SAYGIN ARKADAŞ GRUPLARI
15 Kasım 2013
15:42
1741 Kez Okundu

SAYGIN ARKADAŞ GURUPLARI
Arkadaşlarla ara sıra keyfimize uygun zamana rastlayan günlerde bugün şöyle bir şey yapalım. Ne yapalım? Kaplıcaya gidelim. Hemen karar çıktı mı pamuk eller cebe, on, yirmi lira insan başı para, görev verilen arkadaşa tediye edilir. Ne alınacak? Ne yapılacak? Saç, güveç, mangal, çeşitleme mezeler.

Kolay mı? Eğlenmeye gidiyoruz. Öğle sonu iki araba(şimdiki gibi otobüs, taksi yok ki ) tutulur. İkindi vakti kaplıcaya vardığımızda karşıya kayalıkların altına, yere serilen kilimlerin üzerine oturulur.

Herkes yerine yerleşti mi bazı telaşlı arkadaşlar sabırsızlanıp daha ne duruyoruz akşam oluyor diye eğlenmeyi hemen meydana gelmesini isterler. O zaman oymakbaşı tabir ettiğimiz grubun çavuşu devreye girer. Düzenli eğlenmeyi kendine has elinde sopasıyla işaret ve sözle uyarısını yapar.

Bizim çavuşumuz İbrahim Çelikkaya idi. Sakimiz Ali İleri idi. Şarkı, türkü Mehmet Topbaşa aitti. Ne çalgı herhangi bir şey olmadan sadece sesimize eşlik eden arkadaşlarla beraber gün değerlendirirdik.

Guruptakileri şöyle sıralayalım:

İhsan Yeşil                   Kasap

Urkiye’nin Ali             Ayakkabıcı

Mustafa Topkoç           Çilingir

Hacı Mehmet Seyman  Şekerci

Tahsin Maral                Bakkal

Mehmet Seyman          Tuzcu

Ali İleri                         Kooperatif müdürü

Hakkı Özkum                Parçacı

Mustafa Temizkalp       Üsteğmen

Fuat Ulupınar                Çiftçi

Ahmet Koçak                Bakkal

Mehmet Topbaş            Terzi

Nuri Müslehiddinoğlu   Belediye Memuru

İbrahim Çelikkaya         Leblebici

Hasan Hüseyin Esen      Kahveci

Hüseyin Işık Kalıpçı      Leblebici

Mehmet Başdülger         Sucu

Yunus Özaydın              Şekerci

GURUP 2

Mehmet Topbaş              Terzi

Remzi Özkum

Ünal Ulupınar

Mehmet Bilge

Dırı Sabri

Hasan Zeybek

GURUP 3
Yaşar Dalbudak

Yaşar Ergün

İbrahim Açıkgöz

Mehmet Topbaş

Selahattin Nesil

Osman Zeybek

İbrahim Manga

Hacı Emin Ahmetoğlu

Ayıcının Ali

Turan Gülşeni

Ali Öner

İlter Biçer

Bunlardan her bir gurup için ayrı ayrı toplantılarımız olur, yerine göre hareket etmek biraz güç olsa da idare ediyorduk. Fakat gerek uyum yönünden gerek görgü ve ahenk bakımından birinci gurup ağır basar. Örneğin aralarında hiç anlaşmazlık olmazdı ama öteki guruplar fazla bir özelliği yok denecek kadar azdı. Uyum zorluğu çekiyorduk diyebilirim.

Size o günlere ait güzel bir anımı nakledeyim. Kaplıcadayız birinci gurup firesiz orada hazır ikindi sonu ağır aheste demlenmeye eğlenmeye başlıyoruz. Sene ya 1955 veya 56 Ezo Gelin türküsü yeni piyasaya sürüldü. Epey sükse yaptı. Haddim olmayarak müzik hususunda ileri derecede bilgim olduğunu birkaç makam bildiğimi Türk Sanat Müziği hastası olduğumu belirtmek isterim. Sesim güzel yaşar özele benzetirler. 0 gün kafaların dumanı yüze vurmaya başlayınca ağır aksak şarkılara girmeye başladım. Bu arada Ezo Gelin türküsünü söylemeye başladığımda kaplıcanın bütün pencere ve kapıları açıldı. Türkünün nağmeleri yayıldıkça zevkten dört köşe oluyorduk.
Bu arada saygın bir gurup olarak kaplıcada bulunan Yunus Bilge, Kabakçının Hacı Ali Yaşar, Ali Çavuş, Müslehattin grubu bizim ahenkli, eğlenceli neşeli olduğumuza gıpta ederek bütün erzaklarıyla bizim olduğumuz yere gelip: “-Biz de size dâhil olacağız.” diye hepsi bizim yanımıza geldiler. Hep beraber o gün unutulmaz bir gece geçirdik. Hatırası unutulacak gibi değil.

Hüzzam, Neva, Uşşak, Nihavent, Hicaz, Mahur, Saba… Allah ne verdiyse… Çeşitli şarkı, gazel ve türküleri yerine göre hep bir ağızdan malum, sarhoş ağzıyla okumaya çalışırdık. Şimdiki nesil aklıma geldiğinde ne böyle bir eğlence kültürü ne de yaşama hevesine dönük hareketleri var. Yaşamakta eğlenmekte insanların tabii ihtiyacı değil mi?

Bir başka anımda da: Borbor bahçesindeyiz. Gamsız Yaşar, Osman Zeybek, İbrahim Manga, Ahmet Akşit, Borbor Hakkı, Sabri Özbilgin, Mehmet Topbaş havuzun içine masa kurduk paçalarımızı diz üstüne çektik ufaktan demlemeye başladık fakat o ne tuz yok. Yakından tuz temin etme imkânı yok. Şehir uzak. Tuzsuz et, cız bız ne tatlı oluyormuş meğer. Güle oynaya o günü de böyle geçirdik.

Ha! Şunu da özellikle belirteyim akşamcı, alkolik bir konumumuz sureti katiyetle yok. Zevk için, ara sıra arkadaşlarla eğlenmek vakit geçirmek hepsi bu. Yöremiz mutaassıp hayatı yaşar ama kaçamak yapmayı da sever. Eski adamların meşhur sözü ibadetinde kabahatinde gizlisi makbuldür.

Mehmet Topbaş hakkında:
"SAYGIN ARKADAŞ GRUPLARI" yazısına 1 yorum yapılmış
  1.  
    caner topbas

    vayy beee dede neler yaşamışsın

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

sikiş
Blue And Black WP Theme