Sandıklı’lısanatçı Niyazi YILMAZ tarafından seslendirilmiştir.

“Yeşil olur Sandıklı’nın büberi /Genç gelinler getirirler haberi” türküsünün eşliğinde   kadınlar   tarafından  oynanan   “Sandıklı’nın   Biberi”   adlı   oyun Sandıklı yöresinin  en  tanınmış  oyunudur.  Türküsü  Kerem  ayağındadır  vedokuz zamanlıdır.  Oyunda  karşılıklı  dizilme,  sekme, dönme, ortaya aralıklıgirme, ters  duruş,  çökme  ve gövdeyi sallama figürleri vardır. Teke yöresinin etkisi açıkça görülen oyun kaşıklarla toplu olarak oynanır.

“Yeşil olur Sandıklı’nın biberi…”

Sandıklı Evliya Çelebi’nin de söylediği gibi etrafı dağlarla çevrili bir şehirdir. Tarihin her döneminde bu coğrafi özelliği sayesinde bir çok kültürün harmanlandığı, bereketli ve hareketli bir şehir olmuştur.Konar göçer Yörüklerin gözde yaylalarının bulunduğu Akdağ ve Kumalar Sandıklı’ya ayrı bir güzellik katmıştır. Yemyeşil ve gürül gürül su çağlayanları ile dolu Sandıklı yaylaları…

Eskiden Sandıklı’da bağların, bahçelerin çokluğu dağlarının gür ormanlarla kaplı olması sebebiyle yeşile bürünmüş bir şehirdi Sandıklı.

Sandıklı insanı kendi yiyeceğini kendisi yetiştirir. Yetiştirdikleri ile yöresel damak tatlarına zenginlik katarlardı. Bu özelliği günümüzde bile halk kültüründe derin izler bırakmıştır. Karacören’in fasulyesi, Bekteş’in turpu, keşiri (havuç) Güre’nin patlıcanı,Kızık’ın ıspanağı, teresi, marulu ve Sandıklı bahçelerinin türkülere konu olmuş yeşil biberi, dometesi halkımızın benliğinde adeta markalaşmıştır. Bununla birlikte “Güre Patlıcanı”, Bekteş turpu, Bekteş keşiri gibi” deyimlerin oluşmasına vesile olmuş.

Yemyeşil Sazaklar,soğulmaz (Soğuk Su) harmanları, Kışla Önü gibi yerlerin yerinde yeller esse de  bu türkümüzde dünün özlemiyle dolu yerini korumaktadır.

Yeşile dair her ne varsa kendi elimizle tarumar etmişiz. Yaylalar ise sararıp solmuş. Ağustos sıcağında pekmezle karıştırdığımız Kar Gaşşakları (Kar şerbeti), pekmezle sürtülmüş haşgeş (haş haş) ezmesiyle yapılan şavlangara sadece sadece anılarda kalmış bizler ise kar kuyularında kaybolup gitmişiz. Haşgeş taşları ise müzelik birer eşya olarak yeni yerlerinde yerlerini almışlar.

Bugün Sandıklı’ya duyduğumuz özlemle dudaklarımızdan dökülür olmuş bu türkümüzün sözleri..

“Genç gelinler getirirler haberi..”

Sandıklı insanı da ülkede meydana gelen zorlukların ve yoksullukların içersinde yer almış, gün gelmiş civan gibi gençlerini cephelere göndermiş ve hasretle yol beklemeye başlamış. Her doğan günden ümit sağmış. Evliler, nişanlılar, sözlüler ilmek ilmek kilime, yazmaya nakışlamış sevdayı, ayrılığı, hasreti…

Çocuklar babalarını beklerken yol başlarında belki de  felek en büyük oyununu oynamış onlarla.  Üç oğlunu da Canakkale cephelerinde şehit veren bir ananın yanık yüreği ve sabrı sinmiş türkülere.

Kara haber tez duyulurmuş. Cenazesi olmayan evlerden yükselen figanlar, kara kazanların çıkardığı kapkara dumanlar matem yerine çevirmiş Anadolu’yu.Gerçi haberden çok kara haberi getiren Genç gelinlere mi kızmak, darılmak lazım bilmiyorum. İnsanın yazgısı ne ise bozulmazmış. Bu türküyü aynı duygularla dinleyerek, yaşadığımız şehre bu gözle bakmalıyız.

