MOLLA KADİR
09 Aralık 2012
20:14
1840 Kez Okundu

MOLLA KADİR

Mola Kadir, Beşiktaşlı idi. Maçları çok severdi. Sandıklı Afyon maçlarına devamlı giderdi. Maçı çok sevdiğinden bir gün Kaplıcada
banyo alır. Kurulanmadan giyinir. Bir arkadaşını da zorla yanına alarak beraber Sandıklı    Burdur maçına giderler.Hava çok soğuktur. Islak ıslak maçı seyrederler. Sandıklıspor /Burdursporu  yener. Ama soğuğu yiyen Molla Kadir hasta olur.
Uzun çarşının neşeşi olan molla Kadir kaplıcaya sık sık giderdi.Wolkswagen minübüs ile devamlı tanıdık tanımadık herkesin ce-
nazesine katılırdı. Niye her cenazeye  münübüsle katılıyorsun diyenlere ”ben ötemi yapıyorum.”derdi.

Kendine para lazım olduğu halde, Dükkanın önünden sıkıntılı gelip geçen olduğunda çağırır derdini sorar eğer para lazım ise çebindeki parayı ona verirdi.Bu para benim işimi görmüyor bari senin işine yarasın. Derdi.Arkadaşlarına hizmet etmeyi severdi. Sık sık arkadaşları ile ferfineler (yemekli toplantılar)düzenler. Hatta arkadaşları ile gezmeyi de çok severdi. Eskiden sinamaya gidilirdi o devamlı sinamada 46 noya otururdu.Molla kadir ve 14 arkadaşı Ramazan ayında  İstanbula Hırkai şerife ve Edirne’ye Selimiye camiine giderler. Gezerler abdest alırlar, namaz kılarlar. Selimiye camiinin bahçesinde yiyenler içenler çoktur. Rahatsız olur.  Selimiye Camisi bahçesinde oturan bir orta yaşlı vatandaşa yaklaşır. Onunla konuşmaya başlar. O adamın Edirne’li olduğunu öğrenince der ki.
”Amca sizin buralar çok zabın.” der.
Adam Anlamaz ne söylediğini. Ama Der ki”Evladım şuralarda bir yakında büfe var. Orada sabun vardır. Belki der Molla Kadirin arkadaşları Adama bakarlar. Adam büfeyi tekrar tarif eder.
Molla Kadir;
‘-‘Amca Sabun değil, zabın zabın” der.
Adam;
-”Valla evladım bilemedim ben” der. Sonra mola Kadir ”Sizin buralarda oruç tutan az. Mübarek Ramazan niye çok kişi cami avlusunda yiyip içiyorlar. Onun için insanları zabın dedim, amca deyince, Adam artık anlamıştır,  Ama üzülerek;
“-Evladım bizim buralar maalesef böyle” der.

Denizli ye mal almaya giderler alış verişi yaptıktan sonra dört arkadaş gezmeye çıkarlar.
Bu sırada Bir vatandaş tavuk kesmek için hazırlık yapar. Adam tavuğu tam kesecekken;
“- hop hop dur ”der adama.
Tavuk kesecek adam;
“- Allah Allah, ne oldu ya ”der.
Molla Kadir;
“- Olur mu ya ne yapıyorsun sen tekbir getirmeden”. Dur der Molla Kadir Arkadaşlarına
“- Arkadaşlar Hep beraber tekbir getirelim arkadaş bilmiyor herhalde yardımcı olalım der.
Dört arkadaş sıraya girerler birlikte tekbir getirmeye başlarlar. Tavuk kesen adam güler;
“–Yapmayın kardeşim kurban mı kesiyoruz. Her yanı tavuk keseceğiz
‘’Bismillahü Allahü ekber” demek yeter” Ne oluyoruz.
Molla Kadir;
“ -Hadi kes kes tekbir devam ederken” der.
Tavuk kesen adam anlar ki bunlar muziplik yapıyor, önünü alamayacak oda ”eh bari sizin dediğiniz gibi olsun”der. Sonra adam;
“-Vekiliniz olayımda keseyim mi. Keseyim mi? der gülerek.
Molla Kadir;
“-Vekilimiz olda kes,  hadi kes, hadi kes” derler. Adam tavuğu keser. Sonra bu muzip arkadaşlara teşekkür ederim der.
Molla Kadir paçaları, kolları sıvar, ulu camiye nalınlarla abdest almaya güle oynaya büyük bir zevkle giderdi. Onu görenler kendilerinde de namaz kılmak arzusu hissederlerdi.

