İBİŞ ZADE İBRAHİM EFENDİ
17 Temmuz 2013
08:41
2357 Kez Okundu

Tarih boyunca yurt ekonomisinde ayrı bir gücü olan Sandıklımız ve esnafımızı ilgilendiren bir belgeyi, yıkılan bir evde çıkan sandıkta, bir dostun ilgisiyle tesadüfen inceleme ve tanıma fırsatı buldum. Söz konusu bu belge ve karakalem çalışması fotoğraf 85 yıl öncesine aittir.

ibiszade

İbiş zade İbrahim Efendi

ibiszade1

Çay Mahallesi İbiş Sokak

İbiş oğlu İbrahim Efendi hakkında geniş bir bilgimiz yoktur. Torunlarından yaşamına dair pek bilgi alamadım. Yakın çevresinden ve çarşımızdaki yaşlılardan şu bilgileri alabildim: Tahminen 1860’lı yıllarda doğmuştur. Babasının adı Ali’dir. İbiş zade İbrahim Efendi çok zengindir, çok sıkıntı çekmesine rağmen hiçbir yeri satmamıştır. Çok aşırı tutumlu idi. Çarşıda önemli yerlerde beş tane büyük dükkânı, Çay Mahallesinde çok geniş bir alan üzerinde evi vardı.  Evinin bulunduğu alanda “İbiş Sokak” adı halen mevcuttur. Yaptırdığı ahşap ev halen ayaktadır. Şu anda İbiş zade’nin torunları “Tokmak” soyadını taşımaktadır. İbrahim Efendi’nin kardeşi İbiş zade Hacı Ahmet Efendi; Hadimi Sultan Medresesi’nde müderris olarak görev yapmıştır. İlçemiz Çay Mahallesi Muradin Külliyesi üst sokakta R.1325–M.1910 ‘da açılan Nakşî-Halidiye koluna ait Hadimi Sultan Medresesi’nin ilk müderrisi İbiş zade Hacı Ahmet Efendi’dir. Bu zat ölünceye kadar (1931) bu görevi yapmıştır. İbiş zade İbrahim Efendi tahminen 75 yaşlarında vefat etmiş ve Muradin Cami üstünde bulunan Yaka Kabristanlığı’na 1935’te defn edilmiştir. Bu alan 1945’ten sonra imara açıldığı için, kabristan ortadan kalkmıştır, hece taşları yoktur.

Elimizdeki Sandıklı’ya ait önemli bilgilerin olduğu belgeyi inceleyelim:

Orta kısmı tahrip olmuş olan belge ve olay ile ilgili konuları şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Sandıklı’da çok iyi iş yapan İbiş Zade İbrahim Efendi hatırı sayılır bir tüccardır. Halen Yukarı Pazar Meydanlığı denilen Ulu Cami’nin doğu yönündeki çok büyük dükkânında ticaret yapmaktadır. Bu dükkânları vefatından sonra oğlu İbiş Abdullah’a (Abdullah Tokmak) geçmiştir.

2. Sandıklı’da Osmanlı Bankası 1926 yılında faaliyet göstermekte olup, o tarihte bin liralık çekin kesilmesi ve ödenmesi çok önemli bir meblağı göstermektedir.

3. Aynı yılda Sandıklı’dan İbiş zade İbrahim Efendi’nin gönderdiği afyon sütünün ekonomide çok büyük yeri olduğu açıkça görülmektedir. Sandıklı’da pek çok miktarda haşhaş ürünü afyon sakızı yetiştiği halde hiçbir kimse uyuşturucu olarak kullanmamıştır. Haşhaş yağını yiyenler hiçbir önemli hastalığa yakalanmamıştır. Şimdi ise durum ortada… Haşhaşın ekim alanların kısıtlanması, sütünün alınmaması kime yarar sağlamaktadır? Halkın geçim kaynağı kime peşkeş çekilmektedir? Sütü, yağı, çığı, otu, kozası halkın çok önemli bir gelir kaynağı idi.

