SELÇUKLU DÖNEMİNDE SANDIKLI VE ÇEVRESİ
30 Aralık 2012
11:52
1810 Kez Okundu

SELÇUKLU DÖNEMİNDE SANDIKLI VE ÇEVRESİ

1

Türklerin  başına  Sultan  olan  Alparslan,  beylerini   Türkmen boylarıyla birlikte Anadolu içlerine akın yapmaları için görevlendirmesiyle birlikte,1068 yılında Toroslar geçilerek Orta  Anadolu yolu Türklere açılmış oldu. Bu  akında  Amorye( Emirdağ Hisarköy) ele geçirildi. Bu  akınlarda Türkmenlerin  başında Emir Ahmet Şah ve Emir Sanduk  bulunuyordu.Bu akın sonucunda Bizans İmparatoru ordusu ile birlikte  Anadolu’ya  geçerek  kuzey  yönünden  gelerek Afşin kuvvetlerinin önünü kesmek istediyse de başaramadı.   Türkmenler çekilmeyi  başardılar. Emir Afşin1070 yılında tekrar  Orta  Anadolu akınlarına başladı.Bu arada Bizans İmparatoru olan Romenos Diogenis,büyük bir ordu toplayarak Türkleri Anadolu’dan uzaklaştırmak  için  kolları  sıvadı.  İki  ordu   Malazgirt   Ovası’nda karşılaştılar.

Bu savaşta Türk askeri kuvveti 40 bin Bizans askeri kuvveti ise 100  bin  kişiden  oluşuyordu. 26  Ağustos  1071  yılında başlayan savaşta Bizans ordusu ağır kayıplar vererek yenildiler. Bu meydan savaşıyla birlikte Anadolu’nun kapıları Türklere açılmış oldu.

1072  yılında Sultan Alparslan’ın ölünce yerine geçen Melikşah  Anadolu’nun  fethinde  kararlıydı.  Ardı  kesilmeyen  akınlar  sonucunda Orta  Anadolu’ya  giren  Türkmenlerin  başında  Kutalmış’ın oğulları  Süleyman, Mesud ve  Dolathan,Emir Alpyoluk,Menköçek, Afşin ve Sanduk beyler  bulunuyordu. Emir Sanduk  kuvvetleri  tarafından; Afyonkarahisar  ili , Dolathan  (şimdiki  Devlethan  köyü), Akdağ  kesimlerine  kadar  tamamen  feth edildi. Buralarda akınlar  yapan  komutanların isimlerinin verildiği  köylerimiz günümüze kadar  bu  isimlerini  korumuşlardır. Bunlardan, Dolathan, Sandıklı, Karasandıklı köylerini sayabiliriz.

Afyonkarahisar  bölgesinde  haçlıların  gelip geçmeleri nedeniyle Türklerin  zayıf düştüğünü sanan,Bizans İmparatoru da Anadoluya geçip Selçuklularla savaşmaya başladı. Bu sebeple 100 sene kadar bu bölgede kanlı çarpışmalar yaşandı. Bu sebeple  Türklerin  Anadolu’ya bilhassa Afyonkarahisar ve çevresine yerleşmeleri Düzbel savaşına kadar geçikti.

MİRYA KEFALON (DÜZBEL) SAVAŞI: Selçuklu  Türklerinin  Anadoluya  yerleşmesi  bu  savaşın  kazanılmasından sonra başlamaktadır.Düzbel savaşı, Homa’dan şimdiki  Kızılören ilçesine doğru gelen ve düzbel geçidinden Sandıklı Ovası’na doğru uzanan Darucasu Deresi’nde bugünkü Afyon ili sınırları  içersinde  yapılmıştır.   Tarihçiler  tarafından  26  Ağustos 1071 Malazgir  zaferinin  Anadolu’nun  Türklere  açılan  kapısı, 17  Eylül 1176  yılı  Düzbel  savaşı  ise  bu  kapının eşiği olarak kabul edilen Düzbel Savaşı’ndan kısaca bahsedelim.

