CEZAYİR KONSOLOSLUĞU
28 Mayıs 2013
09:11
1993 Kez Okundu

1870 ilâ1915 senelerinde İlhami Sokağında üç ev, biri benim doğup büyüdüğüm dedemin sefaretten aldığı, kapısının üstünde eski yazılı, yeni yazılı, flama bayraklı büyük ev. Yanında Bayraktaroğlu diye anılan, erkekleri Anafartalar’da şehit düşen Faden Ana diye bildiğimiz bir büyüğümüzün evi diğeri İlhami mektebi karşı köşesi Yemencioğlu Murat evi. Bunların hepsi konsolosluklar kapandıktan sonra satılan yerlerdir.

Önünde çeşmesi olan Bayraktar evinin içine de verilmiştir. Bu evlerin arkasına rastlayan evlerde oturan sakinler bu çeşmeyi 1911 senesinde Cezayir’den gelen Arap Selim adındaki şahıs tarafından yaptırıldığını söylerlerdi.

İlhami Sokak ile arka kısmında olan külliyenin Cezayirlilere ait olduğu söylenmektedir. Evimizin giriş kapısı bayağı büyük idi. İki kanadının genişliği üç metre kadardı. Yüksekliği ile sağlam dört metreydi. Kapını üstünde içeriye ışık verecek nakışlı demir örme kafesi vardı. Kafesin arkasında bej renkli flama bayrak yazıları bizim sitilimize uymayan ama yazılış biçimiyle bir şey anlatıyor. Şeklinde şimdiki aklım olsaydı o perdeyi en emin yerde saklar bugün o antika eserle gururla yaşardım. Hayıflandığım Cezayir Konsolosluğunu ispat edecek sağlam delili elimden kaçırdığıma fazlası ile üzülüyorum.

Evimizin yapılış şekli değişik biçimde idi. Ön cephesi on beş metreydi. İkinci kata ait cephesinde tam on bir pencere vardı. İki buçuk metre uzunluğunda seksen-seksen beş santim genişliğinde olan pencerenin üst tarafları pervazlı olarak yapılmış bir şekildeydi.

İçinde tam altı oda vardı. Odunluk, kömürlük ayrı ayrı yapılmış olup, otuz ster odun, en aşağı yarım ton meşe kömürü alacak konumu vardı. Mutfağı orta katta tek bir oda idi. Soğukluğu tel örgü dolaplar, pencere önünde yapılmış meyvelik ve sebzelikle sağlanmıştı. Bu günlerde öyle bir yapıya rastlamak mümkün değil.

Evin arkasında bu külliyeye ait Hacal Hoca diye anılan Haci Ali Hoca’nın ev stili de tabiri caizse tam anlamıyla ayrı bir mimarisi vardı. Sefirin oturduğu, kullandığı ev olarak söylenir.

Kenarlarındaki yerleşim yerlerinin de o güne has modelde idiler. Binaların hepsi ahşap ve yerine göre işlemeli, nakışlıydı.

Sandıklı’da ateşe olarak vazife yapmış Cezayirli subay bir zamanların Cezayir devlet başkanı Ahmet Bin Bella’nın çok yakını olup Cezayir Camisini o yaptırmış. Anlatacağım hadise aynen vuku bulmuştur. Eski Adalet Bakanımız ve başbakan yardımcısı Hasan Dinçer hem şehrimiz Sandıklı doğumlu ama Afyon’da oturdukları için Sandıklı’yı pek bilmez bir durumda. Ancak yakınlarını tanır. Cezayir devlet başkanı davetlisi olarak Cezayir’e gittiğinde sohbetleri arasında Hasan Dinçer’e Türkiye’nin neresindensin diye sorar. Dinçer Sandıklılıyım diye cevap verdiğinde Ahmet Bin Bella’nın gözleri parlar:- Ben sizin hemşehrinizim der. Şaşırma sırası Hasan Dinçer’de:-Nasıl oluyor? Diye sorar. Sandıklı’da Cezayir Camisi var biliyor musun? dediğinde ben Sandıklı doğumluyum ama orayı pek etraflı tanımam. Babam Afyon’da vazifeli mecbur olmadıkça Sandıklı’ya gitmeyiz. Gitsek de hısım akraba haricinde bilmem, tanımam diye cevap verir.

Ahmet Bin Bela, Hasan Dinçer’e Türkiye’ye döndüğü günde Sandıklı’daki caminin vaziyeti hakkında durumu bildirmeni rica ediyorum. Eğer yapılacak eksikliği falan varsa yardıma hazırım der. Hasan Dinçer bir müddet sonra eniştesi Veyisoğlu Ali Efendi’yi ziyarete geldiğinde dükkânlarımız karşı karşıya olduğu için hoş geldin demeye gittiğimde meseleyi eniştesine açmış konuşuluyorken ben de şahit oldum.- Bana bu vazifeyi verdiler, nerede? Nasıl? Bir görelim diye sorunca, Ali Efendi:-İkindi namazını orada kılalım caminin durumunu gör ona göre hareket edersin der. İkindi namazına camiye giderler. Cami bakımlı, halı döşemeleri yeni yaptırılmış, cemaati kalabalık. Bunları görüp aynen Ahmet Bin Bella’ya bildirir. Tafsilâtlı bilgiyi aldıktan sonra teşekkürlerini bildiren Ahmet Bin Bella, yine bir ihtiyaç olursa yardıma hazırım diye memnuniyetini iletir. Allah hepsine rahmet eylesin.

Mehmet Topbaş hakkında:
"CEZAYİR KONSOLOSLUĞU" yazısına 2 yorum yapılmış
  1.  
    Hüseyin HÜSREVOĞLU

    Evet, burada yazılanlar tamamen Sandıklı tarihinde
    yaşanmıştır. 1826’da Cezayir Valisi’nin
    Sandıklı’da hocası-şeyhi Semerci zade İbrahim
    Efendi’ye gönderdiği mektup elimizde olup yakında yayınlayacağım.Cezayir yönetimi Sandıklı’da medresede okuyup giden aileden devam etmiştir.
    Cezayir ile o kadar ilgimiz var ki; Gürsu Köyü’nün
    hemen yarısı, İlçede 2-3 aile Cezayir kökenlidir. Cezayir Camii, Cezayir Çeşmesi, Barbaros Okulu isimli boşuna değildir. Buradaki bilgi-belgeler kitap çalışmamda vardır. Ağzına sağlık Mehmet Usta. Teşekkürler. Hüseyin HÜSREVOĞLU-Sandıklı

  2.  
    Hüseyin HÜSREVOĞLU

    Sandıklımızda Osmanlı Döneminde
    Elimdeki Devlet arşivi belgelerine göre İran Konsolosluğu da vardır. Bununla ilgili tüm bilgileri yayınlanacak kitabımızda vardır. Ancak Mehmet Ustamın bu İran Konsolusluğunun kapılarında aslanlı bayrak asmaları konusunda ve daha bildiği-gördüğü bilgileri bizlere aktarmasını rica ederken, bir an önce sağlığına dönerek dükkanını açmasını can-ı gönülden dilerim. Hüseyin HÜSREVOĞLU-SANDIKLI

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

sikiş
Blue And Black WP Theme