Molla Kadir evden işe gelinceye kadar birçok dükkana takılır, Bir çok kişiye selam verirdi.
Sık sık dükkanına gelen bir arkadaşına bir gün takılır.
“-Biz sana her gün çay içiriyoruz bu günde sen bize çay ısmarla bakalım der. Arkadaşı;
“-Derhal” der ve çay söylenir. Ama Molla Kadir bu, Dükkanın önünden geçenleri çağırır Çayiçirir. Sonra hadi git artık, dükkan dar. der. Molla Kadir ara sıra arkadaşına bakar kızacak mı diye, ne arkadaşı kızar. ne Molla Kadir çay söylemekten usanır. Böyle böyle 50 nin üzerinde çay içilir. Ocak cı dayanamaz
”Kadir abi mevlit mi var. Ne yapıyorsunuz” deyince;
“-Kahveciye” Hadi gayim madem sen usandın.  Yetiversin” der. Çay paralarını ödeyen rahmetli bidi bidi Osman bu sokak varya bu sokak anasının … sokak yaa..”der.
Şarkı söylemeyi sever, herkese neşe kaynağı olurdu.
Davetlere mutlaka icabet ederdi. Hiç bir zaman kinci değildi. İnsanları severdi. Çok güzel oyun oynardı en çok bir arkadaşıyla”şen ola düğün” oyununu oynardı. Şarkı olarak ta samanyolu şarkısını mırıldanırdı.   Babasını çok severdi. Ama Amcası Alaaddin Seyman’a KRAL derdi. Amcası birçok zaman zor anında hep ona destek olduğundan onu bir başka severdi.

Molla Kadir’gil İstanbul da Beşiktaşlılar lokantasına giderler, yemek söylenir. Bu arada Dışarı da badem satılmaktadır. Badem alınır. Bazıları bademi soymadan hemen yer. Arkadaşlarından biri bademin kabuğunu soyar önüne kor, yanında oturan Molla Kadir yanındaki arkadaşın soyduğu bademleri yer. Arkadaşı bakar badem bitiyor;

“- Ne oluyoruz ya badem bitti ben yemedim “der. Molla Kadir;
“yemesini bilmeyenler hava alır der.Molla Kadir bir arkadaşından ödünç para alır. Paranın günü gelince arkadaşı gelir;
“-Hee senin parayı vermemiştik deyil mi” der ve raftan bir kağıda sarılı ufak bir paket verir.
Arkadaşı açar bakar 5 adet altın bilezik“
-Ne len bu, ne yapacağız bunu, ne olacak bunlar Molla Kadir cevaben der ki. Bana para lazım değildi.”
-Hıyar sen bekarsın evleneceğin zaman bunlar sana lazım, hiç parada biriktirmiyorsun, ben biliyorum” der Arkadaşı;
“-Bir bileziklere bakar, bir Molla Kadire bakar. Molla Kadir kararlıdır. Bilezikler kalacak

Satarsa alım satımdan zarar edeceğini bilir. Arkadaşı sıkıntısından güler. Molla Kadir ;

“-Üstüne üstlük birde derki Ara sıra bu bileziklerin üstüne bi dövme veya yarım dövme ufak büyük bir şeyler al koy biriksin der. Ara sıra arkadaşına bakar zevkli zevkli gülerde. Arkadaşı belli etmese de kızar, bunun farkına varan Molla Kadir;
“-Len sen para tutmuyorsun, Yoksa bana ne, ama sen benim dostumsun, Bu böyle olmalı,şimdi sana zor gelecek biliyorum. Sık dişini, Ben sana iyilik niyetiyle bunu yapıyorum der.Arkadaşı o gün çeker gider. Aradan biraz zaman geçer. Molla Kadirin arkadaşı daha sonra bir kaç parça altın alır bileziklerin yanına kor. Düğün yaparken o bilezikler ve o altınlar bi işime yaradı ki sorma. O zaman onun yaptığı iyiliği biz düşünemedik. Ödünç para istedi sandım. Şimdi kim bunu yapar Rahmetli Molla Kadir Dostum, nur içinde yat. seni yat ediyor.
Yokluğunu her zaman hissediyorum” dedi. (1)
Paraya hiç önem vermezdi ”Yaşam her ne ise hiç bir ağırlığı yoktur ” derdi.
Molla Kadir Kaplıcaya gittiklerinde arkadaşlarından ya önce havuza girer, ya da sonra Havuz’a girerdi. Biz onun girdiği sıcak havuza giremezdik. Soğuk suyu hiç açmazdı. Hep sıcağı severdi. Bir gün otelde havuzun yanında Aydınlı bir banka müdürünün kekeme zor konuşan oğlu vardı. Molla Kadir’in havuza girdiğini gördü. kekeme çocukta sarışın 10 yaşlarında falandı. Oda havuza atladı. Girdiği ile çıktığı bir oldu Vücudu kıpkırmızı oldu, yandı.Çocuk ağlayacak ağlayamadı. Babasına koştu. Kekeme olunca derdini anlatamadı. İyice heyecanlandı. Babası ne olduğunu sorunca Molla Kadir Müdür Bey sen oğlunu bize bırak valla iki günde konuşturacağız onu dedi. Olayı Banka müdürüne anlattı. Banka müdürü ile dost oldu. Çocuk bir daha havuza Molla Kadir var iken girmedi;
Caranların Veli amca vardı. Gazeteyi ondan alırlardı. Bazen gazetenin köşesini hususi Yırtar,