Birinci  Sultan  Mesud’un  ilk  zamanlarından  beri   Bizanslılarla Türkiye sınırları  Eskişehir Türkmen Dağları,Murad Dağı,Dumlupınar geçidi,  Akdağ  ve  Menderes  kaynaklarına kadar Afyon ili batı sınırlarına  kadar  uzanmaktaydı.  1151  yılında  Suriye ’ ye   giden Bizans  İmparatoru  Manuel  Kommen ordusu ile İstanbul’a dönerken Türklerin arazisinden geçmek istedi.Sultan 2.Kılıçarslan buna şartlı olarak izin verdi. Bu şart ise bu geçiş sırasında Rum ordusunun herhangi bir saldırıda bulunmamasıydı.

Bu sebeple  Rum  Ordusu’nu  adım  adım  Kütahya’ya  kadar takip etti.Kütahya’ya geldiklerinde Türkler Rum askerlerinin döküntülerini  esir aldı. Bu yüzden  çıkan  savaşlar  devam  etti.  1175  yılında Bizans  İmparatoru  önce  Dorileum  (Eskişehir-Şarhüyük)  hisarını

yeniden yaptırdı. Daha  sonra  güçlü  bir  kuvvetle Menderes nehri kaynaklarına kadar  gelerek  Siblia  (Homa)  kalesinide  onarmaya başladı. Türklerin  ses   çıkarmadığını   görünce  İstanbul’a  haber göndererek  ilkbahar  için  büyük  hazırlıklarda bulunulmasına dair

emirler  verdi. Maksadı Konya’yı zaptederek  Türkiye  İmparatorluğu’nu tamamıyla  Anadolu’dan  atmaktı. 2. Kılıçarslan bu  hazırlıklardan haberdardı.Bütün müslüman hükümdarlardan yardım istedi.    Kuvvetlerini toplayarak geçitleri tuttuktan  sonra  Bizans İmparatoruna sulh teklif etti.Bizans İmparatoru Manuel red cevabı verdi.

Siblia’dan  (Homa)  Türk  arazisine  geçmek için ordusunu tertipleyerek harekete  geçti. Bizans  ordusu  başında  Konstantin’in  oğlu Jan  ile  Andronik yürüyorlardı. Sağ  kanatta  İmparator’un eniştesi Boduan solda  Morozomes  Teodor vardı. Ordunun  arkasında  ise

eşya ve ağırlıklar ile Andronik Konstantefanos bulunuyor. Kılıçarslan  50  bin kişilik ordusu ile Bizans kuvvetlerini durdurarak Boudan’ın kumandasındaki  kolu perişan etti. Türklerin içine saldıran Prens  öldürüldü. Bizans  ordusu tamamen dere içersine girdiğinde çepecevre sarıldı.Türk okçuları tarafından ağırlık hayvanları öldürülmek suretiyle kuşatma tamamlandı. Bizans  ordusu  ne ileri ne geri bir adım atamıyordu.Çok çetin ve kanlı bir savaş oldu.

Bu kanlı yenilgiden  sonra  Bizans İmparatoru ordusunu bırakıp kaçmak istedi, fakat  kumandanlar  bırakmadı. Bizanslılar  bundan sonra  olacaklardan  çok  korkuyorlardı. Bu  korkuyla yaşarken hiç beklenmedik bir şey  oldu.  Sultan  2. Kılıçarslan  İmparatora  Emir Cafer’i elçi göndererek sulh teklifinde bulundu.Bizans  İmparatoru  sulh  teklifini  kabul etmişse de daha sonra bazı sulh maddelerine uymayarak savaşların devam etmesine sebep oldu.

