ÇATAL HACI MUSA DEĞİRMENİ VAKFİYESİ
01 Nisan 2013
16:21
1350 Kez Okundu

Sandıklımızda pek çok vakfiye vardır. Ecdadımızın yaptığı vakfiyeler Sandıklı Tarihi içinde çok büyük yer teşkil etmektedir. Tamamen Başbakanlık Osmanlı Arşivleri Genel Müdürlüğü,  Vakıflar Genel Müdürlüğü, Devlet Kütüphaneleri ve özel koleksiyonlardan temin edebildiğim belgeler ışığında şu sonuçlara varmaktayız: İlçemiz merkez, köy ve kasabalarımızda 55 adet tekke ve zaviye vakfı, 83 adet cami ve mescit, 126 adet çeşme, 13 adet kişisel vakıf listesi ve değişik belgeleri elimizdedir. (Bunlar ayrı kitaplar olarak basıma hazırlanmıştır) 623 yıl ayakta kalan Osmanlı Medeniyetinin temeli; vakıf kültürüdür. Bu vakıflara ait eserlerin halen pek çoğu ayaktadır.

Vakıfların amacı; yaşayanların ve kurumların her türlü ihtiyacını karşılamak, yaratılmış tüm insanlara ve hayvanlara sadece Allah rızası için karşılık beklemeden hizmet etmektir. Osmanlı İmparatorluğunu ayakta tutan bu düşünce idi. Vakfiyelere ait senet, makbuz, belgelerin tümünü sırası ile yayınlayacağız. Sizlere 241 yıl önce 26.Aralık.1772-Cumartesi günlü vakıf senedinin metninde hiçbir kelimesine dokunmadan olduğu gibi transkripsiyonunu vereceğim.

Değirmenlerin toplum hayatında önemi çok büyüktür. Su değirmenleri şimdiki anlamda Un Fabrikasıdır. Çay Mahallesinden ( annem tarafımdan Musa Dedemin büyük dedeleri) Hacı Musa Efendi kendi mülkü olan değirmeni ve odasını Ramazan Bayramı’nın 1. gününde büyük oğlu Molla İbrahim yanında 22 şahit huzurunda vakfetmiş ve aşağıdaki senet yazılmıştır. Değirmen Ekdir Karyesi’nde şimdiki Karacaören Köyü’nün hemen 500 m üst kısmındadır. Buradaki kurulu köy dağılınca, halkı Karacaören’e ve Çay Mahallesi’ne yerleşmişlerdir. Ekdir adı halk arasında değişime uğrayarak Eğdir-Iğdır şekline gelmiştir. Bazılarının “Iğdır Yörüğüyüz” demeleri bu eski köyden gelmelerinden dolayıdır. Daha geniş bilgi isteyen dostlarımız “Afyonkarahisar Yöresi Türkmen Mezar Taşları-Musa SEYİRCİ” kitabında Sandıklı’da Ekdir yörükleri ile ilgili bilgi edinebilirler.

Bu ünlü değirmenin halk arasında adı “Çatal Değirmen” ya da “Hacı Musa Değirmeni”dir. Ayrıca gelenlerin ücretsiz kalacağı odası da vakfiye kapsamındadır. Sandıklı Camii Kebir’e (Ulu Cami) ve Nureddin Camii’ne (Muradin) vakfedilen değirmen gelirinin harcaması, görevlilerin yapacağı işler ve görevlilere ödeme, bu gelirden pay alacaklar ve miktarı, vakfiyenin devam etmesi, ihtilaf halinde İmam-ı Azam Ebu Hanife Mezhebi imamlarından Ebu Yusuf görüşlerine göre işlem yapılması, vakfın amacı dışına çıkılması durumunda Bakara Suresi 181. ayetine göre beddua yazılıdır.

Bu senede bağlı olarak her yıl Vakf-ı Hümayuna gerekli vergi ve diğer ödemeler yapılmıştır. Bunlara ait belgeler basıma hazır, sponsor aranan 78 sayfalık “Sandıklı Ulu Cami (Cami-i Kebir)” isimli kitabımızda mevcuttur.

camilerimiz

Basıma hazır kitabın kapağı

 

Söz konusu senet nesilden nesile geçmiş ve şu anda orijinali vakfiye sahibinin torunlarından 1932 doğumlu Nimet Özçiftçi’nin özel koleksiyonundadır. Ayrıca metnin Türkçe çevirisini yaparak vermeyi geniş yer tutar düşüncesi ile yapmadım. Çalışma sonuna küçük bir sözlük hazırlanmıştır. Senet içinde Kur’an-ı Kerim’den üç ayet verilmiş olup, anlamlarını en altta verilmiştir. Senet çok eski olduğundan bazı yerlerde kelimeler katlama nedeniyle delinmiş, okunamadığından **** ile geçilmiştir. Bu senet 1.Sandıklı Araştırmaları Sempozyumu’nda tarafımdan sunulmuş, 730 sayfalık bildiri kitabı içinde yer almıştır.