4. Bu mektupta Sandıklı-İstanbul esnaf ilişkilerinin ne kadar samimi ve içten olduğuna şahit oluyoruz. Çekin zamanında ödenmesi, İbiş zade İbrahim Efendi’nin bir işinin İstanbul’da takip edilmesi, karşılaşılan olaylar sonrası bir mektup ile durumun bildirilerek gönül alınması ne kadar değerli dostluktur. Halen daha İstanbul esnafının Sandıklı’ya olan güvenine kendim pek çok şahit olmuşumdur.

Belgenin fotokopisini ve transkripsiyonu aşağıdadır:

ibiszade2

MANAVZADE BEKİR SIDKI

AFYON, TİFTİK, YAPAĞI VESAİRE KOMİSYONCULUĞU

ALIM-SATIM MUAMELATI

İSTANBUL: SİRKECİ, KAYSERİ HAN NUMARA: 10

TELGRAF ADRESİ: İSTANBUL MANAVZADE

TELEFON: İSTANBUL 1603

 

İstanbul, 2. Teşrin-i evvel. 1926

Sandıklı’da tüccar-ı muteberden İbiş zade İbrahim Efendi,

 

Muhterem Efendim

27 Eylül 926 tarihli bir kıt’a mektubunuzu aldım. 26 mah tarihinde Osmanlı Bankası’na vermiş olduğunuz bin liralık çekinizi kabul eyledik. Yalınız imzası üzerinde şöhretiniz olmadığından şüpheye meydan verilmemek için telgraf vermiş idim. Telgrafın cevabını alarak çekinizi kabul ettik. Müddet-i hitamında tediye edip, hesabınıza kayıt olacağı bedihtir. Namımıza gönderilen 7 ve 8 numaralı iki sandık afyonu teslim aldık. Gelelim duyunat senedine. Dünyanın vebali boynuma… Sizin dört yüz liralık ilmühaberi içimi kurt gibi deliyor. Günde 20, kırık kuruş telefon parası veriyoruz. Ve her gün münazaa ediyoruz. ——ilmühaber aksi bir adamın muamelesiyle beraberliğinde mevki’ muamele konduğundan ve o adamın muamelesinin güçlüğüne binaen — inşallah yakında hitam bulur, gönderilir. Ben bu meseleye ne kadar sinirleniyorum ki tarifi kabil değil. Size de mektup yazmaya ve telgraf vermeye hiç elim varmıyor. Rica ediyorum, kusura bakmayınız. Böyle muameleye ve dedikoduya bırakmak bizim vicdanımız katiyen razı olmaz. Sizin işiniz bizimdir. Hiç ayağa dolağa lüzum yoktur. Selam ile afiyetinizi temenni ve te’yid-i hürmet ederim Efendim. İmza.

(NOT: Yazıda — olan yer, belgede görüleceği üzere kopmuştur.)

ibiszade3

Yıkıntıdan çıkan İbiş zade İbrahim Efendi’nin Çay Mah. Harmanbaşı’ndaki tarla senedi R.1332/M.1917 yılına aittir. (Esnaf Odası Teşhir Salonu’ndan alınmıştır)

ibiszade4

Çay Mahallesi’nde İbiş zade İbrahim Efendi’nin Konağı

 

Sandıklı’da daha pek çok anlatılmaya değer büyüklerimiz vardır. Bunlara ait belgelere ulaştıkça gün yüzüne çıkarmaya çalışacağım.

Yaklaşan Mübarek Ramazan Bayramınızı en içten dileklerle tebrik eder, gerçek bayramlara ulaşmanızı dua ve niyaz ederim.

NOT: Bu yazı 06.08. 2011 tarihinde aynı sitede yayınlanmıştı. Sitede oluşan teknik hata nedeniyle kaybolan bu yazı tekrar yayınlanmıştır.

16.07.2013

Hüseyin HÜSREVOĞLU

Emekli Öğr. Araştırmacı-Yazar

Hüseyin HÜSREVOĞLU hakkında:

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Blue And Black WP Theme
İstanbul escort