“Şeker olur Sandıklı’nın meyvesi…”

Şeker ve meyve..Birbirini tamamlayan nefis tatlardır. Sandıklı şekeri, lokumu, leblebisi ile ünlü bir şehirdir. Bunun içindir ki dilinden şeker damlar insanlarının… Meyvelerine gelince, Ergeninden, kirazından,vişnesinden, eriğinden çok güzel hoşaflar olur. Kış bastırınca sobanın üstünde patlatılan Karacören Kestanesinin ise tadına doyum olmaz. Eskiden Sandıklı’da çok güzel şeftali yetişirmiş. Türkümüzde de şeftalisinden bahsedilmesi de bunu göstermektedir.

“Havuzun başına varmasın eller…”

Bir zamanların Sandıklı’sında Kışla dediğimiz yer mesirelik bir alanmış. Günümüzde Hıdırlık olarak da bilinen yer Kırklar tepesinin eteklerinde havuzlu bahçelerin olduğunu düne ait hatıralardan biliyoruz. Günümüzde Ali Çetinkaya okulundan başlayarak Nikah salonu,Tarım ilçe Müdürlüğü ve Sümerbank’a (SGK)  kadar  uzanan geniş bir alanı kaplamaktaymış. Sandıklı’lı kadınlar,  kızlar ikindi vaktine doğru burada bulunan havuzların etrafında toplanır, ferfeneler yapar, çay iöerlermiş. Sandıklı’lı gençler ise buradaki alanda futbol maçları yapar, kadınlar kızlar da gençleri izlermiş. Bu da tatlı bir anı olarak kaldı.

 

“Ay oğlan Tatar mısın..?”

Tatar Osmanlı döneminde haberleşmede kullanılan bir posta teşkilatı idi. Her 40-50 km. bir tatar istasyonu bulunurdu. Haberleşmenin kısıtlı olduğu o dönemlerde iletişim bu yolla yapılırmış. Hatta tarihe baktığımızda Sandıklı’da da tatar statüsüne sahip köylerimizin olduğu görüyoruz. Anadolu insanı “Ay oğlan tatar mısın” sözüyle kendisine haber getiren kişiden bahsetmektedir.

“Cepkenini köşelerde bağla da gel..!”

Sandıklı yöresel kıyafetleri ile de kendisine özgü bir ilçedir. Türkümüzde bu özelliklerden  de bahsedilmektedir. Kadınlarımızın giydiği, üç etekler, damalı fıtalar, koca donlar, kıvraklar.

Erkelerin başlarına giydikleri fesler ve türkümüzde adı geçen sırmalı cepkenler…

İmanın üstüne mor fes giyilmesi ise, Osmanlı döneminde erkekler mor fesler giyerlerdi.İmanın üstüne yani kaşın gözün üstüne fesin eğri alımlı çalımlı giyilmesiyle yaşayan halk kültürümüzün inceliklerinden bahsedilmektedir.

Yeşil olur Sandıklı’nın biberi türküsünün çok değişik varyantları da bulunmaktadır. Sandıklı Türküleri ve hikayeleri derlemesi çalışmalarımız sırasında kadınların tefler eşliğinde kaşıkla oynağı bu dörtleri kına gecelerinden derlemeye çalıştık. Hepimizin bildiği dörtlüklerden farklı olarak ,

“Sandıklı ile kaplıcanın arası

Yaktı beni gözlerinin karası..” diye başlayan versiyonları da bulunmaktadır. Yukarıda hikayesini anlattığımız konumuz olan türkümüzün sözleri ise şöyledir.

 

YEŞİL OLUR SANDIKLI’NIN BİBERİ-1

 

Yeşil olur Sandıklı’nın biberi

Genç gelinler getirirler haberi,

Yel estikçe tere de toplar gabarı,

El ettikçe uzaklaşma gel beri…

 

BAĞ – Ay oğlan tatar mısın?

Şeftali satar mısın ?

Şeftali pazarında

Sen oruç tutar mısın?

 

Ayle de gel, cepkenini

Köşelerde bağla da gel

 

Şeker olur Sandıklı’nın meyvesi

Hoşa gider sırma cepken giymesi..

imanı üstüne mor fes eğmesi

Ay oğlan, oğlan sen deli misin?

Güzel sevmeye tövbeli misin?

 

BAĞ- Çorap işi maviştir,

Tanrı m bizi kavuştur.

Gece île gündüzde

Sevdiğimi ulaştır.

 

Havuzun başına vurmasın eller

Bugün efkarlıyım açmasın güller,

Yarimin methini etmesin eller,

 

Ay oğlan, oğlan sen deli misin?

Sen güzel sevmeye tövbeli misin?

 

BAĞ- Ay oğlan tatarlı mısın?

Şeftali satar mısın?

Şeftali pazarında

Sen oruç tutar mısın?

