AFYONKARAHİSAR SANDIKLI’DA ÇEYİZ GELENEĞİ-2
27 Ocak 2013
23:17
4176 Kez Okundu

 Çeyiz ve Sandıklı Üzerine…

4_12_2002

 Çeyizleriyle Öne Çıkan Köylerimiz

Sandıklı’da Düğün geleneğinin önemli bir bölümünü oluşturan çeyizler konusunda Sandıklı’ya bağlı pek çok köylerde yaptığımız incelemelerde bazı köylerimizin çeyizleriyle ön plana çıktıkları görülmektedir. Buralarda çeyizlerin çokluğu ve çeşitliliği gözle fark edilebilmektedir.  Özellikle göçmen bir köyümüz olan,Reşadiye ile Örenkaya, Kırka, Kızık, Akharım, Dodurga, Bekteş köyleri ile Yunus Emre Mahallesini buna örnek gösterebiliriz. Çeyiz ürünlerine yöresellik olarak bakıldığında  ise dağ köylerimiz olan, Otluk, Ballık, Karkın gibi köylerimizi gösterebiliriz.

 Sandıklı’da Çeyizlerin Değerlendirildiği Bir Pazar Yeri Kadınlar Pazarı

Günümüz Sandıklı’sında “karılar pazarı” (kadınlar pazarı) olarak anılan yer, şimdiki Ticaret ve Sanayi odasının bulunduğu dereboyu caddesi üzerindedir. Bir zamanların en rağbet gören Pazar yerlerinden birisiydi kadınlar pazarı… Adı üstünde sadece kadınların alış veriş yaptıkları bir yerdir. Sandıklı’lı kadınlar el emeği göz nuru ürünlerini buraya getirerek satarlardı. Kadınlar pazarı doğrudan çeyizle ilgili olduğu için burada bahsetmeyi uygun gördüm.

Sandıklı’lı kadınlar el işi oylarını, kazaklarını,dantellerini, çoraplarını kısa el becerileri ile hazırladıkları ürünleri burada sergiler, düğün yapacak ailelere satarak aile bütçesine katkı sağlarlardı. Çeyiz hazırlama fırsatı bulamayan aileler ise kızlarının çeyizlerini buradan tamamlarlardı. Tamamen yöresel ürünlerin pazarlandığı bu sokak dünün tatlı bir hatırası olarak geride kaldı. [1]

Çeyiz Hazırlanırken Yapılan Sözlü Eğlenceler (Sözlü Kültürümüzden Örnekler)

Düğün günü yaklaşmasına yakın gelin olacak kız ve kızın arkadaşları kız evinde toplanarak çeyiz eksikliklerini gidermeye çalışırlar. Bu bazen birkaç gün alabilir. Hepsi aynı emsal oldukları için çok kolay anlaşırlar. Bir taraftan çeyizler hazırlanırken diğer taraftan fısıltılı muhabbetler, şu şuna yangın bu buna sevdalı gibi dedikodularla birlikte yöresel türkü ve maniler söyleyerek hem iş yapılır hem de hoşça vakit geçirilmiş olur. Buna birkaç örnek vermek gerekirse: Sandıklı yöresine ait Satı Türküsünden[2],

Şu dağlar oyum gibi

Meşesi boyum gibi

Şu Bekteş’in kızları

Kınalı Koyun gibi

 

Kirazdan gel kirazdan

Dolanda gel birazdan

Satı kızın sandığı

Açılmıyor çerezden

 

Yeşil Olur Sandıklının Biberi Türküsünden[3],

Şeker olur Sandıklı’nın meyvesi,

Hoşa gider sırma cepken giymesi,

İmanı üstüne mor fes eğmesi

 

Ay oğlan sen deli misin?

Güzel sevmeye tövbeli misin?

 

Çorap işi maviştir,

Tanrım bizi kavuştur.

Gece ile gündüzde

Sevdiğimi ulşatır.

 

Ağla da gel,

Cepkenini köşelerde bağle de gel.

 

Manilerden Örnekler:[4]

Enteri diktim giymedi.

Diktiğime deymedi.

Kör olası anacığım,

Sevdiğime vermedi.

 

Ak taşı kaldır da gel.

Yılanı öldür de gel.

İşlediğim yağlığa,

Çerezi doldur da gel.

 

Kara çorap öreyim,

Dürünü düreyim.

Yassıl Kumalar Dağı,

Ben yarimi göreyim.

 

Pazardan yumak aldım,

Dantel öreyim diye.

Mahalleden yar sevdim,

Her gün göreyim diye.

 

Depeden endim düze.

At bağladım nergize.

Selam yollan yarime,

Çerez yollasın bize.

