HEVÂÎ CAMİ-İ ŞERİFİ (KÜLLİYESİ) TARİHÇESİ
21 Ağustos 2013
08:30
1940 Kez Okundu

Sandıklı’nın en eski mahallelerinden Çay Mahallesi’nde büyük bir ada halinde      “Hevâî Külliyesi” vardır. Hevâî kelimesi sözlükte ”yüksek, yüce, geniş, en üstün” anlamlarına gelir. Bazıları bu ismi kalın okuma ile “Havâyi” demektedir. Havâyi kelimesinin anlamı; içi boş, havalı, hava ile ilgili anlamına gelir. Cami, Sandıklı’da bulunan camilere göre yüksekçe, içi geniş ve ferah olduğu için Hevâî adı verilmiştir. Yüksek duvarla çevrili dış kapıdan bahçeye, daha sonra yedi basamakla cami içine girilir. 1885 yılı salnamesinde, ilçede üç cami olduğu; bunlardan birinin de Hevâî Camii olduğu kayıtlıdır. O dönemde Cuma namazı kılınan yerler cami, diğerleri mescit olarak sayılırdı.

 

 

hevai

Buradaki külliye; 40 sınıflı medrese, yemekhane, yatakhane, geniş bir bahçe ortasında iki çeşme, kız-erkek ayrı olmak üzere sıbyan ve iptidai sınıfları olan rüştiye, müştemilatı ile birlikte cami ve halkın kullandığı bir odası vardı. Medrese arşiv kayıtlarında “Hocazâde Medresesi” adı ile de kayıtlıdır. Bu birimlerin pek çoğu satıldığı-yıkıldığı için şu anda cami ve bahçesi kalmıştır.

Bu külliye içinde bulunan tüm birimler, külliyenin adı ile birlikte “ Hevâî Camisi” diye anılır. İlk yapılan caminin temel yapısı, halen bodrumda yıkıntı şeklinde görülebilir. İlk cami, şimdiki camiye göre çok küçüktür. Camiye bitişik yapılan çeşme kitabesinde 1227/1811 tarihi, minarede ise 1232/1816 tarihi görülmektedir. Caminin ilk yapılışı, bu iki tarihten birisidir ya da camii yapımı beş yıl sürdüğü akla gelebilir.  Başka tarih belirten müezzinlik bulunan H.1317/ M.1899 ifadesi vardır. Bu camiye tezyinatın yapıldığı yıldır.

Yıkılan cami üzerine R.1291/M.1855 yılında şimdiki cami, kareye yakın dikdörtgen şeklinde, ardıç dört direk üzerine, toprak damlı olarak inşa edilmiştir. Kuzey batı köşesi sokağa paralel olup, kesik köşedir. Cami duvarları içinde birbirine kenetlenmiş ardıç hatıllar, pencere altlarından cami duvarlarını kenetler. Tamamen değişik moloz taşlardan, harçla yapılı duvarlarda hiçbir çatlama olmamıştır. Kubbe, kavisli kemerlerle sütun başlarına bağlanmıştır. R.1317/M.1901 yılında Müderris Hocazade Mehmed Emin Efendi tarafından toprak dam kaldırılarak,  yerine kiremit çatı yaptırılmıştır. Hocazade Mehmed Emin Efendi ile geniş bilgiyi, hayatını, kerametlerini kitap çalışmamızda geniş bir biçimde ele aldım. Bu zatın nesli ilçemizde “Hocazadeler” diye bilinmekte ve “Özbilgin” soyadını kullanmaktadırlar. Cami, ilçede bulunan Rum-ermeni ustalar tarafından yapıldığı belgelerde yazılıdır. Rumca tarih, üst küçük pencerede halen görülmektedir. Kapısı orijinal ahşap el işlemesi ile kayın ağacından kündekârî (ahşap geçmeli) olarak yapılmıştır.

hevai1

 

         Caminin kubbesi                                                                

hevai2

Medrese Kapısı

 

Caminin kubbe kasnağındaki Ayet-el-Kürsi’yi, Sandıklılı hattat Veis Zade Hacı Mustafa’nın yazdığı, diğer tezyinatının ve duvar levhalarının Sandıklılı hattat Edib Ali Zade Hacı Ahmed Efendi tarafından yazıldığı belgelerde kayıtlıdır. Kubbe içi ve duvarlardaki yazılar orijinal olup, halen özelliğini korumaktadır. Duvar yazıları 1995 yılında restore edilirken üstleri kaplanmış, kopyası üzerine konulmuş, daha sonra kopyalar da kaldırılmıştır. Camide Sakal-ı Şerif vardır. Minare, Hacı Molla oğlu Ali Ağa tarafından, kesme taştan dikdörtgen kaide üzerine, tuğladan kavak stilinde yaptırılmıştır. Üzeri daha sonra sıvanarak kapatılmıştır.

