Türbe ve Yatırlarda İsim verme
19 Kasım 2012
18:42
1585 Kez Okundu

Türbe ve Yatırlarda İsim verme: Sandıklı ve çevresinde bulunan bazı yerler kurucusunun adını almıştır.[1] Bunların bazıları günümüze kadar aynı isimle gelmiş bazıları ise isim değiştirmiştir. Bir kısmı da varlığını koruyamayarak kaybolmuştur[2].

Türk Halk inançlarında ad koyma geniş yer tutmaktadır. Bu özellik Sandıklı ve çevresinde de açıkça görünmekte olup bazı isimlerin koruyucu özellikleri olduğuna inanılmaktadır.[3]

Sandıklı ve çevresinde bulunan bazı türbe ve yatırlar halk arasında büyük rağbet görmektedir.  Nesilden nesile anlatılan menkıbe ve onlara atfedilen hikayeler nedeniyle halk nazarında kudsiyet kazanmış, halk kültürüne zenginlik katmakla kalmamış hatta  o yöre kültürünün temel yapı taşlarından birisi haline gelmiştir. Buna en açık örnek isim verme geleneğinde görülmektedir. Bu nedenle olsa gerektir ki, bazı yerleşim yerlerinde belirli isimler sayıca çokluğu nedeniyle ön plana çıkmaktadır.Buna örnek vermek gerekirse;

İlçemiz Yunus Emre [4]Mahallesinde bulunan büyük Türk Mutasavvıfı Yunus Emre türbesi halk tarafından çok rağbet gösterilen türbelerden birisidir. Asırların getirdiği kültürel birikim nedeniyle burada yaşayan halktan neredeyse  her on kişiden yedisinin ismi Yunus’tur. Mahalle mezarlığında yaptığımız incelemelerle mezar kitabelerinde de bu açıkça görülmektedir. Yunus isminin bu kadar fazla olmasının nedeni Yunus Emre türbesinin burada bulunmasıyla ilgilidir.

İlçe ve çevresinde olsun başka yerlerde olsun valide (anne) olamayan kadınlar çocuklarının olması için evliyayı aracı kılmaktadırlar. Bu halk inancı Yunus Emre’de pratik olarak şöyle gerçekleşmektedir; Çocuğu olmayan kadın kırk kadınla birlikte Yunus Emre’nin mezarında toplanır. Kırk kişi el ele tutuşarak bir halka oluşturup Yunus Emre’nin başında dönerler. (Son zamanlarda bu sayının üç kişiye kadar indiği de görülmektedir.) Halka şeklinde dönerlerken bir taraftan da “Yarabbi bana hayırlısıyla bir oğlan ver. Adını Yunus koyacağım“ diyerek yakarışta bulunurlar,niyaz ederler.[5] Diyebiliriz ki Yunus’u çok seven mahalle halkı çocuklarına onun ismini vermektedirler.   Yine yerinde yaptığım incelemelerde Yunus Emre türbesinde hala adak ve mevlüd yemekleri pişirilip dağıtılmaktadır. Bu tür duygularla geleceğe umut bağlayan Anadolu insanı Allah’ın veli kulları sayesinde umutsuzluğa düşmeyerek  yarınlara ümitle bakmasını bilmiştir.

 

Yusuf Dede Yatırı: İlçeye bağlı Akin Köyünde [6] bulunan Yusuf Dede ve Eşi Satı Sultanlara ait olduğu söylenen yatır çevre köyler tarafından da toplu olarak ziyaret edilen yatırlardan birisidir.  Genellikle  harman sonrası ziyaret edilen Yusuf Dede ve Satı Sultan yatırlarında kazanlar kaynatılarak yemekler pişirilmekte evliya aracı kılınarak dilekler tutulmaktadır. Çocuğu olmayanlar veya çocuğu yaşamayanlar tarafından ziyaret edilen yatır Sandıklı Halk kültüründe önemli yer kaplamaktadır. Ziyaret sonrası erkek çocuğu olanların Yusuf,kız çocuğu olanların ise satı yada safiye koydukları görülmektedir. Çevre köylerinde bundan etkilendiği bilinmektedir. Akin köyünde Yusuf ve Satı isimlerinin oldukça fazla olması da bunu göstermektedir.

