FEHMİ ÇAVUŞ
17 Aralık 2012
11:59
1980 Kez Okundu

fehmi çavuş1

Aslında mesleği kunduracılıktır. Çok güzel ayakkabı diktiği bilinir. Ayakkabı ustalığını

öğrenmek için İstanbul’a gider. Orada mesleğini geliştirir. Ayakkabıcılık yaparken belediye-

ye girer.  Bir çok Belediye Başkanı ile çalıştı. Bir dönem Belediye Başkan adayı da oldu.

Belediye Başkan adayı iken zamanın Belediye Başkanına, Ben kazanırsam, Seni, otel

müdürü ederim, kafanı takma der ve sırtını sıvazlar. Ama seçimi kaybeder Belediye Baş-

kanı Fehmi Çavuşu tekrar Belediye itfaiye amirliğine atar. Bu dönemde apaletli resmi elbi-

se giyen Fehmi Çavuşa yakınları ”süslü asker”diye ünvan takmışlardır.      İlçemizin ölüsü,

dirisi, delisi ondan sorulurdu. O belediye zabıta amiri döneminde  ilçemizin  mağdur, kim-

sesiz. divane kişilerini her hafta toplar  banyo yaptıttırırdı. Esnaftan topladığı yeni iç çama-

şırlarını giydirir, eskileri yakardı.

Bunu her hafta mutlaka yapardı. İlçemizde bulunan bu kişileri her sabah toplar bir lokan-

tada çorbalarını içirirdi.

Fehmi Çavuş’tan  Hamamcı Kazım’a, lokantacılar, İç çamaşırı veren esnaf hayır işi oldu-

ğundan, Onun göderdiklerin’den, para almazlardı.  İlçemizin mağdur, kimsesiz, deli, diva-

ne kişilerine kendini vakfetmişti. Memleketimizin delilerinin her derdi ile ilgilenirdi Kendisi

ilgilenemediği zaman zabıtadan birilerini bu işle görevlendirirdi. Fehmi Çavuşun ölümü en

çok onları etkiledi, çünkü yerini kimse alamadı.

fehmi çavuş3

Fehmi Çavuş esnafı yakinen tanırdı. Kimin nasıl bir yapıda olduğunu bildiğinden  yak-

laşımı farklı idi. İnsan sarrafı olan Fehmi Çavuş belediye harç ücretlerini(yer işgaliye, rek-

lam pano, dellaliye,temizlik vs.) esnafın ekonomik durumuna göre kendi tespit eder. Du-

rumu iyi olandan çok, orta olandan orta, az olandan az, iyi olmayandan ise almazdı.

Onun döneminde esnaf ile belediye arasında hiç bir sorun olmamıştır. Hiç bir esnafta

Fehmi çavuştan şikayetçi değil. Kimseye küsmedi, kimseyi incitmedi. Onun hayatından

bazı kesitler aldık.

Fehmi Çavuş ilçemizin nüktedan simalarındandır. Birisine bir muziplik yapacak ise za-

manını iyi belirler,  hiç bir masraf ve zahmetten de kaçınmazdı. Yirik Bekir’in dükkanın

(Saylık’ların dükkanın karşısına) önüne bir gün bir kamyon yanaşır. Bir kaç kişi hemen

inerler beş altı torba çimento indirirler. Kamyonun köşesinde bulunan kumu da orada bulu-

nan bir köşeye indirmeye başlarlar. İçerden Bekir Turan çıraklarına dışarı da neler oluyor

ne yapıyorlar öyle diye sorar.

Çırak;

-Bekir amca Fehmi Çavuş ve adamları bir büfe indiriyorlar der.      Bekir Turan dışarı çıkar

Fehmi ne bu der.-

Fehmi Çavuş;

-Bekir bey bu kulübe, Belediye Başkanı burayı tarif etti. Şu boşluğa bunu koyacağız. der,

ve adamlarına da kumu fazla yaymayın  kulübeyi  şöyle indirelim falan der. Fehmi Çavuş’un

adamları emredersin amirim. Tamam amirim falan diye emir komutaya dikkat ederler.

Söylenenleri harfiyen yerine getirirler.

Bekir Turan;

– Ne olacak bu.

fehmi çavuş2

Fehmi Çavuş;

-Zabıta kulübesi olacak der.