çatalhacı

Vakfiye Senedi Nimet Özçiftçi’den alınmıştır.

 

KLİŞE: Hakemtü bisıhhatihâ ve lüzûmiha hususa ve umuma min-aslıl-vakfı.***

Mühür: Kadı Muhammed Şakir

Elhamdülillah. El-vakfı âlâ külli hâl. El münezzeh anit-tağayyürü vel-intikal. Ves-salâtü ves-selâmü âlâ Rasûlihi Muhammed-el-mevsuf bi-mekârim-il-ahlâk ve muhâsinill-hisâl. Ve âlâ âlihi ve ashabihil-ahyâr ilel-yevmil-ba’si ves-suvâl. Ve âlâ men

teb’ahüm minen-nisâi ver-rical. Emme bâd. Sebeb-i tahrir-i risale-i Şer’iyye budur ki; Erbab-ı fetanet ve ashab-ı basiret ayn-ül-itibar ile ***** nazar edip o varında selâmet ve edvârında istikamet görmeyüp yakinen bilmişlerdir ki; dünyanın esası payidar olmayup ve mahal-i ikâmeti câr-ı karar değildir. Yani zıll-zail ve mûkım-i zayıf râhil olup pes,  devlet anın kim zaman sıhhat ve âvan kudretinde hayrât ve hasenâta talip ve deracât-ı âliyeye ragıb olup, makdurunu ol mugîm-i naîme ve mevcudunu makâm-ı kerime sarf edüp, rûz-i mahşerde ekser halk azâb-ı elime müptelâ oldukları zamanda,  ettiği hasenât-ı mebrure sebebi ile fevz ü necât ve bais-i neyl-i saâdet ola, binaen âlâ zâlik Medine-i Sandıklı Mahâllâtından Çay Mahallesi sakinlerinlerinden sa’day-ı mezkure sakini Sahib-ül hayrat vel hasenat ve râgıb-ı derecat vel-müberrat El-Hac Musa bin El-Hac Davut bin El-Hac İbrahim aslıhullahi Teâlâ defter-i âmâle bu inkılâb-ı ruzkâre nazar edip kâmil-i irfan-ı şâmil bildi ki; dünya keşt-ü hayrât-ı fâhire edecek bir makamdır. Dünya mezruat-ı ahiret ve fikr-i sâdat ile tefekkür edip “Küllü men aleyhâ fân” (1) hakikati vücudîne sirayet etmeden “men câe bil-haseneti fe lehü aşru emsâlihâ” (2) ayet-i keriminin manası şerifinden habîr olup evvelâ niyyet-i hâlisa ve taviyyet-i safiye ile Meclis-i Şer’i Mutahhara ve mahfil-i din-i münevvere Sallallahü Teâlâ şâriaye hazır olup vakf-ı âti-l-beyana mütevelli nasib eyledi ki; sulbi kebir oğlu Molla İbrahim zade sulehâ-i mahzurunda ikrar-ı sahih-i şer’i ve itiraf-ı mer’i kılıp Medine-i mezbure tabi Ekdir nam karye gurbinde Cebel-i Kumalar’dan cereyan eden mâ-i-cârenin üzerinde dair ve indel-ahâli Çatal Değirmen demek ile meşhur mülk-i mevrusem ve tayyip malım olan bir bab değirmenimi hasbetullahul-melik-üs-samed vakf-ı sahih-i müebbet ve habs-i sarîh-i muhalled ile vakf ve habs idüb şöyle şart eyledim ki; madem hayatta oldukça tasarrufu yedimde ola, bi-emrillâh-i Teâlâ vefat eylediğimde değirmen-i mezkûr mütevelli-i merkum oğlum Molla İbrahim mutasarrıf olup ğallesinden Medine-i mezburda vâki Cami-i Kebir’e beher sene Receb-i Şerifinde on iki vakıyye kebir mum verile ve Nureddin Cami-i Şerifi’ne dahi beher sene dört vakıyye mum verile ve mütevelli-i merkum için