SANDIKLININ MEYHANELERİ
11 Ekim 2013
11:17
1515 Kez Okundu

1860–1910 arası Zincirli Han Sokakta Yeğenoğlu leblebici dükkânı ve bitişiği tüm dükkânlar bir bütün olarak o zamanın meyhane işletmeciliği Agop Barba meyhanesi. O günün alkolik eşrafı buranın müdavimleri arasındadır. O günün örf ve adetleri bu gibi yerlere gelen zevat utana sıkıla çaktırmadan bir kadeh kaçamağı için neler yapmazlardı. Agop, şarabı kendi yapar diğer meyhanelere de satarmış.

Bir diğer meyhane yine zincirli hanın o zamanki sahibi bülbül namıyla maruf adamın işlettiği meyhane o da kendi tarafında şarabını satar geçinir giderlermiş. Bülbül gâvuru (halk tabiriyle), nüktedan bir yapıya sahip, laf ebesi birisiymiş.

Bir diğer meyhanede şimdiki Rama oteli karşısı köşe yer. Küçük ve basık yapısı olan iki kapılı Kirkor namıyla anılan bir diğer meyhaneci. Yalnız buraya yeni, yeni alışan gençler yan taraftaki kapı görüntüye siper olduğu için kimseye görünmeden buradan içeri girip çıkar öylece demlenirlermiş. O zamanlar gençleri kınayan büyükleri de burayı ihmal etmez kaçamak yapmayı severlermiş.
İstiklal harbi sonrası buraları kapanmış. Bir daha meyhanecilik diye bir mekân kalmamış. Şimdi içkili lokantalar, bir nevi bu mesleği kendine göre devam edebiliyor.

Mehmet Topbaş hakkında:
"SANDIKLININ MEYHANELERİ" yazısına 1 yorum yapılmış
  1.  
    İbrahim Zeybek

    Son derece faydalı bir bilgi, ben rahmetli dedemden bülbül gavurunu isim olarak duymuştum. Yazınızdaki ikilem bu bölgelerde hep geçerli; meyhaneleri azınlıklar işletir, müdavimleri ise genellikle müslümanlar.

    Saygılarımla

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

sikiş
Blue And Black WP Theme