Bekir Turan;

– Bakar ki bunlar ciddi. Hakikaten büfeyi buraya koyacaklar. Bekir Turan’ın siniri artar. Dükka-

nını önünde bir kulübe konacak.

-Len Fehmi Ben burayı kaça kiraladım, biliyor musun. Senin kulübenin de. Belediyenin de,

Zabıtanın da,….. Vallahi büfeni buraya koydurmam. der. Fehmi Çavuş’a söver bağırır.

Fehmi Çavuş;

-Bekir bey ben görevdeyim lütfen konuşmalarınıza dikkat edin. Belediye Başkanı emretti.

Bizde emrini yerine getiriyoruz. Bir derdin varsa git Başkana anlat. der.  Fehmi Çavuş ve

Bekir Turan uzun uzun tartışırlar. Fehmi Çavuş hep Bekir Turan’ın damarına basar. Onu bir

güzel sinirlendirir sövdürür. Bekir Turan Belediye Başkanına derdini anlatmak için çok hiddetli

ve sinirli bir şekilde çıkar. Belediye Başkanının yanında dışardan misafirleri vardır.

Fakat Bekir Turan hiç oralı olmaz.;

“-Başkan, o ne kulübesi, ne olacak, başka yer bulamadın mı kulübe koyacak….?

Başkan önce bakar, Bekir bey, bir dakika, şöyle oturun, nedir mesele der.

Bekir Turan anlatır.

Belediye Başkanı da anlar ki bu olay Fehmi Çavuş’un başının altından çıkan bir muzip ha-

dise olduğunu farkına varır ve Bekir bey ”Hallederiz sakin olun,hele bir oturun bir şeyler için”

der.

Bekir Turan Sinirlidir. Belediye başkanının misafirlerinin yanında bağırır çağırır. Durmadan

söver. Ama bu esnada Fehmi Çavuş’un adamları Büfeyi tekrar kamyona yerleştirir. Çimento-

ları ve kumu tekrar kamyona yükler ve gider. Sonradan anlaşılır ki Bekir Turan’ın önüne ko-

nacak kulübe itfaiyenin önüne konur. Ne şaka ama. İtfaiyenin önüne konacak bir kulübe

ve sanayiden itfaiyeye giderken yolda bu mizansen planlanır. Beş altı torba çimento yükle

indir. Bir at arabası fazlaca  kum yükle indir. Kamyon dar sokaklardan Bekir Turan’ın önüne

gelsin sadece bir şaka için bu zahmeti şimdi kim çeker.-

 

Fehmi Çavuş bir gün Ekinovalı Mustafa (rahmetli) Atatürk lakaplı vatandaştan Ramazan

günlerini satın almak ister.Bir arkadaşı ile Ekinovalı Mustafaya derler ki;

Ramazan günlerinde Sandıklıya gelmeyeceksin. Kimseden para istemeyeceksin. Biz sana

istediğin topladığın parayı peş verelim derler. Pazarlık ederler.Ekinovalı Mustafa önce hayır

der. Fehmi Çavuş ve arkadaşı ısrar ederler. Ramazanı bize sat. Ama kimseden para alma/

steme. Bak biz sana toplayacağın parayı veriyoruz. Pazarlık uzar. Ekinovalı Mustafa sonun-

da verin parayı tamam gelmeyecem der. Fehmi Çavuş’un arkadaşı Ekinova Mustafa’ya

Sandıklıya gelmeyince ne yapacaksın der. Ekinovalı Mustafa; -Anasına satan bende Dinar’a,

Afyon’a giderim. Der. Fehmi Çavuş bakar bunun neresi deli benim aklıma gelmezdi bu fikir

der.