dahi yevmi on akçe vazife verile ve işbu sulb-ü kebir oğlum Hafız Davut Efendi’ye dahi beher yevmi ba’de salatis-subhu bir Yasin-i Şerif tilavet edip ruhuma vesaire ervah-ı müminine ihdâ-i eylemek üzere yevmi on akçe vazife verile, işbu oğullarım vefat ederse batnen ba’de batnin evlâd-ı evlâd-ı zükûrlarının kibârına bir minval muharrer mufavvaz olup, ğallesinden onar akçe vazife verile ve eğer evlâd-ı zükûrum munkariz olursa evlâd-ı nisvânımın kebiresine bir minval meşruh-u mufavvaz olup vazife-i mezkûr-u kebiresine verile ve îyâzen billahi Teâlâ neslim munkariz olursa zikr olunan Cami-i Kebir’de imam ve hatip ve şeyh olanlara minval-i mezkûr üzre mufavvaz ola ve tayyip malımdan olmak üzere yüz elli kuruş ihraç ve mütevelli-i merkuma teslim eyledim Şol şart ile ki meblağ-ı mezkuresi fukaha-yı izam hazretlerinin tecviz eyledikleri veche üzere istirbah edip kavi kefil ve rehin ile verile. Hâsil olan murabahasını değirmen-i mezkurenin ta’mir ve temrinine sarf oluna. Fariğan aniş-şevâgil bu veche merkum ikrar ve itiraf eyledi ki “ğıbbet tasdikiş-Şer’i vel-vakfı merkum Hacı Musa canibi-i vakfından şikâka meyl-idüp vakf-ı akârı İmâm-ı Muhtâr Sirâcü’l-ümmet Ebû Hanîfe mezheb-i şeriflerinde gayr-i lâzım olduğundan maâda vâkfı menfeat-i vakfı kendi nefsine şart itmekle âlem-i Rabbani İmâm-ı sâlis Muhammed bin Hasan eş-Şeybânî mezheplerinde batıl olduğu emr-i mukarrer olmağla, vakf-ı mezkûrdan rücû’ edip, değirmen-i mezkûru kemâken mülküme istirdâdı iderem” dedik de mütevelli-i merkum Molla İbrahim cevabında “fil-hakika hâl-i minvâl-i muharrer üzeredir. Lâkin İmâm-ı efdal ve tilmiz-i evvel Ebu Yusuf Hazretlerinin mezhebi-i şeriflerinde vâkıfın mücerred “vekaftü” dimekle vakf-ı sahîh ve lâzım olmağın (olduğundan) bu kavl-i şerif üzre vakf-ı mezburun sıhhat ve lüzûmuna ve şurût-u mesfurenin sıhhat ve cevazına hüküm talep ederim” dedik de hâkim-i mevki’i sadr-ı kitâb tûba lehu hüsn-i meâb hazretleri dahi ba’del mürâfaât vet-tammil bil-hilâf cânib-i vakfı evveli ve ahiri görmekin (gördüğünden)  İmam Ebu Yusuf hazretlerinin kavl-i şerifleri üzere vakf-ı mezkurenin sıhhat ve lüzûmuna ve şurût-u merkûmenin sıhhat ve cevâzına hükm-ü şer’i ve kaza-i mer’i itmeğin vakf-ı merkum müebbet ve sahih ve lazım olup min ba’d nakz ve tahvîl ve tebdîl ve tağyir-i mümteni’l-ihtimal oldu, oldu: Fe men beddelehu ba’de mâ semiahu fe innemâ ismuhu alellezîne yubeddilûnehu, innallâhe semîun alîm. (3) Ve icra-el-vakf alel-hayyül-cûdel-kerim. Cezâ zalike ve hurrire fi evâvil-i Şevval-il Muazzam. Sene-i sitte ve semanine ve mie ve elf. Min hicri men lehul-izze ve ves-suruf. (1.Şevval.1186)

Şuhud-ül Hâl (Hazır bulunan şahitler)

