ŞALLAK AHMET
10 Aralık 2012
10:40
2259 Kez Okundu

ŞALLAK AHMET-1

Ahmet amca belediyede ilk şoför olarak çalışanlardandır. Belediyeye ait cipi kullanmak görevidir.. Bir gün işi icabı Ürküt Kınık veya Daylık gibi köylerden birine giderken Ürküt köyü girişinde bir eşek’e çarpar.

Olacak ya eşek ölür.

Olayı gören köylüler eşek sahibine haber verirler.

Ama Şallak Ahmet Amca bakar ki eşek ölüyor. Yapacak bir şeyi yoktur.

Eşek‘te kıyıdadır. Orada durmaz ve işine gitmek işin yoluna devam eder. Tabiî ki bu gidiş bir nevi kaçıştır da. Fakat çok üzülmüştür.

Şalak Ahmet amca ürkütün ötesinde olan köyde işini görür. Ve geri dönüşte eşeği çarptığı yere gelince bakar ki eşeğin başında bir adam yere çömmüş öyle beklemektedir. Ahmet Amca durar. Amca ne bekliyorsun diye sorar

-Evlat şere gidecem de.der. Şallak Ahmet amca

– Eee gel ben götüreyim. Şere gidiyom. Senide alayım.

Sırtımamı bincen. Zaten yalnızım. Beraber gidelim. Gel gel der.

Adam cibe biner. Hay Allah senden razı olsun. İyi oldu arkadaş sağ ol. der. Köylü.

Şallak Ahmet Amca sorar.

-Hayrola şehirde ne yapcan. Amca ne işin vardı. Deyince  köylü

-Yahu arkadaş Benim Eşeği Şallak Amat diye birisi çarpmış. Eşek öldü. Belediye reisine gidcem. O şallak Amat denilen adamı şikayet edecem. İnsan dikkat etmeli canım çarpa çarpa benim eşeğimi buldu bu şallak denilen adam. Benim elim ayağımdı eşeğim. Ben o tersi tarlaya neyinen götüreceğim artık.  Ödesin kardeşim Yaa.

Şallak Ahmet Amca bakar ki köylü kendisini tanımamaktadır. Fakat çokta kızmıştır, sinirlidir. Kendisini de tanıtmayı ister ama, köylü sormadığından  kendini tanıtmaz. Birde üstüne üstlük.

Vay terbiyesiz vay eşeğini çarpmış ha. Kaçmış öylemi Diye de sorar. Sana demedi mi.  İnsan özür diler. İnsafsızmış insafsızmış der. Şallak Ahmet amca.

Şallak Ahmet Amca ile köylü konuşa konuşa Sandıklıya gelirler. Fakat Şallak Ahmet amcanın içini kurt yemektedir. Köylüye Şallak Ahmet benim diyecektir. Ama bir türlü kendini açıklayamaz. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. diye

Tatlı tatlı İşi uzatır. İkram da da bulunarak arkadaşlığı pekiştirmek ister.

-Ya amca, Valla benim karnım aç gel bi yemek yiyelim. Der.

Köylü benimde karnım aç arkadaş deyince.

Ahmet amca gel bi yemek yiyelim de gidersin der.

Şallak Ahmet amca köylü ile aşçı dükkanına giderler. Karınlarını doyurur. Bu arada da muhabbeti koyulaştırırlar. Fakat Ahmet amca kendini tanıtamamanın sıkıntısı devam etmektedir. Şallak Ahmet amca

–          Arkadaş yemeği yedik. Gel bide şurada çay içelim der. Birer çay içerler. Derken birer

–          daha derken üçer çay içerler. Köylü Ahmet Amcayı sevmiştir. Hem Ahmet amca onun karnını da doyurmuş çok tatlı bir muhabbetleri de olmuştur.

Şallak Ahmet amca Dayanamaz ve sonunda köylüye döner der ki.

–          Ya arkadaş sen bana niye arkadaş senin adın ne diye sormuyorsun. Senin eşeği çarpan benim. İnan ki bilerek olmadı zaten yavaş ve dikkatli gidiyordum. Eşeğin birden önüme çıkıverdi. Kurtaramadım. Der.

–          Köylü bakar bakar

Vallahi bu kadar muhabbetten sonra seni şikayet edemem. Yemeğin de içtiğimiz çaylarında hatırı var. Demek sen şallaksın haa.. Vay bee der.

Bak şallak Amat  iki lokma nasibimiz varmış ta köyden seninle buraya kadar geldim. Müsaade et ben şu köylülerimle köye döneyim.

Bir eşek için seni şikayet edemem. Zaten bir kasıtta olmadığını anladım. Sende iyi adammışsın. Bir eşek sayesinde bir dost kazandık. Buram buram terliyordun, Sıkıntından anlamalıydım. Ah Eşek kafam Ah der.