Sarı Ahmet Dede Yatırı: İlçeye bağlı Bekteş köyünde bulunan ve halk tarafından Sarı Dede olarak bilinen Sarı Ahmet Dede’nin köyün kurucularından bir Alperen olduğu söylenmektedir. Sarı Dede yatırı önceleri cami avlusunda iken yakın dönemde cami tadilatı nedeniyle yol kıyısına nakledilmiştir.[7]Erkek çocuk isteyenler tarafından ziyaret edilen yatırda evliyanın ruhuna dua okunarak adaklar kesilip çocuklara dağıtılmaktadır.[8]Sarı Ahmet Dede’ye atfedilen bu kudsiyet nedeniyle olsa gerektir ki; Bekteş köyünde neredeyse her on isimden altısı Ahmet ismini taşımaktadır.

Avdaz-Abbasi-Abbas Dede Türbesi:İlçe merkezine bağlı Ballık kasabasında[9] bulunan türbesi genellikle aynı amaçla ziyaret edilen türbelerden birisidir. Avdaz Dede yöre halkı tarafından ağaç sevgisiyle bilinen türbelerimizden olup kurtuluş savaşında yüzlerce ardıç ağacı ile düşmana karşı gelerek korkutup kaçırdıkları anlatılmaktadır.[10] Kültürel birikimle Avdaz Dede ile ilgili anlatılan halkın Avdaz Dede’ye karşı büyük bir sevgi beslemesine ve erkek çocuklarına Abbas isminin verilmesini sağlamaktadır. Ballık Kasabasında Abbas isminin oldukça fazla olması da bunu göstermektedir.[11]

Garipçe Eren Dede: İlçeye bağlı Emirhisar Köyü içersinde Grek-Roma-Bizans dönemine ait höyüğün yakınında Astar mevkisinde bulunmakta olup köy halkı tarafından Eren Dede denilmektedir.  Genellikle çocuğu olmayanların burasını ziyaret ettikleri ve adaklar kestikleri belirtilmektedir.[12]Nitekim Emirhisar köyünde Eren isminin fazla olduğu da düşünülürse yatırın köy halkı için önemi görülmektedir.

Nebi Dede (Dedebaşı Yatırı):Sandıklı ilçesine bağlı Kusura [13]Kasabasında bulunmaktadır. Kusura Kasabası’nda da Nebi isminin fazla olması Nebi Dede yatırının olmasına bağlanmaktadır.[14]

Mevlüt Dede Yatırı: İlçe merkezine bağlı Hırka [15]Köyü içersinde bulunan Mevlüt Dede Yatırına yöre halkının göstermiş olduğu ilgi nedeniyle Hırka köyünde Mevlüt ismi oldukça fazladır.[16]

Şeyh Safa Türbesi:İlçe merkezine bağlı Karadirek [17]Kasabasında bulunmakta olan Şeyh Sefa aynı zamanda şair olarak da bilinmektedir.  Halk arasında anlatılan menkıbeleri ile halk kültüründe büyük yer kaplayan Şeyh Safa hazretlerine beslenen sevgi nedeniyle yöre halkı erkek çocuklarına Sefa ismini verdiği görülmektedir.[18]

Yukarıda verilen örneklerde görüldüğü gibi türbe ve yatırların aynı zamanda yöreye ve yöre insanına isim verdiği görülmektedir.Sarı Seltuk Türbesinden dolayı Selçik Köyünü,Koçgazi Dede Türbesinden dolayı Koçgazi Köyünü,Murtaz Dede’den dolayı Mırtat (Baştepe) köyünü,Resul Baba Türbesinden dolayı Resul Köyünü(Yolkonak) buna örnek gösterebiliriz.  Burada, Ahmet,Yusuf,Nebi,Yunus gibi isimlerin aynı zamanda peygamber isimleri de olduğu  bilinmelidir.


[1] Saltık,Dolathan,Resul (Yolkonak) , Koçgazi, Murtaz (Baştepe) köylerini örnek gösterebiliriz.