Fahrül Müderrisin-el-kiram Hafız Osman Efendi ibn-i Musa Efendi

Hacı Hafız Abdurrahman Efendi ibn-i Hacı Ömer Efendi

El-Hac Mustafa Efendi ibn-i El-Hac Hasan El-İmam

Es-Seyyid Muhammed Efendi ibn-i Ahmet Şeyh zade

Es-Seyyid Hafız Hasan Efendi ibn-i El-Hac Nimet Efendi

Es-Seyyid Akça Muhammed Efendi ibn-i Nimet Efendi

El-Hac Molla Muhammed bin El-Hac Muhammed

Eş-Şeyh Molla Mustafa bin Osman Efendi

Molla İsmail bin Kubûrani

Hâkim Muhammed Efendi ibn-i Hasan

Es-Seyyid Ali ibn-i Muhammed Çelebi

Es-Seyyid El-Hac Muhammed bin Nebi

Es-Seyyid Halil Ağa ibn-i Ebu Bekir Ağa

Es-Seyyid El-Hac Rahmetullah Ağa ibn-i Muhammed Ağa

Es-Seyyid Halil Ağa ibn-i Halil Ağa

El-Hac Osman Ağa ibn-i Ali

Es-Seyyid Hafız Muhammed bin Hasan Çelebi

Es-Seyyid İbrahim Ağa ibn-i Murad Efendi***

Es-Seyyid Mustafa Efendi bin Muhammed Efendi***

Es-Seyyid Muhammed bin Muhammed

Nakib Es-Seyyid Ali Çelebi ibn-i Es-Seyyid Veli

Ahmet Ağa ibn-i Hacı Ali

Ve garrahüm min-el hâzırîn

 

SÖZLÜK:

Elhamdülillah âlâ külli hâl: her bir durum için Allah’a hamd ederim

Ğalle: Mahsul geliri, ekin, irat geliri

Taviyyet: İnsanın gönlünde gizli olan istek veya niyet.

Mâhasal: Hâsıl olan, meydana gelen, netice, sonu

Hasal: Bir işte ortaya konulan ödül

Neyl: Merama erme, isteğe ulaşma, ulaşılan şey.

Keşt: Seyir ve temaşa etmek, gezmek

Fahir-Fahire: İftihar eden, kendi amelini ve kendini beğenen, övünen.

Rüzgâr: zaman, devir, hengâm, vakit,  dünya, âlem

Mezruat: Ekili olan şeyler, ekili yerler.

Muhalled: Sürekli ve daimi olarak kalan şeyler.

Vakıyye: Dört yüz dirhemlik = 1 okka= 1282 gr

Ba’de salât-is-subhu: Sabah namazından sonra

Şevâgil: Mânia, engel, uğraşı

İhda: Hediye

Batnen Ba’de Batnin:  Nesilden nesile, soydan soya.

Zükurun kibarına: Erkeklerin en büyüğü

Nisvânımın kebiresine: Kız çocukların en büyüğü

Muharrer: Yazılmış, yazılı.

Mufavvaz: Yapılması ısmarlanmış.

Munkarız: Batmış, bitmiş, son bulmuş, mahvolmuş, sönmüş

Meşruh: Anlatılmış, açıklanmış, izah olunmuş.

Iyaz: Sığınma, iltica.

Tecviz: Caiz görme, izin verme, cevaz verme.

Murabaha: Bir malı kâr ile satmak, bir miktar ilâve ederek ödünç para alıp vermek.

İstirdat: Geri almak, geri almayı istemek.

Şikak: Nifak, ikilik, ittifaksızlık.

Tilmiz-i evvel: İlk öğrencisi

Mesfur: Yazılmış, adı geçmiş.

Mirfa(t) İttifak etmek, bir olmak, birleşmek.

Mümteni: Olması ezeli ve ebedi olarak imkânsız olan şeyler demektir.

 AYETLER:

(1) Rahman suresi 26. ayet: Yeryüzünde bulunan her şey fanidir.

(2) Neml Suresi 89. ayet: Kim hasenat ile kazandığı dereceler, kaybettiği derecelerden fazla olarak geldiyse, işte o zaman onun için ondan daha hayırlısı cennet vardır. Ve onlar, izin günü dehşetten-cehenneme gitmeyeceklerinden emin olanlardır.

(3) Bakara Suresi 181. ayet: Artık kim onu-vasiyeti işittikten sonra değiştirirse, o takdirde onun günahı-vebali, sadece onu değiştirenlerin üzerinedir. Muhakkak ki Allah en iyi işitendir, en iyi bilendir.

NOT: İnşallah önümüzdeki günlerde siz değerli okuyucularıma 187 yıl önce Cezayir’den Sandıklı’ya H. 23.Ramazan.1241 (Miladi–1.Mayıs.1826-Pazartesi) tarihinde gelen mektuptan, Sandıklı tarihi içinde ortadan kalkan 95 adet köyden, daha sonra da Küçi (Yeni) Cami’ye vakfedilen dükkân senedinden belgeleri ile bahsedeceğim. Tüm bu bilgi ve belgeler, basıma hazır 8 adet kitap çalışmalarım içinden alınmıştır.

01.04.2013

Hüseyin HÜSREVOĞLU

Emekli Öğr. Araştırmacı-Yazar

SANDIKLI

Hüseyin HÜSREVOĞLU hakkında:

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

sikiş
Blue And Black WP Theme