SANDIKLILI FATMA HANIM VAKFİYESİ
01 Ekim 2013
10:40
1473 Kez Okundu

   Siz değerli okuyucularımıza daha önceleri Sandıklı Ticaret ve Sanayi Odası’nın kültür hizmeti olarak sunduğu “Belgelerde Sandıklı ve Yunus Emre” kitabımın belge-arşiv araştırmaları sırasında Afyonkarahisar Gedik Ahmet Paşa Kütüphanesi’nde bir gazete haberine rastladım. Bu belge 13. Birinci Teşrin.(Ekim) 1941 Pazartesi AFYON HABER gazetesinde yayınlanmıştır. Yani 72 yıl kadar önceki bu yazıda, eskiden atalarımızın vakfederken ne şartlar koyduğu ve Sandıklılı Fatma Hanım’ın vakıf şartına dikkat çekilmesi çok önemlidir. Aşağıdaki hizmetleri yüklenen bu vakıfların çalışmaları ve bu vakfiyeleri kuranların yüksel idealleri galiba, Türk-İslam diyalogunda cihan mefkûresinin ne kadar çok geniş bir ufku kapsadığını daha iyi anlamaya yetecektir. O dönemlerde yapılan bu tür hizmetler acaba şimdi ne oldu ki?

 

   fatma-hanim

fatma-hanim1

 

            Adı geçen gazetenin söz konusu olan sayfasını daha rahat okunabilmesi için aynen veriyorum:

Eski Vakfiyelerdeki dikkate değer şartlar:    Bunlar içinde atalarımızın ince görüşlerini ve insani hislerinin büyüklüğünü gösteren hayrete şayan şartlar var.

Sandıklı’daki Fatma Hanım Vakfı Dedelerimiz ne gibi işler için vakıf yaparlardı. Camilerin masraflarına, çeşme yollarının, köprülerin tamirlerine tahsis edilen vakıfları hepimiz biliriz. Fakat bilmediğimiz ne güzel vakıf şartları da varmış:

1.Besleme olarak alınan çocukların evde kırdıkları şeylerin yenilenmeleri.

2.Anne ve babalarının çok fakir olmalarına rağmen onlardan gene Ramazan pideleri ve simitleri bekleyen çocuklara pide ve simit alınması

3.Şehir mekteplerinde okuyan çocukların ilkbaharda kır gezintilerine götürülmeleri

4.Fakir çocuklara kitap, elbise tedarik edilmesi

5.Yetimleri tahsil ettirmek

6.Fakir kızlara çeyiz temin etmek

7.Bir adamın elinde kül dolu kova ile her gün sokakları dolaşarak tükürülen her yeri külle örtmesi

8.İçine her girenin yiyebildiği kadar elma ve armut yemesi ve ellerinin taşıyabileceği kadar da götürebilmesi için müessese açılması

9.Herkese kiraz ikram edilmesi

10.Fakirlerin içinde oturarak nefes alabilmesi için boğaz içinde köşk yapılması

11. Kayık yarışları için jimnastik yeri yapılması

12.Dağda kış günleri karlı zamanlarda yolunu şaşıracak yolcular için misafirhane yapılması. (Vakıf, burada kendi evlatlarının misafirlere bizzat etmelerini de şart koşmuş.)

13. Ölçülerin ayarlanması

14. İsteyenlerin kıymetli eşyalarının muhafazası için mahfuz binalar yapılması

15.Gelip geçenlere iyi ve temiz giyinmiş yakışıklı erkekler ve güzel kızlar tarafından soğuk su dağıtılması

16.Kuşlar için banyolar ve çeşmeler yapılması

17.Köpeklere ekmek verilmesi

18. Leyleklere hastane yapılması

19.Borçluların hapisten kurtarılması

20.Maaşı az olan kâtiplere öğle yemeği verilmesi

21.Duvarlara yazılmaması ve çirkin şey yapılmış ise bozulan kısımların silinmesi ve tamir edilmesi için bekçi tayini

22.Önemli insanların geçmediği sokaklara kaldırım yapılması

Bütün bunları Ulus’ta Bayan Cahide Sevgen’nin Nilla Cook ‘tan dilimize çevirdiği bir yazıdan alıyoruz. Nilla Cook’da eski vakfiyeleri birer birer karıştırmamış olduğuna göre bir Türk mütetebbin ( araştırmacı) eserinden almış olacaktır. Cook diyor ki; “Türk toprağının bitin ihtişamına, saraylarına, kahramanlarının kapılarına, geniş, serbest bahçelerde çiçeklenen gecesefalarına rağmen turistlerin güzelliği arayan hislerini en tatmin eden, bu toprakta doğmuş olan insani güzelliktir. Ve Türkiye’nin beşer tarihi Evkaf’ın tarihinde bulunur.

Sandıklılı Bir Bayanın Vakfı  Vakıflar Umum Müdürlüğü tarafından son neşredilen bir broşürde de muhtelif yerlerdeki bazı vakıfların hayır şartlarından bahsediliyor. Mesela (keşkeklik, kar ve musluk, bina eylediği sebile soğuk su konulması için her gün yarım denk kar alınması, köyde açtırdığı kuyunun tamir ve termimi (onarım) vs.

Bunlar arasında bir de Sandıklılı Ali Ağa kızı Fatma Hanım Vakfına ait malumat var: Hayır şartı şu: Üç kurnalı bir çeşme ve Sandıklı ile Şuhut arasında Atlantıbeli adı verilen yolun tehlikeli olan mahallerinin daimi surette tamir ve termimi.

Demek ki Sandıklı Ali Ağa’nın kızı Fatma Hanım, Sandıklı-Şuhut arasındaki yolun daima açık kalması için malından-mülkünden vakfetmiş ve bu yolun daima açık kalmasını sağlamıştır. Şimdi ise bu yaz mevsiminde yol çalışıyor, çok şiddetli kış mevsiminde tehlikeli olması nedeniyle bu yol kapanıyor. Tarihimizde bu yola “ Ali İhsan Paşa Yolu” denilmektedir. Kurtuluş Savaşı sırasında çok önemli görevler yapan Ali İhsan Paşa (Sabis) istihbaratı bu yol üzerinde yapmıştır. Bu yol aktif hale gelse Afyon’a yolumuz 10 km daha kısalır, pek çok ortak noktamız olan Şuhut ve çevresi ile Sandıklı iletişimi daha da artar. Fatma Hanım yolun yaz-kış açık kalması için vakıf kurmuş, böylece iletişimi kesmemiştir.  İrtibatı koparmamak dileği ile. Siyasilerden bu yolun daima ulaşıma açık olması için bir girişim yapmalarını istemek hakkımız vardır.

Bu yazı 09.Temmuz.2010 tarihinde bu sitede yayınlanmıştı. Sitede yaşanan teknik arıza nedeniyle kaybolan bu yazı tekrar verilmiştir.

01.10.2013

Hüseyin HÜSREVOĞLU

Emekli Öğrt. Araştırmacı-Yazar

Hüseyin HÜSREVOĞLU hakkında:

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

sikiş
Blue And Black WP Theme