YİRİK BEKİR
19 Aralık 2012
15:43
2649 Kez Okundu

bekir2

Sabahleyin işe geldiğinde çay’dan hemen sonra Mehmet Efendi kahvesi içilir.

Mehmet Efendi kahvesi İstanbul’dan özel getirilirdi. Kolay kolay başka kahve içilmezdi.

Saat 11’re yaklaştımı öğle yemeği hazırlıkları başlardı. Öğle yemeği mutlaka saç/göveç olmalıydı.

Bazen gönüllü finansör bulunurdu. Komşu doktor hanımdan bazen hüccet istenirdi. Oda itiraz

etmez verirdi. Bir keresinde Aşağıdan doktor hanıma seslenir.

-Doktor hanım, Doktor hanım. Bayan doktor bakar. Yirik Bekir der ki;

“- Bizim hüccet..”Doktor hanım ;

“-Tamam tamam. Ama bu sefer bende gelecem. der.

Yirik Bekir;

-Geel  der.

Saç pişirilir gelir. Avane tamamdır. Doktor hanımda o gün çağrılır. Yemek başlarken  Yirik

Bekir; ”Kım” oynayarak bugün bu yemeği yiyelim  ki, sürçi lisan olmasın. der.

Ramazan ayı geldimi dolu dolu yaşanırdı. Özellikle ikindi vakti geldimi sulu şakalar olmalıydı. Kovalar su dolar, hazır beklerdi. Mutlaka birileri ıslatılacaktı. Yirik Bekirin dükkanın önünde çeşme vardı. Cuma günleri ve Ramazan günleri bol  bol su ile abdest alınırken Amentü okuduğunu komşular duyar, Bekir abdest alıyor. derlerdi. Bazen takunyaları giyer kolları, paçaları sıvar -takıdık takıdık takıdık- Ulucamiye giderdi. Giderken Bekir abi diye çağırırlardı.-‘Sünneti kaçırttıracaksınız’ diye, uğramazdı.

 

Bekir Turan, üç aylar başladığında kuru üzüm sohbeti kurmazdı. Üç ay ara verirdi. Teravih için cami gezer. Özellikle Kaplıca, Avin, Koçhisar, Karacaören, Mırtad, gibi yakın köylere de gidilirdi. Teravihi hızlı kıldıran hocaları severdi. Eğer hoca yavaş ise, hocaya öksürerek veya namaz arasında  seslenerek hızlanmasını söylerdi. Bir defasında hoca Teravih namazını yavaş kıldırınca namaz arasında ”hoca nalını yersin haa tetik ol”  derdi.

Bekir TURAN ilçemizin en renkli simasıdır. Bütün daire amirleri, Başkan, Hakim, He-

kim, kaymakam, Vali, Ankara’da ki bir çok bürokrat onun muhabbetinde bulunmuştur.

O zamanlar Asma Altı Büfesinde muhabbete gelenler kim olursa olsun maden suyu kasala-

rında otururlardı. Bekir Turan Maden suyu ana bayisi idi. Asma altı büfesinde ana şerbeti

yapılırdı. Sabah namazından sonra sıcak süt mutlaka bulunurdu. Sütü getiren kişiye dün

”sütün bozuk, çıktı diye takılırdı.

 

Bekir TURAN iş gören kişi idi. Akşam evine giderken mutlaka emniyete uğrar nezarette

kim var niye geldi öğrenir. eğer çıkması gerekiyorsa kefil olur o kişiyi evine gönderirdi.

Bankadan kredi çekecek kişi zorlanıyorsa. bankaya gider. işi bitirirdi. Bir keresinde inek kre-

disi alan bir şahıs inekleri alır. Ama krediyi alamaz. Bekir TURAN’a gelir abi hayvan kredisi

için müracaat ettim inekleri aldım. Parasını ödeyecem krediyi alamıyorum.der. Bekir Turan

İnekleri bankanın önüne getir ben de geliyorum der. ve bankanın önüne inekler gelir. Bekir

Turan da gelir. Bekir Turan Banka müdürüne” …len…..godumun bunlar ne inek değil mi?

İnek değilde ne lan? Niye adamın işini bitirmiyorsun. Evrakların tamam değil mi?

Babanın parasını mı veriyorsun” der. bağırarak.

Banka müdürü Valla tamam Bekir abi hemen parasını alacak tamam tamam diye özür diler. Kredi hemen orada verilir.

******************************

Ailesinde geçimsizliği olan kişileri barıştırırdı. bir çok kişiye bu hususta yardımcı olmuştur.

