KARA HABERİN KARASI
01 Ocak 2013
12:31
3078 Kez Okundu

Bolvadin’in mutfak litaratürende Kara Haber  yaprak sarmasının adıdır.Bu mübarek yemek, sarılarak yapıldığı halde biz inatla yaprak dolması diyoruz.

KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Yaprak sarması ,Bolvadin davetlerinin vazgeçilmez yemeğidir.Sofraya konan yaprak sarması son yemek olduğunun habercisidir.Arakasından dualık olarak mevsimin durumuna göre meyve veya hoşaf gelir ve davet sona erer.

Yaprak sarması son yemek olduğu için, davetin sona erdiğini bildirdiği için kara haber denmiştir.

Deyim haline  gelerek günümüze kadar gelen bu sözcük, zaman için yanlış yorumlanmış, hiç ilgisi olmayan bir olaylarla ilişkilendirmiştir.

Köklü  zengin bir tarihi olan Bolvadin doğuyu-batıya bağlayan  en önemli yollar üzerinde kurulmuştur. Tarihi Kral Yolu, İpek Yolu , Sura Yolu,önemli ticaret yolları ,sefer yolları buradan geçmiştir.10 bin yıllık tarihinde sayısız olaylara şahit olmuştur.Bu olaylarda birisi ve en önemlisi de Tarihi Surre Soygunu Olayıdır.

            Bolvadin Beyleri ek görev olarak Akşehir-Sultanönü(Eskişehir)arasındaki yolun muhafız serdarlığını da üslenmişlerdir. Bu yol üzerinde olan her olaydan sorumlu tutulmuşlardır.

1800 yılı  Sonbaharında  Hacı Alayı, Hac Faraziyesini tamamlamış, dönerken Çay ilçesinin Mandıra yakınlarındaki Sakallı mevkisinde  Kör Nakipoğlu İsmail,Kara Cehennem oğlu Kara Aslan  isimli eşkıyaların adamları tarafından soyulurlar.Bu olaydan Bolvadin Bey’i Emrullah Bey ve aslen Yalvaçlı Honamlı Yörüklerinden olan Çay Bey’i Oruç Bey sorumlu tutulur.Olayı incelemek için Bolvadin Beyliğine  Mehmet Tahir Bey,Çay Nahiyesi Beyleğine de Çengeloğlu Bayram Bey görevlendirilir.Bolvadin eski Bey’i Emrullah Ağa ve Çay  eski Bey’i Oruç Bey kalebent olarak Balkanlara sürülür.

1800 tarihinde Mehmet Tahir Bey,sürgüne gitmeyen Emrullah  Bey ve Oruç Bey’i ortadan kaldırır.Bu olayı  takiben soygunu yapan eşkıyalardan Kör Nakipoğlu İsmail,Kara Cehennem oğlu Kara Aslan ve adamları  11 Ekim 1801 günü Bolvadin’i basarlar.Çok kanlı sokak savaşları olur.Olay günü Bolvadin Kurşunlu Kervansarayı’nda misafir olan Ünlü seyyah William Francis “Asia Minor,Mesopotamıa,Caldea and Armenia” isimli eserinde çok kanlı bir gece baskını olduğunu  yüzlerce cesedin sokaklarda yattığını.Mehmet Tahir Bey’in eşkıyayı şehirden çıkardığını  anlatır.[1]

Mehmet Tahir Bey sıkı takipten sonra  07 Şaban 1230/1814 günü eşkıyayı Çay Deresinde kıstırır ,başta reisleri olmak üzere pek çok eşkıyayı öldürür.Eşkıya başı Kör Nakipoğlu İsmail,Kara Cehennem oğlu Kara Aslan’ın başlarını keserek Anadolu Valisi Ahmet Şakir Paşa’ya gönderir.Bu başarısından dolayı Bolvadin Bey’i Mehmet Tahir Bey,Padişah Sultan  II.Mahmut tarafından Anadolu nişanı ile taltif edilmiştir.