 

Ayle de gel , cepkenini

Köşelerde bağla da gel.

YEŞİL OLUR SANDIKLI’NIN BİBERİ-2

Yeşil olur Sandıklı’nın Biberi türküsünün bilenen türkümüzün değişik formlarında da söylendiğini biliyoruz. Özellikle kadınlarımız tarafından kına gecelerinde tefler eşliğinde oynanıp söylenen bu hareketli Sandıklı türküsünün sözleri de farklılık göstermektedir. Sandıklı Merkez, Kasaba ve köylerde söylenen bu türkümüzün sözleri de söylenen yere göre değişiklik göstermektedir.

Örneğin Yunus Emre Mahallesinde; “Sandıklıyla Çayköyü’nün arası” olurken, Kızık Kasabamızda; “Sandıklıyla Kızık köyün arası” gibi değişimlere uğramaktadır. Orijinal türkümüzü oluşturan beyitler de de farklılıkların olduğunu görmekteyiz. Örnek olması açısından kına gecelerinde ve mahalli sanatçılarımızdan derlediğimiz Yeşil olur Sandıklı’nın Biberi türküsünü aşağıda vermeyi uygun görüyoruz.

YEŞİL OLUR SANDIKLI’NIN BİBERİ-2

Yöre: Sandıklı

Derleyen:Ali Osman KARAKUŞ

Kaynak Kişiler:Fatma –Gönül Zorlu, Aşık Kara Mehmet

 

Yeşil olur Sandıklı’nın biberi

Yel estikçe tere de otlar kabarı

Genç gelinler getirirler bahaberi

 

Ay oğlan ay oğlan sen deli misin

Sen güzel sevmeye tövbeli misin

 

Bizim evlerimiz yaylaya göçtü

Yayladan gelirken yol ayrı düştü

Nazlı yarim bilmem niye de küstü

 

Ay karanlık gelemem,

Dillere destan olamam

Ay buluta girince de

Bağlasalar duramam

 

Sandıklıyla kaplıcanın arası

Yaktı da beni kaşlarının karası

Geçti harman kavuşmanın sırası

 

Ay oğlan tatar mısın?

Şeftali satar mısın ?

Şeftali pazarında

Sen oruç tutar mısın?

YEŞİL OLUR SANDIKLI’NIN BİBERİ-3

Bu güzel hoş Sandıklı türküsüne ait tespit edebildiğimiz yazılı kaynakların içerisinde en eski tarihlisi 1942 yılına ait. Türkü sözlerinin farklılık arz etmesi bakımından bundan da bahsetmekte fayda görüyorum. Bazı türküler zaman içerisinde az çok değişikliklere uğraya biliyor. Buradaki amacımız türkülere ilgi duyanlar ve türkü severler için ilerde yapılabilecek çalışmalara ön ayak olmaktır.

 

Yeşil olur Sandıklı’nın biberi

Yel estikçe top kâküller kabarı

Genç gelinler getirirler habarı

 

Ay oğlan ay oğlan sen deli misin?

Güzeli sevmeye tövbeli misin?

 

Ay oğlan atar mısın?

Şeftali satar mısın?

Şeftali çiçek açmış?

Bahçivan tutar mısın?

 

Var git oğlan anan seni eversin

Cuha don üstüne cepken giyersin

Bir gün olur elbet bir yar seversin

 

Ay oğlan ay oğlan sen deli misin?

Güzeli sevmeye tövbeli misin?

 

Ay oğlan arsız oğlan

Ayvasız narsız oğlan

Kalaysız kaba benzer

Dünyada yarsız oğlan

 

Aldırdım

Ben yarimi şuralarda aldırdım

 

Havuzun başına yatmış uyumuş

Çakır ala gözlerini gaflet bürümüş

Herkes sevdiğini almış yürümüş

 

Ay oğlan ay oğlan sen deli misin?

Güzeli sevmeye tövbeli misin?

 

Aya baktım ay beyaz

Kıza baktım kız beyaz

Kesemdeki param az

O kız bana yaramaz

 

Ağlada gel,

Suna boylum saçlarını bağlada gel!

 

Pınarın başına varmasın iller

Bugün efkarlıyım açmasın güller

Kız gel keşimize gülmesin eller

 

Pınara vardım pınar başı büngülder

Gözel yarim gelmem diye hıngıldar

 

Ay aydınlık varamam

Dile destan olamam

Ay buluta girince

Bağlasalar duramam

 

Aldırdım

Ben yarimi şuralarda çaldırdım.

