YÖREMİZDE GEZEK (3)
14 Ocak 2013
13:15
1416 Kez Okundu

Bu gün gezekte oyunlar konusunu ele alacağız.

Gezeklerin önemli unsurlarından birisi de oynanan oyunlardır. Gezek fertleri zaten hemen hemen aynı yaşta, birbirlerini iyi tanıyan kişlerden oluştuğundan oyunları da zevkli olur. Bu tür oyunlar hoşça vakit geçirmek için oynandığı gibi ceza olarak da uygulanmaktadır. Gezeklerimizde oyun zamanı en kısa ve az olan zamandır. Gezekte muhabbet açıldı mı zaman akar gider. Bakmışsın sabah ezanlar okunuyor. Abdest alır sabah namazına gidilir. Namaz sonrası ise evlere giderdik.

Oynadığımız oyunlardan bazılarını sayacak olursak;

Fotoğraf çekme: Oyun sonrası verilen bir cezadır.Genellikle köylerde köy odalarında daha çok bilinir/oynanır. Cezalı bir kimse dizleri üstüne oturtulur. Başına bir ceket örtülür. Fotoğraf nasıl olsun gibi sözlerle cezalı kişi oyalanırken sobanın karasından alınarak belli etmeden ceketin kolundan sokularak karalı el ile kişinin yüz hatlarında gezdirilerek fotoğraf çekiliyormuş gibi yapılır. Çok güzel fotoğraf oldu denilerek ceket kaldırılır. Kişi yüzünün kapkara olduğunun bazen eve varınca farkına varır.

Düz Duvara Tırmanma: Genellikle gezek toplantılarına ilk kez gelenlerle oynanır. Gezek grubundan birisi ben düz duvara otururum diye iddia eder. İlk itiraz gezeğe yeni katılan meraklılardan gelir. Hiç düz duvara oturulur mu diye cevap verir. O zaman iddiaya girelim denir. Kişinin gözleri elle kapatılır. Tabii ki bu arada eller sobada karalanır. Bu sırada diğer kişi bir kişinin omzuna çıkarak sırtı duvara gelecek şekilde oturuyormuş gibi yapar. Gözler açıldıktan sonrası oturduydun oturmadıydın tartışması başlar. Bir şekilde konu kaynatılır. Kişiye yüzünün gözünün karalandığı belli edilmez.

Vur Abdullah oyunu: Gezekte aniden başlayan bir oyundur. Toplantı da eğer bir esneme, kişilerde bir ilgisizlik sezildiğinde başkan, çavuş hemen yanındakine (amma sağ tarafına amma sol tarafına) dizine omzuna ‘’Vur Abdullah der vurur’’yanındaki yanındakine devam eder. Ara sıra vurma işlemi ters de döner.Çok zevkli bir oyundur.

Yüzük saklama oyunu: Gezektekiler ikiye ayrılırlar. Her iki tarafın bir oyun başı sı vardır. Ortaya 15/18 adet mendil serilir birinin altına yüzük saklanır yüzüğü bulasıya kadar oyun devam eder.

Mühür:Genellikle yüzük oyununda ceza olarak kesilmektedir. Yanan bir odunun yada çakmakla fincanın altı islenir ve oyunda kaybeden kişinin alnına basılır. Eğlence bitinceye kadar silinmez. Kişinin alnında çıkan iz mühür’e benzediği için bu ismi almıştır.

Yumurta Çakma: Oyun cezalarından birisidir. Kazanan taraf şu arkadaşa bir yumurta çakıverin de yesin der. Cezalı kişi yere bağdaş kurdurularak oturtulur. Diğer kişi yağda mı olsun diye sorar. Eline aldığı bir ayakkabı ile yumurta çakar gibi kafasına vurur. Ses çıkmazsa ayakkabıyı vuran kişi cezalı duruma düşer. Yumurtayı yağda istemişse başına yağ (su) dökülür. Ayakkabı ile vurularak tuz ve biber eklenir.

Pontur Kesme: Kazanan taraf, şu arkadaşa bir pontur (Pantolon) kesi verinde giysin derler. Birisi usta olur. Cezalı ayakta ölçü için dikelir. Usta belinden kemeri çıkartarak ölçü almaya başlar. Yanında bulunan çıraklarına bel, omuz ölçülerini söyler. Onlar da yazar gibi ederek zemini hazırlarlar. Usta paça ölçülerini alır gibi yaparak kemeri ayaklarına dolar ve cezalının hiç ummadığı bir anda kendisine doğru çekerek yere sırtüstü düşürür. Genellikle zemin sert olduğundan arkaya minderlerin konulduğu da olmaktadır.

Bunların dışında ,daşlı tarla, caca, değirmen göçtü, yattı kalktı gibi oyunları sayabiliriz.

Gezeklerin düzenli ve disiplinli bir şekilde yapılabilmesi için bazı kurallar konulur. Bu kurallara uyulmasını sağlamak için birde başkan seçilir. Başkanın verdiği ceza tartışılamaz. Hiç kimse verilen cezaya itiraz edemez. Oynanan oyunlar sonrası kesilen cezalar bazı sebeplerden dolayı o gün ertelense bile daha sonra yerine getirtilir.

Sandıklı şehir merkezinde cezalar köy gezeklerine göre biraz daha zahmetsiz ve hafiftir. Şehir merkezinde genellikle fırınla, bakkalla yada evle çözülebilecek cezalar kesilirken köylerde eziyeti çok cezalar kesilmektedir.  Hz Peygamber efendimiz (SAV) ‘Bende şaka ederim, fakat ancak doğruyu söylerim.’’ Sözünü unutmamalı yalancıktan şaka veya söz hareket rencide edebilir buna azami dikkat edilmelidir. Örneğin Kızık köy gezeklerinde verilen bir ceza şöyledir;

Köyden 1/1,5 km. uzaklık da bulunan bir pınardan su doldurulup getirilmesi istenir. Diz boyu karın olduğu kış mevsiminde bu kadar mesafeyi yaya giderek su doldurup gelmek oldukça zordur. Yada buz gibi su dolu çeşme hatılına elbiseleriyle batırılması gibi cezalar verilir.

Verilen cezalarda kişinin muhabbetine, samimiyetine, ortama uyumluluğuna kişiliğine göre şaka yapılmalı, ceza verilmelidir.  Unutulmamalı ki her şakada bir ciddiyet payı olduğudur. Şaka ile verilen cezanın sonu kaka olmamasına dikkat edilmelidir. Şakada bir sanattır. Şakanı kaldıramayacak veya şaka yapacak samimiyetin yoksa şakadan kaçınmalısın. Oyunlarda şaka yapanlar karşılıklı şaka yapmazlar Karşılıklı ceza verilmesini talep etmezler etmesi etik sayılmaz. Çünkü beklentiler her zaman yaralar. Olur ki sürçü lisan olur. Oyunlarda kişinin o günkü haleti ruhiyesi de önemlidir. Herkesin o geceki ortamda performansına moral ve motivasyonuna dikkat edilmelidir.

Her şey gönlünüzce gelişsin dileklerimle…

Ali Özeski hakkında:

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Blue And Black WP Theme