“-Veli amca gazetenin köşesi yırtıkmış amcam gönderdi değiştireceğim derdi.
Rahmetli Veli amca bilirdi Molla Kadirin muzipliğini;
“ -Defol len velet değiştirme yasak” der hiddetlenirdi. Veli amcayı çok sever onu kızdırmayı da ihmal etmezdi. Bazı kişileri de kızdırmaktan zevk alırdı.
Molla Kadir bir arkadaşı ile Trenle Denizliye giderler. İkisinin cebinde 5 lira vardır. Sandıklı Denizli 225 kuruştur.Trende lokanta vardır. Lokantaya girerler. “Sigara böreyi yiyelim mi” der ve ikisi de sigara böreyi yerler. Hesabı öderken ikisinin börek parası 4 lira tutar. Molla Kadir parayı çok bulur ve itiraz eder.  Arkadaş böregi kussam geri alırmısın. Kasiyer kaşını kaldırır. Müşteriye bozulmuştur. bir şeyler diyecektir ama…
Molla Kadir hemen Kasiyere fırsat vermeden konuşur.
Arkadaş “bu tren kaç para ”der. Sonunda hesabı öder.

İstanbuldan mal alır ambara vermek ister. Ama ambar şirketleri grevdedir. Malı bir türlü ambarlara veremez. Sinirlenir kızar o öfke ile İstanbul dan minibüs alır. Mallarını yükler. Minibüs ile Sandıklı’ya döner gelir.
İşini bilir, Yarım iş yapmazdı. Yetmiyeni yetirir, bitmeyeni bitirirdi. İstanbul’a mal almaya pazartesi akşam gider cumartesi günü dönerdi. Gittiği yere hiç boş gitmez mutlaka ekmek Leblebi, lokum kaymak vs. götürürdü.
Molla Kadir İstanbul da meşhur bir balık lokantasına gider. Yemeğini sipariş verir. Şöyle bir etrafına bakar ki herkes bıçak kaşıkla balık yiyor. Biraz bekleyince kendi yemeği de gelir.
Bıçak kaşığa ellemeden başlar elleri ile balık yemeye. Elleri yağ olunca hüüp hüp şapırt şapırt parmaklarını sesli sesli yalar arada bir. Garson gelir şikayet edecek bir şey diyemez.
Molla Kadir’de oralı olmaz etrafı hiç aldırmadan yemeğini tatlı tatlı yer. Etraftan bay bayan bakarlar ki çok tatlı yemek yiyor. Lokantadaki diğer müşterilerinde hoşlarına gider. Onlarda elleri ile yemek yemeye başlarlar. Garson molla Kadir’e ;
“Abi ne yaptın ya herkese eli ile yemek yidirdin” der.
Molla Kadir eve giderken bir bakkal arkadaşına uğrar. Bakar ki sucuk falan konuşuyorlar

Merak eder. Bir adet paket sucuk alır. Parasını sorar Arkadaşı da gramını sorar. Sonra parasını verir. “Ne bu ya eczaneden hap alır gibi paket içinde sucuk mu olur.” der… Sucuk paketlenmiş ilk zamanlardadır. Paket sucuğa bakar bakar hayret eder. Eve varır. Sucuğu pişittirir. Çocuklarına derki Çocuklar buna sucuk derler. Gramla satılıyor diye söylenir durur.