Minare kitabesi:                                 

Maşâ-allah

Yerinde hoş bina oldu makam-ı Hazreti Bilal

                                           İlahi bâni ehline ki etme hiç sual

Cahiminden halas eyle dahi selâsile-eğlal

Sahib-ül-hayrat Hacı Molla zade Ali Ağa

Sene 1232 (1816)

 

hevai3 

Giriş kapı üstü kitabesi:

Ve kad temme hezel-mescid-üş-şerif           

Fe ünzurû ilâ eser-i rahmetillah-Emennâ billah

Fi sene ehade ve seb’ine ve mieteyn ve elfe.1271 (1855)

 

hevai4

 

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne aittir. Arşiv belgelerinde “Hevaî Mescidi Camii Vakfı” olduğuna dair belgeler vardır. Caminin güneyindeki mezarlıkta pek çok zatın içinde, Hocazade Mehmet Emin Efendi ve babası Ali Efendi’nin, 1935’te Hacım Sultan Mezarlığı’ndan nakledilen kabirleri vardır. Bazı hece taşları çevre duvarları önünde, mermer sarıkları duvar üstlerindedir. 1915-1922’deki savaşlar sırasında kapatılan Hevâî Camii 1950 yılına kadar askeri sevk merkezi olarak kullanılmıştır. 1934 yılında çıkartılan kanun ile vakfiyelere ait yerlerin satımı sırasında, camiinin önünde bulunan medrese, rüştiye, tarihi çeşme ve bahçeler başka şahısların mülkiyetine geçmiştir. Halen bir bahçe duvarı içinde olan Medrese çeşmesinin işlemeli taşları ve tarihi muslukları 1996 yılında kaybolmuştur. Cami ön duvarına bitişik 1227 (1811) tarihli, sülüs mermer kabartma yazılı çeşme halen ayaktadır, ancak suyu akmamaktadır. Daha sonraları cami bahçesine küçük bir şadırvan yapılmıştır. Caminin siluetini bozan bu şadırvan yeniden düzenlenebilir. Yine caminin çevre duvarlı çok yüksek olup, dışarıdan görünmesi çok zordur. Caminin birer imam-hatip ve müezzin-kayyım kadrosu vardır.

Tapu kaydında; Çay Mah. Pafta: 43 Ada: 267 Parsel:3 ve 929,37 m2 bilgileri vardır.

 

BU YAZININ KAYNAKLARI:

1.Sandıklı Tarihine Bakış – Doç. T. AKKOYUNLU

2.Sandıklı’ya Bir Ziyaret- Ali Rıza HAKSES

3.Şeyh Hamza Divanı

4.Karahisar Salnameleri

5.Kültürel Varlıklarımız ve Belgelerde Sandıklı- Hüseyin HÜSREVOĞLU (Basıma hazır)

6.Sandıklı Tarihi Üzerine Bir Araştırma –AKÜ Fen. Ede. Fak. M.A. AKTAŞ- 1998

7.Afyonkarahisar’da Zaviyeler-M. Karazeybek-AKÜ Yayını.

Not:1. Bu yazı ve fotoğraflar Hevâi Camisi’nin giriş kapısında asılıdır. Bu yazının bir bölümü, bilgi ve fotoğrafları “ KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ VE BELGELERDE SANDIKLI”  isimli basıma hazır kitap çalışmamızdan alınmıştır. Diğer camilerimiz ve kültür varlıklarımız ile çalışmalarımız adı geçen kitapta geniş olarak vardır. Bu yazı cami ile bilgilerin 1/10’dir. Bazı dostlarımızın daha önceki çalışmalarıma gönderdikleri yorumları için çok teşekkür ederim.

      2.Bu yazı 30.Ekim.2009 günü bu sitede yayınlamıştı. Sitede meydana gelen arızadan mütevellit kaybolan yazı yeniden yayınlanmıştır.

 

21.08.2013

 Hüseyin HÜSREVOĞLU

Emekli Öğrt. Araştırmacı-Yazar

Hüseyin HÜSREVOĞLU hakkında:

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

sikiş
Blue And Black WP Theme