 

Masa üstünde pekmez

Bu pekmez bize yetmez.

Çay köyünün kızları,

Çeyizsiz gelin gitmez.

 

Al almayı dişledim.

Dişledim gümüşledim.

Sevdiğimin adını,

Mendilime işledim.

 

Çemberimi yıkadım,

Pulu parlasın diye.

Karşıdan el eyledim,

Dünür yollasın diye.

 

Al giydim alsın deye

Mor giydim sarsın deye

İsteyene varmadım

Sevdiğim alsın deye

 

Günümüz Çeyizleri

Günümüzde özellikle şehir merkezi başta olmak üzere hemen hemen çeyiz hazırlama gibi bir şey kalmamıştır. Artık aileler uzun süren tatlı telaşın yerine hazır olarak çeyiz mağazalarından fabrikasyon. çeyiz ürünlerini temin etmektedir. Burada önemli olan nokta ise çok çeşitliliğin yanı sıra yöresel olmaktan çok genel özelliğe dönülmektedir.

 

Sonuç

Teknolojinin gelişmesi ve seri üretim halk kültürümüzde yer alan pek çok geleneğin terk edilmesine yol açmıştır. Günümüzde istisnalar dışında kızlar çeyiz hazırlamamakta hatta çeyizin ne olduğunu bile bilmemektedirler. Bazı ailelere göre gereksiz olduğu bile düşünülmektedir. Bazı aileler ise kızlarına mağazalarından hazır çeyiz setleri alarak bu ihtiyacı giderme yoluna gitmektedirler. Bu durum ise çeyiz geleneğini hazırcı ve yöreye özgü olmaktan soyutlamakta ve bir çok değer yargısının kaybolmasına neden olmaktadır. Çeyizlerin saklandığı el işçiliğinin birer şahaseri olan oyma sandıklar ise yerini sunta mdf gibi suni eşyalara bırakmış durumdadır. Ninelerimizin, analarımızın el işçiliği sandıkları ise ya evlerin yada otellerin şark köşelerini süsleyen birer eşya olarak kullanılmaktadır.

Yazımıza bir şiirle başladık yine bir şiirle bitirelim.

Sandıklı’dan Selam Getir[5]

 

Yarım kalmış türkülerden

Yaşanmamış öykülerden

Köşelerden, kuytulardan

Sandıklı’dan selam getir.

 

Harmanlanmış bin bir emek

Her nakışta ayrı dilek

Üç etek al sırma yelek

Sandıklı’dan Selam getir.

 

 


[1] K.K.Sandıklı Merkezden Ali Özeski, Araştırmacı yazar

[2] Ali Osman Karakuş, Sandıklı Folkorundan Damlalar Cilt.1  s.178 Ankara 2010

[3] Niyazi Yılmaz, Afyonkarahisar Sandıklı’da Kültür ve Sanat, s.158 Ankara 2001

[4] Ali Osman KARAKUŞ, Afyonkarahisar Sandıklı’da Mani Söyleme Geleneği ve Sandıklı Yöresi Halk Manileri, basılmamış kitap çalışmasından