Fehmi Çavuş Yine Ekinovalı Mustafanın elbiselerinin peçmurde olduğunu görünce ona

Takım elbise almak ister. Ekinovalı Mustafa’ya derki;

-Gel sana güzel takım elbise alalım der. Şöyle bir güzel giyin. anasını satayım der. Ekinovalı

Mustafanın cevabı ilginçtir. Takım elbise giyersem  Herkes beni zengin sanır. Hiç kimse bana

para vermez. Ben takım elbise giymem onun parasını verin. Sandıklının zenginleri birer

milyar verse ne olacak sanki.der. ——————————-

Bekir Turan’ın dışardan misafirleri vardır. Onlara sac eti ikram etmek ister. Tokmağın fı-

rına sac için nevaleleri gönderir. Tokmak Ali’ye Misafirleri olduğunu Sac etini özenle pişirme-

sini pişince gönderdiği adama vermesini söyler. Durumdan haber alan Fehmi Çavuş ve arka-

daşı fırını takibe alırlar. Sac yemeği pişince Fehmi Çavuş Tokmak Ali’yi alır bir hizmete götü-

rür. Arkadaşıda Fırına gelir Doksanın Halil’den sacı Bekir Turan’ın Adını vererek sac etini alır

gider. Yemeği alan Fehmi Çavuş’un  arkadaşı, Fehmi Çavuş’u köşede bekler. Fehmi Çavuş

gelince Karacaören’de bir bahçeye giderler ve orada sac etini bir güzel yerler. Bekir Turan,

Tokmak Ali’ye adamını gönderir. Saç etini getirmesini söyler. Tokmak Ali sac’ın gittiğini  söy-

ler.Bekir Turan Koşa koşa fırına gelir. Tokmak Ali’ye durumu sorar. Tokmak Ali;

– Ben Fehmi Çavuşla bir hizmete gitmiştim Halil sacı senin adamına vermiş der. Bekir Turan

kime verdin diye sorunca Doksan Halil falana verdim. Kapının eşikliğinde falan vardı der.

Bekir Turan Durumu anlar.  Yumurtacı Mehmet amcadan bir sepet yumurta alır. Sepeti geti-

reyim der.Karacaören’e yola çıkar. Bahçeye varır.   Bakar ki sac bitmiş. Yumurtaları Fehmi

Çavuş ve arkadaşının üzerlerinde kırarlar. Üzerleri yumurta ile kirlenen Fehmi Çavuş ve ar-

kadaşları UÇURUMUN KENARINDA DA OLSAN SIRF HAYATA GICIKLIK OLSUN DİYE

GÜLÜMSE fikri ile devamlı gülerler. Bekir Turan’ı iyice çileden çıkarırlar. Önemli olan Bekir

Turan’ı kızdırmak ve zor durumda bırakmaktır. Bu şakalardan sonra yine arkadaşlıkları de-

vam eder. Karacaören’den dönerler. Bekir Turanın dükkana gelirler ve ”Bekir yemeği yedik

şimdi de bir kahve ısmarlada güzelce içelim artık?” derler.

Bekir Turan’ın cevabı malum;

-Len deyuslar bana yeniden yemek yaptırıyorsunuz. Valla davetli değilsiniz. Gelmen der….

Bir gün Bekir Turan, Sinan Ali, Dr.Ahmet, Fahrettin Abi, Avin’li Hasan, Tokmak Ali, vs.

altı yedi kişi ferfine verirler. Fakat Fehmi Çavuş’a Haber vermezler. Fehmi Çavuş haber alır

bir arkadaşı ile gelir. Bakar ki arkadaşları sacın başına oturmuşlar boğaz harbi ediyorlar.

Fehmi Çavuş der ki;

-Len bende Fehmi isem bu yemeği size zehir etmez isem….der. Kapıyı açar fırına girer.

Tezgahın ortasında  yemek yiyen Sacın başındaki arkadaşları bakarlar Fehmi Çavuş

buyur etmezler. Fırının yukarı çıkalan merdivenden Asım ağır ağır inmektedir. Fehmi Çavuş

cebinden 50 lira çıkarır Asım’a gösterir.

-Atla jo der. Asım, Tokmak Ali’ nin merdivenlerden  tezgahın ortasına tam sacın içine atlar.

Yemeğin yağları etrafa sıçrar. Herkesin üzeri yağ olur. Bekir Turan’ın tavrını siz tahmin

edin. Orada bulunanlar Fehmi Çavuş’a her şey derler.Fırının önünde yemek yiyen Emin

ustanın Hasan amca..

Fehmi ne yaptın. Yemeğin içine ettin. Bunun nevalesini ben hazırlamıştım. der.Fehmi Ça-

vuş bakar. Kambersiz düğün olmayacağını hala anlamadınız mı…der.