Birinin eşi küs gitmiştir. İş boşanmaya kadar varır.

Fakat oğlan pek boşanma taraftarı değildir. İş Bekir Turan’a intikal eder. Yirik Bekir oğlan

eviyle beraber kız evine gider. Kız konuşur. oğlan konuşur. oğlan evi konuşur kızın babası

konuşur. her şey iyi giderken kızın anası inatlık eder. Bekir Turan alttan alır olmaz üsten alır

olmaz  kızın anası barışmaya bir türlü yanaşmaz kızının gitmesini de istemez. Bekir Turan

bakar efendilik iş yapmıyor.

”Sus ….godumun karısı. kız razı, oğlan razı, oğlan evi razı, beyin razı, Cadalozluğun yeri

değil sen sus” der. ve kıza ”hadi kızım senin yerin beyinin yanı küs de olsanız barışıkta

olsanız aynı yastığa baş koyun” diyerek nasihatla birlikte evden beraber ayrılırlar.

 

Bekir Turan fakir babası idi. Sağ eliyle verdiği hayrı sol eline bile hissettirmezdi.

Yeşil taze nohut’u çok sevdiği gibi, Sigarayı da çok severdi. Genelde uzun Maltepe içerdi.

*********************************

Yirik Bekir  eve bir hizmet için zorluyu gönderir. der ki;

“-Zorlu yengene bek fazla bakma ha tamam mı?  Ayıp len yengen olur der.

Zorlu sinirlenir eli ayağı titrer

”Valla abi bakmıyorum. Eve girerken yere bakıyorum. kafamı kaldırmıyorum. der.

Bekir  Turan Eh madem az bak deyince Zorlu iyice kızarır.

********************************

Bekir TURAN’ı yeni gelmiş bir doktorla tanıştırırlar. Doktor da muzip birisidir. Bir kaç geldikten sonra. Bekir in arkadaşları doktoru ayarlarlar.

Doktor Bekir Turan’ın dudağına elini uzatır. Bekir amca huylanır ne oluyoruz diye sorunca Doktor;

“-Bekir bey bir ara uğrayın da dudağınızı dikeyim der.

Bekir TURAN;

“ -Len git …..godumun …… sen git karının …dik’ der. Doktor bozulur. Yirik Bekir’i tanıtmışlardır ama, bu kadar çabuk sert cevap vereceğini tahmin etmemiştir.

 

Bekir Sıtkı TURAN 1937 doğumlu çocukluğu gençliği ve son devri hep macaralı bir ha-

yatın sahibidir. Onu böyle yazmak zorunda  kaldık. Hatta yazamadık. Onun  hayatı  onunla

yaşayanlarla yaşanır. Yazılmaz yaşanır denir ya.

Bekir sıtkı TURAN ve avenesinin şakalarını şimdi birilerine yapılacak, olay Adliyelik olur.

inanın kan çıkar. denir ya, işte öyle.

Ama komşuları ondan memnundu. Ama yeri  dolmadı.

Yaptıkları hep şakalarda kaldı. Gerçekte, şakalarının yeri yoktu.

Hayatta kalan bazı dostlarıyla, muhabbetimizde hepsinin gözü doldu.

13/10/1986 tarihinde vefat etti.

Ruhum şad olsun Bekir Sıtkı TURAN. Kabrin cennet olsun.

 

Ali Özeski hakkında:
"YİRİK BEKİR" yazısına 3 yorum yapılmış
  1.  
    misafir

    yazılarınız çok güzel bu bahsedilenler kaç yıl öncesinin konuları okudukça geçmişe gidiyorum saygılar elinize kolunuza sağlık.

    •  

      DEĞERLİ OKUYUCUM; BEKİR TURAN 86 DA VEFAT ETTİ. OLAYLARDAN BU TARİH ÖNCESİDİR.

  2.  

    Değerli hemşehrim Ali Özeski’ye çok teşekkürler. Sandıklımızın güzel simalarını anılarıyla tekrar anlatıyor kendine has uslubuyla. Okurken bizleri de eskilere alıp götürüyor bir anda. Sandıklımızın insanının her biri nevi şahsına münhasır zeki, nüktedan, anlayışle, hoşgörülü, neyin ne olduğunu iyi bilen kendine güvenen bir yapıdadır, her biri leb demeden leblebiyi bilir. Kaybettiğimiz insanlarımızın ruhları şad olsun mekanları cennet olsun, yaşayanlara Allah selamet versin.

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Blue And Black WP Theme