[2] Şeyh Kumral,Şeyh Minnet,Hacı Köylerini buna örenk gösterebiliriz.

[3] Dr.Yaşar Kalafat, Balkanlar’dan Uluğ Türkistan’a Türk Halk İnançları Cilt.1. s.353 Berikan Yay.Ankara 2007

[4] Yunus Emre Mahallesi, önceden Çayköy isminde bir köy olup ilçe merkezine çok yakın olması sebebiyle  Belediye Meclis kararıyla 1970 yılında Yunus Emre ismini alarak ilçe merkezine bağlı mahalle haline getirilmiştir.

[5] A.Gündüz Akıncı,Yunus Emre’nin Mezarına Dair, Ülkü Dergisi Ağustos 1938 s.525

[6] Sandıklı ilçesine8 km.mesafededir. Köyün yerleşimi göcebe yani yörüktür.Köyün tarihi tam olarak bilinmemekle beraber,selcuklu zamanında yaşamış evliyalardan yusuf dede tarafindan kurulduğu sanılmaktadır.

[7] K.K.Yusuf Demirel,eski köy muhtarı yaş 65 okuma yazma biliyor.

[8] K.K.Yusuf Kara,Bekteş Köyünden olup 85 Yaşındadır.Okuma Yazma biliyor.

[9] İlçe merkezine 23 km.mesafededir. 2008 yılı sayımına göre 1.108 nüfusu bulunmaktadır.Cumhuriyet, Zafer, Esentepe olmak üzere üç mahallesi bulunmaktadır.

[10] K.K.Ballık Kasabasından İbrahim Çetindağ, 64 yaşında olup okuma yazma biliyor.

[11] K.K.Ballık Kasabasından Ömer CAN, Yaş 37 okuma yazma biliyor.

[12] K.K.Emirhisar Köyünden Yaşar Gökmen 1972 Doğ.Okuma yazma biliyor.

[13] İlçe merkezine13 km.mesafede bulunmakta olup geçim kaynakları tarıma dayalıdır.Sandıklı’nın en eski yerleşim yerdendir.

[14] Sandıklı Sesi Gazetesi Yıl:2 Sayı 87 -1986

[15] Kırka(Hırka) köyü ilçe merkezine14 km.mesafede olup 2010 yılı sayımına göre nüfusu 671’dir.

[16] K.K.Hırka Köyünden Mehmet Arık, 65 Yaşında okuma yazma biliyor.

[17] İlçe Merkezine,16 km.mesafededir.2010 Nüfus sayımına göre nüfusu 757’dir.

[18] K.K.Karadirek Kasabasından Sabri Cengiz 75 yaşında okuma yazma biliyor.