Mehmet Tahir Bey 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşına  Bolvadin Alayı ile katılmış,.Sırpistan’ın  o zamanki merkezi yakınlarındaki Çetine Kalesi kuşatması sırasında Maydos Tepesinde şehit düşmüştür.

Bu olay yalan yanış,kulaktan dolma rivayetlerle yaprak  sarması ile ilişkilendirilmiştir.Güya Mehmet Tahir Bey, Oruç Bey’i mahiyeti ile birlikte Bolvadin’e davet etmiş,misafirleri Kaymazdaki konağına,Nakiplerin odaya ve Erkmen’deki Yahnicilerin odaya paylaştırmış,büyük bir  davet vermiş,sıra yaprak sarmasına gelince misafirler katledilmiş,bu nedenle yaprak sarması tarihe kara haber olarak geçmiştir.Ne böyle bir davet, nede böyle bir katliam olmamıştır. Bu rivayet yıllarca Bolvadin-Çay arasında çeşitli nahoş olaylara sebep olmuştur. Tarihi vesikalar böyle bir olayın olmadığını yazmaktadır.Bu konu ile ilgili İstanbul Devlet Arşivinden aldığım bir vesikayı sunuyorum.Yalan söyleyen tarih utansın.

muharrem bayar kara habaerin karası

 

Çay Deresi’nde yakalanan Emrullah oğlu Mehmet Bey ve Oruç Bey’in tenkili  ile  eşkıya Kör Nakipoğlu İsmail ve Kara Cehennem oğlu Kara Aslan’ın başlarının keserek Anadolu Valisi Ahmet Şakir Paşa’ya  gönderildiğini gösterir belge[1]


[1] BOA,515/25156 (07.Şaban.1230/1814)

[1] William Francis “Asia Minor,Mesopotamıa,Caldea and Armenia” s316

Dr.Muharrem Bayar hakkında:
Şair ve yazar.1945 yılı Bolvadin doğumlu. Bolvadin Akçeşme İlkokulu (1956), Bolvadin Lisesi (1962), İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi (1966) mezunu. Edebiyat öğretmeni olarak Diyarbakır (1966-67), Adala(Salihli) (1967-68) ve Rize'de (1968-69) çalıştı. Daha sonra mesleğini Keçiborlu (Isparta, 1971-75), Sultandağı (Afyon, 1975-77), Bolvadin (Afyon, 1977-86), Sinop (1986-87), Akşehir (Konya, 1987-92) Bolvadin (Afyon, 1992-) Edebiyat Öğretmeni ve idareci olarak sürdürdü. Halen Bolvadin Anadolu Lisesi ve Müdürlüğü görevini yürütmektedir. Arapça,Farsça.Grekçe , Latince ve Fransızca bilir. Öğretmenliği yanı sıra Osmanlı Devlet Arşivlerinde ve noterliklerde Osmanlıca yeminli mütercimlikler yapar. Türkiye Yazarlar Birliği, İLESAM ve EGAY-DER üyesidir. Makalelerini Türk Kültürü, Bakış, Beldemiz (Afyon), Yeşil Akşehir, Pervasız dergi ve gazetelerinde dergisinde yayımladı. Topladığı yazma kitaplar, cönkler, fermanlar, beratlar ile çeşitli illerde sergiler açtı. 1996'da Vesikalara Göre Türkmen Aşiretlerinin İskânı adlı çalışması ile Kültür Bakanlığı Onur Ödülü'nü, 1998'de Afyon - Bolvadin'de Milli Eğitimin Tarihi ile MEB'den takdirname, yaptığı çalışmalardan dolayı 2001 FAK Türk Folkloruna Hizmet Ödülü'nü, Karekeçili Yörük Aşiretinin Tarihi ve İskânı ile Yörük-Türkmen Dernekleri'nin Türk Kültürüne Hizmet Büyük Ödülü, En iyi Araştırmacı-Yazar Ödülü, Balkan Türkleri Hizmet ödülü ile elli civarında çeşitli ödüller aldı. Yurt dışı ve yurt içinde çeşitli üniversite yer aldı. Eserlerinin tamamı değerlendirilerek “Fahri Doktorluk” unvanı verildi.

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Blue And Black WP Theme