[5] Ozan Çulsuz, Sandıklı’dan Selam Getir isimli şiirinden iki dörtlük

Ali Osman Karakuş hakkında:
Ali Osman KARAKUŞ 1977 yılı kışında Sandıklı'da doğdu. İlkokulu Bekteş Köyünde, Liseyi ise Sandıklı Lisesinde okudu. Yayın hayatına şiirle ilkokul sıralarında başladı. Şiirlerinde Ozan Çulsuz mahlasını kullanmaktadır. Türk Yurdu, Türk Yurtları, Türk Edebiyatı, Yesevi, Sevgi Yolu, Gülpınar,Ozanca,Beldemiz Afyon,Dört Mevsim Sandıklı, Pankobirlik gibi dergilerde şiir ve araştırma yazıları yayınlandı. Bunun yanı sıra uzun yıllar çeşitli yerel radyolarda sunuculuk ve kültürel proğram yapımcılığı yaptı. Yerel araştımalara ağırlık veren yazarın araştırma ve şiirleri, Sandıklı Yurt Sesi, Sandıklı Sesi, Sandıklı Yıldızı, Sandıklı Termal gazetelerinde yazı dizisi olarak yayımlandı. Şairlik yönü ağır basan yazar değişik antolojilerde de yer almıştır. Bunlardan bazıları şöyledir, Türkiye Ozanlar Antolojisi, Afyonkarahisarlı Halk Ozanları Antolojisi, Ozanlar Güldeste, Ozanlar Duygu Seli, Anonim Üç, Çam sakızı Çoban Armağanı. Sandıklı araştırmaları konusunda çeşitli komisyonlarda görev almıştır. Yayınlanmış Ortak çalışmaları: Yakamoz (Şiir) Geçmiş Zaman Olur ki Fotoğraflarla Sandıklı cilt.1 Geçmiş Zaman Olur ki Fotoğraflarla Sandıklı cilt.2 Gün Olur Asra Bedel Sandıklı Kilimleri Yazarın yayınlanmış diğer serleri ise şöyledir; -Elif (Şiir) -Cumhuriyet Öncesi ve Sonrası Tarihte Sandıklı -Sandıklı Folkorundan Damlalar Cilt.1 -Şifalı Frigyanın İncisi Hüdai Kaplıcaları -Oku Beni Yaz Beni / Şehitler Destanı -Yunus Emre Türbesi -Sandıklı Ulu Cami -Tarihi Sandıklı Hisarı -Hüdai Kaplıcaları -Akdağ Tabiat Parkı -Sandıklı Türbeleri ve Türbelerle ilgili Halk İnançları Cilt.1 -Dediler ki Vatan Sağolsun, Sandıklı'lı Şehitlerimiz. Araştırma çalışmaları devam eden yazar çeşitli bilimsel toplantılarda Sandıklı ile ilgili bildiriler sunmuştur. 2011 yılında yapılan Sandıklı Araştırmaları Sempozyumunda düzenleme kurulu üyeliğini de yapan yazar,“Sandıklı Türbeleri ve Halk Kültürüne Etkileri” isimli bir bildiri sunmuş olup sempozyum bildirileri Ege Üniversitesi tarafından aynı isimle kitaplaştırılmıştır. Yazarın hazırlığı tamamlanmış baskıya hazır eserleri ise şöyledir; -Geçmiş Zaman olur ki Fotoğraflarla Sandıklı Cilt.3 (Komisyon) -Şeyh Safa Hayatı ve Divanı -Sandıklı Türbeleri ve Türbelerle İlgili Halk İnançları Cilt.3 -Sandıklı Yöresinde Mani Söyleme Geleneği ve Sandıklı Halk Manileri -Sandıklı Efsaneleri -Sandıklı ve Çevresinde Masal Söyleme Geleneği ve Sandıklı Masalları -Sandıklı Folklorundan Damlalar-2 -Gurbette Yalnız bir Şair, Sandıklı'lı Fikri -Sandıklı'lı Şair ve Yazarlar Antolojisi -Sandıklı ve Çevresinde Eğlence Kültürü (Çocuk ve Yetişkin Oyunları) -Sandıklı ve Çevresinde Köy Odası Geleneği -Han Buyruğu (Şiir) -Zemheride Açan Çiğdem (Şiir) -Köyden Şehre Mektuplar (Şiir) -Sandıklı'da Sporun Dünü Bu günü -Kaybolan Değerlerimiz -Sandıklı Halkevi Kuruluş ve Faaliyetleri -Şiirlerle Sandıklı Antolojisi -Hikayeli Sandıklı Türküleri ve Yeni Türkü Derlemeleri Araştırması devam eden çalışmaları: -Sandıklı ve Çevresinde Halk Hekimliği ve uygulamaları -Tarih ve Folklor Açısından Kasaba ve Köylerimiz / -Sandıklı'da Kitabeli Yapılar ve Sandıklı Kitabeleri -Sandıklı ve Çevresinde Halk İnançları ve Uygulamaları -Meşhur Lakaplar ve Hikayeleri -Sandıklı Sözlüğü gibi araştırma çalışmaları devam etmektedir. Araştırmaya olan merakı ile ortaokul sıralarında Osmanlı Türkçesini öğrendi. Öğrenim hayatına ise Anadolu Üniversitesi Tarih Fakülte- sinde devam etmekte olan yazar halen Dinar Pancar Ekicileri Kooperatifi Sandıklı Satış Mağazasında görevli olup evli ve üç çocuk babasıdır.
"AFYONKARAHİSAR SANDIKLI’DA ÇEYİZ GELENEĞİ-2" yazısına 1 yorum yapılmış
  1.  
    yörük

    sizlerle teşekkür ediyorum. Vaktinizi ve imkanlarınızı Sandıklıyı araştırmakla harcadığınız için. Emeğinize sağlık.Şimdiye kadar geniş olarak ele alınmamış bir konuyu dile getirmişsiniz.Benim merak ettiğim bazı uygulamalar var. Bayrak direğinde kullanılan yazmalar, ayna vs. Niçin gelin giderken su dökülür, Güveybaşı dirilmesinde niçin oklava, pişirgeç, bıçak tutuluyor? Mutlaka bunları araştırmışsınızdır.Bunları da paylaşırsanız sevinirim.

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Blue And Black WP Theme