Ali Osman Karakuş hakkında:
Ali Osman KARAKUŞ 1977 yılı kışında Sandıklı'da doğdu. İlkokulu Bekteş Köyünde, Liseyi ise Sandıklı Lisesinde okudu. Yayın hayatına şiirle ilkokul sıralarında başladı. Şiirlerinde Ozan Çulsuz mahlasını kullanmaktadır. Türk Yurdu, Türk Yurtları, Türk Edebiyatı, Yesevi, Sevgi Yolu, Gülpınar,Ozanca,Beldemiz Afyon,Dört Mevsim Sandıklı, Pankobirlik gibi dergilerde şiir ve araştırma yazıları yayınlandı. Bunun yanı sıra uzun yıllar çeşitli yerel radyolarda sunuculuk ve kültürel proğram yapımcılığı yaptı. Yerel araştımalara ağırlık veren yazarın araştırma ve şiirleri, Sandıklı Yurt Sesi, Sandıklı Sesi, Sandıklı Yıldızı, Sandıklı Termal gazetelerinde yazı dizisi olarak yayımlandı. Şairlik yönü ağır basan yazar değişik antolojilerde de yer almıştır. Bunlardan bazıları şöyledir, Türkiye Ozanlar Antolojisi, Afyonkarahisarlı Halk Ozanları Antolojisi, Ozanlar Güldeste, Ozanlar Duygu Seli, Anonim Üç, Çam sakızı Çoban Armağanı. Sandıklı araştırmaları konusunda çeşitli komisyonlarda görev almıştır. Yayınlanmış Ortak çalışmaları: Yakamoz (Şiir) Geçmiş Zaman Olur ki Fotoğraflarla Sandıklı cilt.1 Geçmiş Zaman Olur ki Fotoğraflarla Sandıklı cilt.2 Gün Olur Asra Bedel Sandıklı Kilimleri Yazarın yayınlanmış diğer serleri ise şöyledir; -Elif (Şiir) -Cumhuriyet Öncesi ve Sonrası Tarihte Sandıklı -Sandıklı Folkorundan Damlalar Cilt.1 -Şifalı Frigyanın İncisi Hüdai Kaplıcaları -Oku Beni Yaz Beni / Şehitler Destanı -Yunus Emre Türbesi -Sandıklı Ulu Cami -Tarihi Sandıklı Hisarı -Hüdai Kaplıcaları -Akdağ Tabiat Parkı -Sandıklı Türbeleri ve Türbelerle ilgili Halk İnançları Cilt.1 -Dediler ki Vatan Sağolsun, Sandıklı'lı Şehitlerimiz. Araştırma çalışmaları devam eden yazar çeşitli bilimsel toplantılarda Sandıklı ile ilgili bildiriler sunmuştur. 2011 yılında yapılan Sandıklı Araştırmaları Sempozyumunda düzenleme kurulu üyeliğini de yapan yazar,“Sandıklı Türbeleri ve Halk Kültürüne Etkileri” isimli bir bildiri sunmuş olup sempozyum bildirileri Ege Üniversitesi tarafından aynı isimle kitaplaştırılmıştır. Yazarın hazırlığı tamamlanmış baskıya hazır eserleri ise şöyledir; -Geçmiş Zaman olur ki Fotoğraflarla Sandıklı Cilt.3 (Komisyon) -Şeyh Safa Hayatı ve Divanı -Sandıklı Türbeleri ve Türbelerle İlgili Halk İnançları Cilt.3 -Sandıklı Yöresinde Mani Söyleme Geleneği ve Sandıklı Halk Manileri -Sandıklı Efsaneleri -Sandıklı ve Çevresinde Masal Söyleme Geleneği ve Sandıklı Masalları -Sandıklı Folklorundan Damlalar-2 -Gurbette Yalnız bir Şair, Sandıklı'lı Fikri -Sandıklı'lı Şair ve Yazarlar Antolojisi -Sandıklı ve Çevresinde Eğlence Kültürü (Çocuk ve Yetişkin Oyunları) -Sandıklı ve Çevresinde Köy Odası Geleneği -Han Buyruğu (Şiir) -Zemheride Açan Çiğdem (Şiir) -Köyden Şehre Mektuplar (Şiir) -Sandıklı'da Sporun Dünü Bu günü -Kaybolan Değerlerimiz -Sandıklı Halkevi Kuruluş ve Faaliyetleri -Şiirlerle Sandıklı Antolojisi -Hikayeli Sandıklı Türküleri ve Yeni Türkü Derlemeleri Araştırması devam eden çalışmaları: -Sandıklı ve Çevresinde Halk Hekimliği ve uygulamaları -Tarih ve Folklor Açısından Kasaba ve Köylerimiz / -Sandıklı'da Kitabeli Yapılar ve Sandıklı Kitabeleri -Sandıklı ve Çevresinde Halk İnançları ve Uygulamaları -Meşhur Lakaplar ve Hikayeleri -Sandıklı Sözlüğü gibi araştırma çalışmaları devam etmektedir. Araştırmaya olan merakı ile ortaokul sıralarında Osmanlı Türkçesini öğrendi. Öğrenim hayatına ise Anadolu Üniversitesi Tarih Fakülte- sinde devam etmekte olan yazar halen Dinar Pancar Ekicileri Kooperatifi Sandıklı Satış Mağazasında görevli olup evli ve üç çocuk babasıdır.

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Blue And Black WP Theme