YIKIK ÇEŞME
27 Aralık 2014
12:10
869 Kez Okundu

Bu gün geçmişe bir yolculuk yapalım.

Bir hatırayı yâd edelim mi?

YIKIK ÇEŞME

Gazi Süleyman ŞAHİT oğlu, USTA Hacı Ahmet ŞAHİT *1, Ahmet amca, ‘’bugün geçmişe bir yolculuk yapalım, Bir hatırayı yâd edelim mi?’’diye söze başladı.  Babam rahmetli bize anlatmıştı. Ben de size anlatayım dedi.

Çok oluyor oradan geçerken çeşmeyi göremedim. Çocuklara sordum buradaki çeşme ne oldu sonra gösterdiler, yarısı toprak altı olmuş. Baya bi duygulandım. Sana anlatayım sen meraklısın dedi. Ahmet amcanın anlattıklarını, biz de yazmaya gayret ettik.

Ağustos ayı sanırım. Tarla işlerinin, ekim biçim hasadın, yoğun olduğu günlerdi. Bir taraftan da İstiklal harbi günleri idi. Düşman Yunan Ordusu, Sandıklının garb(batı) tarafından gelip şimalen(kuzey) devam ederken bu geçiş sırasında Sandıklıyı top ateşine tutar. Ofis caddesinde bulunan çeşme isabet alır ve yıkılır.

Görenlerin hatırası ise’’Rahmetli Şerif Ninem’in (1307-1970) yaşadığı -gördüğü olay: Harmandan gelirlerken Yunan ordusunun Koçhisar yanından attığı top Yıkık Çeşme önüne düşer. Çeşme yıkılır, orada geniş bir çukur açılır. Ninemgil çok korkarlar, hızlı hızlı eve gelirler, kapıları kilitlerler.’’ *2

Bu durumu gören Sandıklı halkından o zaman da şehirde bulunan yaşlı erkek, sakat ve yaralı kimseler, kadın, kız, Çoluk çocuk, savaş artığı kimler varsa artık, imece usulü en kısa zaman da malzeme (taş, harç, çamur vs) temin edilir. Halktan eli yakışanlar çeşmeyi tekrar yaparlar.

Halk arasında, Ofis caddesinde bulunan bu çeşmenin ismi, o gün bu gündür ‘’YIKIK ÇEŞME’’ olarak söylene gelir. Artık suyu da akmaz oldu.  Ne yazık ki atalarımızın çok zor zaman da ve çok zor şartlarda yaptığı bu çeşme şimdi yolun yükselmesi nedeniyle yarıdan fazlası toprak altında kaldı. Kim bilir o yıkık çeşme başında, Kimi bir tas su içti, oturdu bi nefes aldı. Kim ne yazmış okunmuyor taşın da? diye mırıldandı. Benimse mazinin hatırı gelir aklıma Bizim sıgır sürümüz oradan geçerken ‘’Yıkık Çeşme’’nin suyunu içerdi. Bağı, bahçesi ya da tarlası vidin gırında olanlar ‘’Yıkık Çeşme’’nin önünden geçer suyunu içer ya da şırıltısı ile yoluna devam ederdi.

Dedim ki Hacı Amca ‘’vidin gırı’’

‘’Bi du(r). O bi sonra ki mevzu olsun’’ dedi. Ahmet amcanın hüzün akıyordu gönlünden…

Ahmet amca; Eski çeşmelerimizin bu suskun halleri yine de bizlere bir şeyler söylüyor. Yüzlerinde terk edilmişliğin buruk hüznü olsa da, lisân-ı halleriyle insanlara ve şehrin sağır kulaklarına yine de bişiler haykırmaya devam ediyor, lakin onların bu sessiz çığlığını duyan var mı?

‘’Terk edilmiş, unutulmuş Eski zaman çeşmeleri

Ölümsüz bir uygarlığın, Ölümsüz kitabeleri,

Sonsuzluğun mezar taşları Çeşmeler” (S. Karakoç)

Temmuz 2010 (aozeski@gmail.com)

1*Gazi Süleyman ŞAHİT oğlu, USTA Hacı Ahmet ŞAHİT Hisar Mh. Mukimi, Emekli

2* H.Hüsrevoğlu

Not: Yıkık Çeşmenin Resmi En Kısa Sürede Eklenecektir.

Ali Özeski hakkında:

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

sikiş
Blue And Black WP Theme