 

Fehmi Çavuş’a eniştesi Dinar caddesindeki arsanın parasını al diye telefon eder. Fehmi

Çavuş avukattan 750.000.000.TL. parayı alır. Günlerden Pazartesi’dir. Fehmi Çavuş gazete-

ye sarılı para ile Etçi’nin dükkanın yanına Bekir Turan’ın dükkanın karşısına gelir paraları

gazete kağıdından çıkarır masaya serer.

-‘‘Hayra ödüç para verilir. Hayra ödünç para verilir’’ diye bağırır. Bekir Turan’ın o gün yatacak

 

parası vardır. İstese bir şey der, diye istemez ama Paraya sıkışıktır. Gelen geçen Fehmi Ça-

vuş’a bakar, ama kimse bir şey anlayamaz  ‘‘Hayra ödünç para verilir. Zamanında geri ver-

mek üzere hayra ödünç para verilir’’ diye bağırır.Bekir Turan,  Fehmi Çavuş’u gözetlemekte-

dir. Fehmi Çavuş onbeş yirmi dakika sonra parayı tekrar gazeteye sarar. Etçi’nin dükkana

yönelir. Bekir Turan bir şişe ispirtoyu alır koşar, Fehmi Çavuş’un üzerine Etçi’nin dükkanın

eşikliğinde  döker. Çakmağı alır tam yakacak iken bir köylü Bekir Turan’ı tutar. Fehmi Çavuş

döner bakar ki Bekir Turan. Bir şey diyemez Bekir Turan  Fehmi Çavuş’a derki;

-Para ile ne caga satıp duruyorsun lan…..der.

Fehmi Çavuş ve arkadaşları Karacaoğlan’da (kaplıcaya dönüşteki kırcı benzinlik) eğ-

lenmeye giderler. Muhabbet kırıla gider. Fehmi Çavuş Tokmak Ali’ye takılır durur. Tokmak Ali

resmi elbiseli olduğundan Fehmi Çavuş’a kızar.

-‘‘Fehmi Fehmi amirliğin burada sökmez.Her yere resmi elbise ile de gidilmez’’der. Ve zabıta

amir şapkasını yere atar. Fehmi Çavuş’ta Tokmak Ali’yi havuza atar. Sonra arkadaşları ile çı-

karır. derki;

-‘‘Len biz seni havuza attıksa ıslan mı dedik. Ne bu sırıl sıklamsın’’der ve yanına oturur.

Meret şişede durduğu gibi durmaz, ama kavga yok, kızma yok, dedikodu yok, mesele uza-

maz. Sadece küçük bir şaka. Yine beraber döner gelirler.

Yazımızda adı geçenleri, kast ettiğimiz kişileri bir çoğumuz tanır. Onların her hareketi

muzipti. Onlar hergün bir birlerine şaka yapmadan akşam olmazdı. Akşamsa sabah olmaz-

dı. Biz onların argoya biraz uzak taraflarını kaleme aldık. Onları şiirleştiren paşamız bakın

ne diyor. Delisiyle, akıllısıyla bir hoştur, Fazla anlatmaya da pek gerek yoktur. Ne söylersem

artık hepsi boştur. Herşeyi anlatmak zaten zordur. Sonunu çabuk getir, haydi coştur, Renkli

kişileriyle de güzeldir SANDIKLI!….

Uzun çarşı HASAN ALİ’nin naralarıyla çınlıyor. Pazar yerleri ALOS’un manileriyle inliyor.

Kahvelerde herkes FEHMİ ÇAVUŞ’un hikayelerini dinliyor. Hala herkes YİRİK BEKİR’in de-

yişlerini belliyor. Hastalar da DOKTOR AHMET’i bekliyor. Tüm insanlarıyla güzeldir

SANDIKLI

Em.Korgeneral Hasan KUNDAKÇI            (Diyarbakır -1995)

 

Şimdi insanlarımız televizyonlarda başkalarının şakalarına gülüyorlar. Hatta her şaka

izleyenlere gülünç bile gelmiyor. Şu tv. çıkalı şakalarında güldürü tarafıda nezeldi. Eskiden

ne insanlar yaşadı. Her hayat bir hikayedir. Ama onlar hep erken gittiler. Ruhları şad olsun.

Ali Özeski hakkında:

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Blue And Black WP Theme