Ali Osman Karakuş hakkında:
Ali Osman KARAKUŞ 1977 yılı kışında Sandıklı'da doğdu. İlkokulu Bekteş Köyünde, Liseyi ise Sandıklı Lisesinde okudu. Yayın hayatına şiirle ilkokul sıralarında başladı. Şiirlerinde Ozan Çulsuz mahlasını kullanmaktadır. Türk Yurdu, Türk Yurtları, Türk Edebiyatı, Yesevi, Sevgi Yolu, Gülpınar,Ozanca,Beldemiz Afyon,Dört Mevsim Sandıklı, Pankobirlik gibi dergilerde şiir ve araştırma yazıları yayınlandı. Bunun yanı sıra uzun yıllar çeşitli yerel radyolarda sunuculuk ve kültürel proğram yapımcılığı yaptı. Yerel araştımalara ağırlık veren yazarın araştırma ve şiirleri, Sandıklı Yurt Sesi, Sandıklı Sesi, Sandıklı Yıldızı, Sandıklı Termal gazetelerinde yazı dizisi olarak yayımlandı. Şairlik yönü ağır basan yazar değişik antolojilerde de yer almıştır. Bunlardan bazıları şöyledir, Türkiye Ozanlar Antolojisi, Afyonkarahisarlı Halk Ozanları Antolojisi, Ozanlar Güldeste, Ozanlar Duygu Seli, Anonim Üç, Çam sakızı Çoban Armağanı. Sandıklı araştırmaları konusunda çeşitli komisyonlarda görev almıştır. Yayınlanmış Ortak çalışmaları: Yakamoz (Şiir) Geçmiş Zaman Olur ki Fotoğraflarla Sandıklı cilt.1 Geçmiş Zaman Olur ki Fotoğraflarla Sandıklı cilt.2 Gün Olur Asra Bedel Sandıklı Kilimleri Yazarın yayınlanmış diğer serleri ise şöyledir; -Elif (Şiir) -Cumhuriyet Öncesi ve Sonrası Tarihte Sandıklı -Sandıklı Folkorundan Damlalar Cilt.1 -Şifalı Frigyanın İncisi Hüdai Kaplıcaları -Oku Beni Yaz Beni / Şehitler Destanı -Yunus Emre Türbesi -Sandıklı Ulu Cami -Tarihi Sandıklı Hisarı -Hüdai Kaplıcaları -Akdağ Tabiat Parkı -Sandıklı Türbeleri ve Türbelerle ilgili Halk İnançları Cilt.1 -Dediler ki Vatan Sağolsun, Sandıklı'lı Şehitlerimiz. Araştırma çalışmaları devam eden yazar çeşitli bilimsel toplantılarda Sandıklı ile ilgili bildiriler sunmuştur. 2011 yılında yapılan Sandıklı Araştırmaları Sempozyumunda düzenleme kurulu üyeliğini de yapan yazar,“Sandıklı Türbeleri ve Halk Kültürüne Etkileri” isimli bir bildiri sunmuş olup sempozyum bildirileri Ege Üniversitesi tarafından aynı isimle kitaplaştırılmıştır. Yazarın hazırlığı tamamlanmış baskıya hazır eserleri ise şöyledir; -Geçmiş Zaman olur ki Fotoğraflarla Sandıklı Cilt.3 (Komisyon) -Şeyh Safa Hayatı ve Divanı -Sandıklı Türbeleri ve Türbelerle İlgili Halk İnançları Cilt.3 -Sandıklı Yöresinde Mani Söyleme Geleneği ve Sandıklı Halk Manileri -Sandıklı Efsaneleri -Sandıklı ve Çevresinde Masal Söyleme Geleneği ve Sandıklı Masalları -Sandıklı Folklorundan Damlalar-2 -Gurbette Yalnız bir Şair, Sandıklı'lı Fikri -Sandıklı'lı Şair ve Yazarlar Antolojisi -Sandıklı ve Çevresinde Eğlence Kültürü (Çocuk ve Yetişkin Oyunları) -Sandıklı ve Çevresinde Köy Odası Geleneği -Han Buyruğu (Şiir) -Zemheride Açan Çiğdem (Şiir) -Köyden Şehre Mektuplar (Şiir) -Sandıklı'da Sporun Dünü Bu günü -Kaybolan Değerlerimiz -Sandıklı Halkevi Kuruluş ve Faaliyetleri -Şiirlerle Sandıklı Antolojisi -Hikayeli Sandıklı Türküleri ve Yeni Türkü Derlemeleri Araştırması devam eden çalışmaları: -Sandıklı ve Çevresinde Halk Hekimliği ve uygulamaları -Tarih ve Folklor Açısından Kasaba ve Köylerimiz / -Sandıklı'da Kitabeli Yapılar ve Sandıklı Kitabeleri -Sandıklı ve Çevresinde Halk İnançları ve Uygulamaları -Meşhur Lakaplar ve Hikayeleri -Sandıklı Sözlüğü gibi araştırma çalışmaları devam etmektedir. Araştırmaya olan merakı ile ortaokul sıralarında Osmanlı Türkçesini öğrendi. Öğrenim hayatına ise Anadolu Üniversitesi Tarih Fakülte- sinde devam etmekte olan yazar halen Dinar Pancar Ekicileri Kooperatifi Sandıklı Satış Mağazasında görevli olup evli ve üç çocuk babasıdır.

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Blue And Black WP Theme