Kaynak:Taşpınar Dergisi,s.163-165 Sayı.93, 1.Teşrin (Ekim) 1942

 

3-

Yeşil olur Sandıklının biberi

Genç gelinler getirirler haberi

Yel estikçe teretoplar kabarı

(El ettikçe uzaklaşma gel beri)

 

Ay oğlan ay oğlan sen deli misin

Güzeli sevmeye tövbeli misin

 

Havuzun başına gelmesin eller

Bugün efkarlıyım açmasın güller

Diz dize oturup döktüğün diller

 

Ay oğlan ay oğlan sen deli misin

Güzeli sevmeye tövbeli misin

 

Havuzun başına yatmış uyumuş

Çakır ela gözlerini uyku bürümüş

Herkes sevdiğini almış yürümüş

 

Ay oğlan ay oğlan sen deli misin

Güzeli sevmeye tövbeli misin

 

Havuzun başına yüz yılan gelir

İnsanın başına yazılan gelir

Ne kadar söylesen hep yalan gelir

 

Ay oğlan ay oğlan sen deli misin

Güzeli sevmeye tövbeli misin

 

Havuzun başına serildi kilim

Yardan ayrılalı büküldü belim

Ayrılık gününde tutuldu dilim

 

Ay oğlan ay oğlan güzelim oğlan

Kol kola verelim gezelim oğlan

 

Var git oğlan anan seni eversin

Camadan üstüne cepken giyersin

Kaşının üstüne mor fes eğersin

 

Ay oğlan ay oğlan sen deli misin

Güzeli sevmeye tövbeli misin

 

Şeker olur Sandıklının meyvası

Hoşa gider sırma cepken giymesi

İmanı üstüne mor fes eğmesi

 

Ay oğlan ay oğlan sen deli misin

Güzeli sevmeye tövbeli misin

Türküde geçen yöresel deyim,ata sözü ve sözcükler:

Tere top:

Gabarmak:

Tatar:

Sırma Cepken:

İmanı üstüne mor fes eğmek:Sandıklı’da bekar gençler tarafından mor renkli fesin başa eğik şekilde takılması.Bu saya de evlilik çağı gelen gençlerin kız bakındığı iması verilmektedir.

Top kâkül:

Çuha don:

Keşe gülmek:

Büngüldemek:

Hıngıldamak:

 

 YEŞİL OLUR SANDIKLI’NIN BİBERİ ZEYBEĞİ OYUNU

Kullanılan Müzik Aletkeri

  1. Müzik; Bağlama, Bendir, kaşık.
  2. Ritim;(9/8)
  3. Birinci Adım
  4. Sol ayakla başlanılır.
  5. Sol ayak yere basılıp, Sağ ayak kaldırılır 1.2.3,adım alınır ve 4.

Adımda ayak kaldırılarak yavaşça çekilir yere basılır.

  1. Ayak yere basılırken kollar indirilir ve 1.adımda tekrar kaldırılır.
  2. İkinci Adım
  3. Birinci adım aynen uygulanarak saat yönünde her yöne 4 figür

yapılır ve tam dönüş tamamlanır.

  1. Birinci adım aynen uygulanır ve saat yönünde 2 tam figür yapılır.
  2. Birinci adım tek figürle etrafımızda hızla dönülerek dönüş

tamamlanır.

  1. Üçüncü Adım,(Adım Alıp Yürüme);
  2. Sol adımla başlayarak 1.2.3 öne adım alınır 4.adımda ayak

kaldırılıp yavaşça bırakılarak ters dönüş yapılır.

  1. Aynı yönde tekrar sol adımla 1.2.3, öne adım alınır 4.adımda ayak

kaldırılıp yavaşça bırakılır ters dönüş yapılır

  1. Kollar yana bırakılır.

Kaynak:Güle Çıktım Gülmedim, s.205,Ankara 2014

 

 

