YÖREMİZDE GEZEK 1
17 Kasım 2012
01:32
908 Kez Okundu

Gezek; gezmek anlamındadır. 8-10 kişilik, Hatta 15/18 kişilik grupların bir araya gelerek yada belli bir esnaf grubunun kendi arasında ustaların toplanarak yemek yedikleri, meslek sorunlarını, esnaftan meslek sahibi usta,kalfa çırak yada yamak gibi kişilerin varsa sorunlarının çözümlendiği yada yörenin sorunu varsa konuşulduğu kalan vakitte de oyunların oynanarak eğlenildiği etkinliklerdir.

Gezek gurubunun sırayla birbirlerini gezmeleridir. Gezek Alemlerine Sandıklı’da Ferfine yapmak da denilmektedir. Bizim edinebildiğimiz İlk bilinen ferfine bilgisi 1850’li yıllardandır. O yıllarda ‘’ekmek evi gezme adeti ‘’olarak bilinir. Gençler arasında her hafta bir evde toplanıp ‘’yemek yecez, ekmek yecez’’ derlermiş.  Ayda bir kadın oynatırlarmış. Bu kadınlar sakilik yapar. İçecek dağıtır. Oynaması istenende kendi isteği olursa oynarmış. Daha sonra bu gelenek kadınsız olarak devam etti.

Gezeklerinde kendine has kaideleri vardı.

Arkadaşlar için ev halkından biri gözüyle bakılırdı. Arkadaşımız bizde ehlibeyt’ten biri sayılırdı.  Bu kollarda bulunanlar için arkadaşın annesi kız kardeşi eşi diğerinin kız kardeşi olarak bakılırdı. Ehlibeyt’ten derdik. Aramızda namus hariç teklif olmazdı. Kem gözler aramızda barınamazdı. Menfaat güdenler hemen seçilirlerdi. Biz onlara da bişi demezdik. Yanlışlını gördük mü çağırmazdık. Onlarda gelemezdi zaten. Bencillik gezek’in içinde barınmazdı. Yaran kolu düzce gerek. Birimiz hepimiz hepimiz birimiz içindir. Ara sıra katılanlar kaidelere uymada zorlanırlar. Şakaları idrakte geri kalırlar. Gezek kolu birbirini iyi tanıyan kişilerden oluşurdu.

İkramlarda örf ve adetlere dikkat edilmeli, aşırılıktan kaçınılmalıdır. Gezekte geceden konuşmalardan eğlenceden ve yemeklerden memnuniyet belirtilmeli. Çok güzel oldu gibi iltifatlardan sonra mutlaka ev sahibi tekrar beklerim diyerek kapı her zaman açık bırakılırdı.

Bir arkadaşın gezek toplantısı için eve toplantıya gidemeyecek kişi mutlaka haber verir mazeretini bildirir izin alırdı. Misafirlikten memnun olduğunu belirtmeli, tekrar gelmeleri istenmelidir. Geleneğimizde  ”misafir on bereketle gelir, birini yer dokuzunu hane sahibine bırakır” demişlerdir. Peygamberimiz ”Kim Allah’a ve ahret gününe iman etmiş ise misafirine ikram etsin…’’ sözü gezekte düstur olarak kabul edilir ikram etmek güzeldir denir fakat aşırı olmadan yapardık.

Yaranlar olarak Hepimiz birbirimize misafiriz. Misafir aç olmayacak, ev sahibine güç olmayacak misafirliğimizi bilmeliyiz. İnsan yük olmamalı, yar olmalı, yani hizmet ehli olmalıdır.

Gezek gününe ev sahibi veya fertlerden birisi bir dostunu getirmek isterse bir hafta öncesinden haber verir gezek üyelerinin hepsi onaylarsa gelebilirdi. Yoksa bu benim arkadaşım getirdim diye getirmek olmazdı. Gelecek kişiyi sorumlu kim ise (başkan çavuş, değnekçi) o çağırırdı.

Gelen arkadaşlarda zaman zaman dostun evine boş gitmek değirmene buğdaysız gitmektir der boş gelmezlerdi.

Eline, diline, beline sahip ol düsturu ile oturup kalkmasını söz söylemesini, yemesini, içmesini, bilgi edinmesini, sanat edinmesini insan toplumda öğrenir. Görerek, yaşayarak öğrenir. Bizim arkadaşlarımız toplum içinde güçlü, güvenilir olmak, topluma faydalı birer birey olmak için eksiklerimizi gidermek için birbirimizi uyarırdık, ikaz ederdik. Teklifler edilir kimse kimsenin teklifini kırmazdı. Zaten tekliflerde geri çevrilecek şekilde olmazdı. Cezalandırmak gayemiz değildi.

Ceza verilecekse kılı kırk yarardık, verilen cezadan da dönülmezdi. Verilen cezalar onur kırıcı olmazdı. Gezekteki başkan çavuş değnekçi (her ne ise yöreye göre bu ad değişir) görev ve ceza verirken gezek ekibinden fertlerini bıktırmamaya, üzmemeye dikkat edilmelidir. Ceza alan kişi mutlaka gereğini yapar cezasını çekerdi.  Af etmek Allaha mahsustu.

Gezek dedikte eskiler kışın evlerde baharın/yazın ise Ulupınar da, Sazak’ta gezek gezi yaparlardı. Yalnız kışın gezek gurubu başka, yazın baharın gezek gurubu başka isimlerden oluşurdu. Kışın grup kalabalık olurdu. Yazın ise üç/dört, bilemedin beş kişi olurdu.

Yemek hazırlanır genelde güveç olurdu. Kuru üzüm sohbeti dediğin baharın/yazın olurdu. Yazın çalgı olmazdı. Yer içer orada da muhabbet güzel olurdu.

Şimdi gezekleri yaran meclisleri kurarak yaşatmaya çalışılıyor. Televizyon programlarında bazen denk geliniyor izliyoruz. Eskiye benzetmeye çalışılıyor. Toplama kişilerle gezek yada yaran o kadar olur.

Ali Özeski hakkında:

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Blue And Black WP Theme