–           Hadi Allah’a ısmarladık der ve ayrılır. Tatlı dili olanların dostu her gün biraz daha artar. (not bu olayı bir başka arkadaşı sorkuna yumrucaya gitti diye anlattı.)

ŞALLAK AHMET -2

Şallak Ahmet amca 1960’lar da yine belediyede cip şoförüdür. Zamanın Belediye başkanı veya bu görevi ifa eden vekil yetkili Ahmet Efendi cipi hazırla bi kaplıcaya gidelim der.

Şallak Ahmet Cipi hazırlar Belediye Başkanı gelir biner ve yola çıkarlar. Cipte iki kişilerdir.

Zamanın belediye başkanı, biraz yol alınca konuşur

Ahmet Efendi falan şahsı tanıyor musun?

Beyim fazla bir mesaimiz olmadı. Yakinen bir ünsiyetimizde yok der.

Peki, filan adamı tanıyor musun?

Bizim alt mahallemizdedir. Fazla bi merhabamız yoktur.

Falan şahsı biliyor musun?

Biliyorum beyim fakat samimiyetimiz olmadı beyim. Der

Belediye başkanı 7/8 şahıs sorar fakat hiç birine net cevap vermeyen Şallak Ahmet’e kızan Belediye Başkanı,

Bak Ahmet Efendi Niye cevap vermiyorsun.

Ne demek samimiyetim yok, yakinen ünsiyetimiz yok, Aşağı mahallede filan diyorsun.

Hep kaçamak cevap verip duruyorsun

Sen buralı değimlisin? Tanımıyor musun bu adamları

Kızdırma beni, senin kıbleni değiştiririm bak. deyince

Şallak Ahmet Amca her şey bir tarafa son söze çok alınmıştır.

Bak amirim ben senin istihbaratın değilim. Ben kimseyi de gammazlamam/ispiyonlamam/kimse hakkında da sana iyide demem kötüde tamam mı? Sen yarın çekip gideceksin ama ben o insanlarla beraber yaşayacam. Şimdi sana kem bir söz edersem yarın o insanların yüzüne nasıl bakarım.

Benim kıblem güneyde kabe hadi nasıl değiştireceksen değiştir. Der ve

Cip’i kaplıca yolundan Kırkpınar yönüne doğru tarlaya sürer.

Cip tarla da biraz gidince toprağa gömülür. Hareket etmez.

Belediye Başkanı Evladım ne yaptın salak mısın nesin Çıkar şu cipi tarladan diye bağırır.

Şallak Ahmet Amca

Hani kıblemi değiştirecektin.

– Tamam tamam vazgeçtim. Çıkar şu cipi tarladan der.

Cipin tarladan çıkması için yardım gerekmektedir.

Şallak Ahmet ve Belediye reisi beraber olurlar, Cipi tarladan zor zahmet çıkarırlar.

Belediye reisi bir daha Şallak Ahmet’e bir şey sormaz.

**********                        *************                          ********************

Şallak Ahmet’in hanımı mutfakta kullandığı kapları her gün anarmış. Mesela artan bir yemeği,

Anamın verdiği çendekli sahana koydum.

Anamın çorba tasıyla servis yaptım.

Anamın et kapına koy,

Anamın verdiği kapları,

Anamın iliyende yıka,

Anamın tepsisin de börek pişirdim

Anamın, anamın anamın ……………

            Şallak Ahmet amca bu duruma artık bir son vermek ister. Hanımının bu durumuna içerlemiştir, usanmıştır bu durumdan. Eşine bir gün rica/arz eder. Anamın kaplarını deyip durma hanım diye. Ama eşi yalan mı? Ahmet diye cevap verir. Sonra hanımının evde olmadığı, bir gün hanımının anasının evinden getirdiği tüm kapların yerine bakır kalaylı yepyeni kapları alır gelir. Mutfağa kor. Eşinin tüm kaplarının hepsini de sekizlik çivi ile duvara Tahta başın altına başa kaşının üstüne bir güzel çakar. Hanımı eve gelir, durumu görünce şaşar. Ahmet ne yaptın.

-Valla hanım ben bişi yapmadım. Senin ananın evinden getirdiğin kaplar yorulmuş artık izine çıkmışlar. Bundan sonra kocanın kapları vazifeyi devralmış der.

***********                                *************

Şallak Ahmet amca Belediyeden emekli olmuştur. Daha sonraları hazır kapı pencere ticareti ile uğraşmıştır. Uzun sayılacak boyda idi. Hayatı, kalın sesi ve elinde sigarası ile Aheste aheste yürüyerek yaşadı. O yonca civarında (katlı oto park) baki kalan bu kubbeye hoş bir seda bıraktı anılarıyla.. Nur içinde yat Ahmet amca

03/01/2008 ali özeski

 Boynunda bir heybe, iyi lafları bir gözüne,

 Kem lafları bir gözüne koy.(Tabiatını seveyim.)

 

 

Ali Özeski hakkında:

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Blue And Black WP Theme