Ali Osman Karakuş hakkında:
Ali Osman KARAKUŞ 1977 yılı kışında Sandıklı'da doğdu. İlkokulu Bekteş Köyünde, Liseyi ise Sandıklı Lisesinde okudu. Yayın hayatına şiirle ilkokul sıralarında başladı. Şiirlerinde Ozan Çulsuz mahlasını kullanmaktadır. Türk Yurdu, Türk Yurtları, Türk Edebiyatı, Yesevi, Sevgi Yolu, Gülpınar,Ozanca,Beldemiz Afyon,Dört Mevsim Sandıklı, Pankobirlik gibi dergilerde şiir ve araştırma yazıları yayınlandı. Bunun yanı sıra uzun yıllar çeşitli yerel radyolarda sunuculuk ve kültürel proğram yapımcılığı yaptı. Yerel araştımalara ağırlık veren yazarın araştırma ve şiirleri, Sandıklı Yurt Sesi, Sandıklı Sesi, Sandıklı Yıldızı, Sandıklı Termal gazetelerinde yazı dizisi olarak yayımlandı. Şairlik yönü ağır basan yazar değişik antolojilerde de yer almıştır. Bunlardan bazıları şöyledir, Türkiye Ozanlar Antolojisi, Afyonkarahisarlı Halk Ozanları Antolojisi, Ozanlar Güldeste, Ozanlar Duygu Seli, Anonim Üç, Çam sakızı Çoban Armağanı. Sandıklı araştırmaları konusunda çeşitli komisyonlarda görev almıştır. Yayınlanmış Ortak çalışmaları: Yakamoz (Şiir) Geçmiş Zaman Olur ki Fotoğraflarla Sandıklı cilt.1 Geçmiş Zaman Olur ki Fotoğraflarla Sandıklı cilt.2 Gün Olur Asra Bedel Sandıklı Kilimleri Yazarın yayınlanmış diğer serleri ise şöyledir; -Elif (Şiir) -Cumhuriyet Öncesi ve Sonrası Tarihte Sandıklı -Sandıklı Folkorundan Damlalar Cilt.1 -Şifalı Frigyanın İncisi Hüdai Kaplıcaları -Oku Beni Yaz Beni / Şehitler Destanı -Yunus Emre Türbesi -Sandıklı Ulu Cami -Tarihi Sandıklı Hisarı -Hüdai Kaplıcaları -Akdağ Tabiat Parkı -Sandıklı Türbeleri ve Türbelerle ilgili Halk İnançları Cilt.1 -Dediler ki Vatan Sağolsun, Sandıklı'lı Şehitlerimiz. Araştırma çalışmaları devam eden yazar çeşitli bilimsel toplantılarda Sandıklı ile ilgili bildiriler sunmuştur. 2011 yılında yapılan Sandıklı Araştırmaları Sempozyumunda düzenleme kurulu üyeliğini de yapan yazar,“Sandıklı Türbeleri ve Halk Kültürüne Etkileri” isimli bir bildiri sunmuş olup sempozyum bildirileri Ege Üniversitesi tarafından aynı isimle kitaplaştırılmıştır. Yazarın hazırlığı tamamlanmış baskıya hazır eserleri ise şöyledir; -Geçmiş Zaman olur ki Fotoğraflarla Sandıklı Cilt.3 (Komisyon) -Şeyh Safa Hayatı ve Divanı -Sandıklı Türbeleri ve Türbelerle İlgili Halk İnançları Cilt.3 -Sandıklı Yöresinde Mani Söyleme Geleneği ve Sandıklı Halk Manileri -Sandıklı Efsaneleri -Sandıklı ve Çevresinde Masal Söyleme Geleneği ve Sandıklı Masalları -Sandıklı Folklorundan Damlalar-2 -Gurbette Yalnız bir Şair, Sandıklı'lı Fikri -Sandıklı'lı Şair ve Yazarlar Antolojisi -Sandıklı ve Çevresinde Eğlence Kültürü (Çocuk ve Yetişkin Oyunları) -Sandıklı ve Çevresinde Köy Odası Geleneği -Han Buyruğu (Şiir) -Zemheride Açan Çiğdem (Şiir) -Köyden Şehre Mektuplar (Şiir) -Sandıklı'da Sporun Dünü Bu günü -Kaybolan Değerlerimiz -Sandıklı Halkevi Kuruluş ve Faaliyetleri -Şiirlerle Sandıklı Antolojisi -Hikayeli Sandıklı Türküleri ve Yeni Türkü Derlemeleri Araştırması devam eden çalışmaları: -Sandıklı ve Çevresinde Halk Hekimliği ve uygulamaları -Tarih ve Folklor Açısından Kasaba ve Köylerimiz / -Sandıklı'da Kitabeli Yapılar ve Sandıklı Kitabeleri -Sandıklı ve Çevresinde Halk İnançları ve Uygulamaları -Meşhur Lakaplar ve Hikayeleri -Sandıklı Sözlüğü gibi araştırma çalışmaları devam etmektedir. Araştırmaya olan merakı ile ortaokul sıralarında Osmanlı Türkçesini öğrendi. Öğrenim hayatına ise Anadolu Üniversitesi Tarih Fakülte- sinde devam etmekte olan yazar halen Dinar Pancar Ekicileri Kooperatifi Sandıklı Satış Mağazasında görevli olup evli ve üç çocuk babasıdır.

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

sikiş
Blue And Black WP Theme