MEKTUP
15 Kasım 2012
11:24
992 Kez Okundu

Cezmi & Galimen

 

Gümrük ve Tekel eski Bakanı (1978-79) Tuncay Mataracı, bakanlığı döneminde bir vatandaşımız Mataracıya bir mektup yazar. Mektupta Sayın Bakanım ben ömrümde hesapladım. 155 ton içki içmişim. Ömrümü kazancımı Tekele yatırmışım. Bir memur 25 yıl çalışırda emekli olunca ikramiye alır. Öyle değil mi? Bizde bunca yıldır Tekele hizmetimizden bir ikramiye, ödül verilmeyecek mi? diye yazar. Kendisine intikal eden bu mektup için Sayın Mataracının bu durum hoşuna gider. Bu vatandaşın ödüllendirilmesini ister. Bu istikamette talimatını da verir. O zamanlar bu durum gazetelere de intikal edince. Bu haberi gazeteden okuyan Galimenin Ali Abi gazeteyi dürüp büktüğü gibi soluğu Cezmi’nin lostra dükkânında(ayakkabı boyacısı dükkanı) alır.

Gazete haberini Cezmi’ye aheste, aheste okur. Cezmi

-Lee bizde oldum olası milli piyango bileti alıyoruz. Doğru dürüst amortiden başka bir şey çıkmadı anasını satan(?) bizde bişi yazalım Galimen deyince, Galimen

-Yazalım tabi Cezmi der.

Cezmi hemen işi bırakır, peştamalı çıkardığı gibi kırtasiyeye koşar. Bir kâğıt bir de zarf ile geri döner gelir. Kâğıt ile zarfı Galimenin önüne kor.

-Yaz Galimen yaz. Yaz da bu gün postaya verelim. Bakarsın göl yoğurt tutar mı tutar anasını satan(?) der.

Galimenin Ali kâğıda düzgünce başlar yazmaya.

‘’Aklım ereli yemedim içmedim her çekilişinde deste, deste biletler aldım. Ama ne yazık ki ara sıra amortiden başka bir şey çıkmadı gitti. Milli Piyangonun slagonun da diyorsunuz ki ‘Milli piyangoya yar olan mutlaka bir gün bahtiyar olur. Ama biz ne bahtiyarı yahu, bedbaht olduk. 25 sene hizmet eden bir memur/işçi emekli olunca ikramiye alıyor da bize niye bir ikramiye/ödül verilmiyor.’’ Diye güzelce Galimenin Ali amca döşenir yazar. Mataracının şo adamı ödüllendirdiğini de emsal gösterir. Zarfın üstünü de yazar. Zarfı alan Cezmi hemen postaneyi bulur. Dönüşünde Galimen bu sefer 12 den vurduk galiba.

Valla öyle hissediyon. Öyle bakma Galimen. İçime güneş doğdu gibi…

Derken 20/25 gün mektuba dayalı bir hayat ile geçti günlerimiz.

Ayını doldurmadan cevabı yazı gelir. Zarfta milli piyango yazınca Cezmi beni aradı buldu. Eli ayağı titriyo. Bir serçe gibi kalbi yerinden uçuverecekti. Galimen galimen diye büyük umutlarla zarfı verdi.

Büyük heyecanla ve telaş içinde zarfı açtık. Ulen bende heyecanlanmıştım. Allah var ya cevap falan beklemiyordum. Muhabbet olsun dedik. Yazmıştık. Zarfı görünce aşırı ümitlendim. İkimizde kanatlandık sanki uçuyorduk.

Hâsılı özetle şöyle yazmışlar.

‘sayın mayın cevabı yazınızdan sonra ‘’Mili piyango bileti size doğru yanaşmış. Çıkmaz, çıkmaz demeyin Bilet almaya devam edin.’’  Sonunda İsim imza müdür. Diye yazıyordu.

Cevabı okuyunca ikimizde kıçımızın üstüne düştük sanki.

Cezmi’ye dedim ki;

-Cezmi bu mektubu saklayalım. Birkaç sene sonra hani yanaşmıştı. Daha ucu bile gözükmedi nerede bu diye yazarız dedim. En azından hatıra deyince Cezmi sinirlendi. Sinkaf, sinkaf konuşa, konuşa kâğıdı yırtık attık.  O zamanlar insanlar her şeyden kendine pay çıkarıyordu. En azından eğlenmek için. Vakit geçirmek için.

Cezmi  ile cevabı mektup gelesiye kadar ne umutlar kurmuştuk. Gündüzümüz gecemiz mektupla geçti ne hayaller kurmuştuk.  Ne muhabbetlere vesile oldu. Cezmi o şimdi gerçek dünya da…

Anlatan : Galimenin Ali ŞAKAR emekli.

Hayallerle yaşanmaz ne kadar tatlı olsa da.

Gerçeklerde çekilmez tatlı hayaller olmasa.

Zaman bir su gibi akacak.

Her hayal yerini bir gerçeğe bırakacak.

Öneri ve katkılarınız için: aozeski@hotmail.com

Ali Özeski hakkında:

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Blue And Black WP Theme