Biz önceleri bir sıgırı sucuk yaptırır. eve çamaşır asar gibi asar, kuruturduk.  Artık siz bu sucuğu  gramla alacaksınız gramla, yiyeceksiniz gayim..
Şu hale bak. ne günlere gidiyoruz ” der.
Bir gün milli maç vardır. Molla Kadir Allem gallem eder. Komşunun gönlünü razı eder.
Komşusuna tv.’yi sokağa kurdurur. Kaldırıma battaniyeleri sıralar. Sokakta milli maç yüksek
Tezahüratlar la Molla Kadir’in nezareti altında büyük bir zevk ile seyredilir.

Molla Kadir yine bir gün lokantaya gider, ne yiyip içecekleri liste yapar. Lokantacıya biz

Arkadaşlar la bu listedekileri yiyip, içeceğiz kaç para pazarlık edeceğim der. Lokantacı müşteri yok gelende pazarlık ediyor diye kızar. Pazarlıkta anlaşamazlar.  Molla Kadir gayet sakin ”eh valla sen bilirsin.”der ve çıkar. Lokantacı bakar bu herifte bir şey var der ve geri çağırır.  İstediklerini verir, yidirir içirir. Bu sırada lokanta’ya müşteri dolar. Lokantacı hasılat iyi olunca memnun olur. Molla Kadir’den hiç ücret almaz. ve der ki ”Abi sen her zaman gel dükkan senin, sen bizim uğurumuzsun.”der.

Molla kadir 4 arkadaş Afyon’a Lokantacı Eniştenin yanına giderler. Yemek yerken Molla Kadir Lokantacı enişteye kaplıcaya daha önceleri sık geldiğinden, şimdilerde gelmediğinin nedenini sorar. Enişte Zamanın Belediye Başkanına kızgınlığını belirtir. Çok zam yaptığını Kaplıca suyuna bir kütük odun mu attı da fiyatlara zam yapıyor diye söyler tabii arada birçok küfür eder. Molla Kadir Lokantacıyı devamlı konuşturur. Lokantacı Belediye Başkanına kızgınlığını belirtir durur ve her konuşması argodur. Lokantacı Belediye Başkanını tanımamaktadır.

Bu Belediye Başkanı durdukça ben kaplıcaya gelmeyecem der. Yemekler yenir. Sıra hesap ödemeye gelince. Molla Kadir ”Sayın Başkanım hesabı bi görüverin bakalım. der. Bunu duyan lokantacı Enişte Kepçeyi kaptığı gibi Molla Kadir’e Saldırır ”Ulen beni Belediye Başkanına küfür ettirdin.”Senin kafanı kıracam diye bağırır. Yüzü kızaran lokantacı Enişte Belediye Başkanından özürler diler. Mahçup olur. Belediye Başkanı lokantacıyı hoş karşılar ve Kaplıcaya zam durumunu lokantacıya anlatır. Lokantacı bir hafta sonra kaplıcaya gelir.

Molla Kadir ev yaptırdığı sırada Kasap Arkadaşına (Kurugöt’ün Mustafa) 2-3 kg. et der. Kasap arkadaşı Peştemalın içinde yaklaşık 15 kg. et yapar getirir. Molla Kadir

-Etin çok geldiğinden VAY AMAN YARABBİ der. Mustafa ben ev yaptırıryorum. Çok gelir bu et der. Kasap Gurugötün Mustafa ‘’Etin kilosu bin liraya çıkacak bulmuşken yesene’’ der.

Kadir Seyman, Kimine göre deli Kadir, kimine göre sulu Kadir, Ama o şimdi çarşının aranılan isimlerindendir. Onu tanıyanlar hayırla yâd ediyor, Molla Kadir dendi mi arkadaşlarının gözleri doluyor. Uzun çarşıda herhangi bir işyerine girseniz muhabbette Bizim Rahmetli Kadir ederdi/yapardı/hallederdi derdi. Diye sözlerin bağlandığını görürsünüz. Mollaların Kadir Çarşının gülü Uzun çarşının vazgeçilmezlerindendi. O kendi hayatını yaşadı.

”Yürek penceresinin camları kirlenmiş olanlar hayatın temiz ve duru yönlerini keşfedemezler.

Hayatı temiz ve duru yönleriyle de görmek için, yürek penceremizin camlarını sevgiyle silmemiz gerekir.”

Eeee ne demişler. Baki kalan bu kubbede sadece hoş bir seda imiş

1947 doğumlu olan Molla Kadir Seyman 13 Şubat 1992 tarihinde vefat etti.

Ruhun şad olsun. Nur içinde yat.

*********************************************************************

Ali Özeski hakkında:

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Blue And Black WP Theme
İstanbul escort