SAZAK MESİRELİĞİ
12 Kasım 2013
09:29
1300 Kez Okundu

Sandıklı’nın kuzey batısına düşen bir yerde yemyeşil çayır, bahçe ve çeşitli ağaçlardan oluşan orta yerinde dört ayrı çeşme vardır. Küçük, yalaksız olan çeşme, suyu bakımından en iyisi suyu sert ve tatlı öteki çeşme suları kaba su içilmezdi. Çayırı bayağı geniş, ev hayvanları olduğu kadar at ve eşek türü de çayırda otlardı. Ağaçları salkım söğüt kavak bahçelerinde ise çeşitli meyve ağaçları bulunur. O kesimde şimdi besihaneler bazı yerlerine de binalar yalpılınca özelliği kalmadı.

1938–1942 arası daha Sandıklı’da elektrik yok. Dolayısı ile evlerde çamaşır makinesi fırın vesaire hiçbir şey yok. Sazak sadece mesire yeri olarak değil insanların zaruri ihtiyaçlarına cevap verecek konuma sahip bir yerdi. Çeşmelerin sağında solunda kazan ocakları yapılmış. Burada kalaba nüfusu olan kimseler çamaşır yıkamak için özellikle buraya giderlerdi. Çamaşır yıkamak için her şey hazır. Özel yapılmış çamaşır taşları çamaşırları bekliyor. Çamaşırlar akşamdan hazırlanır çünkü on – on beş gündür biriktirilen epey yüklü olan çamaşırlar başka türlü halledilemez. Taşlar çamaşırları ağartmak için dişlenmiş hizmete hazır. Sabah ezanına yakın kimi kazanı kimi çamaşır bohçalarını kimisi de tezek ve odunu alır. Gemici feneri eşliğinde yola çıkılır telaştan kiri çıkaran kil, sabun unutulur. Aralarından cesaretli birini, unutulanları getirmesi için eve gönderir-lerdi.

Sazak, o zamanlar şehir dışında idi. Epey uzak sayılırdı. Sabahleyin güneş doğarken çamaşırlar yıkanmaya başlar. Kazanlarda kaynatılan çamaşırlar taşlarda sürtülür ağarması için epey zahmet çekerlerdi. Gün boyu devam eden yıkama faslı erken biterse evin çocukları bir güzel yıkanır. Ağaç dallarında asılı çamaşırlar kurudukça bohçalanır akşam karanlığı basınca bazı çamaşırlar yerlerinde unutulur ertesi gün birisi gider yerinde duruyorsa alır değilse almışlar diye üzülür eve döner.

Kenar bahçelerde hısımın akraban oturuyorsa yaşadın demektir. Çünkü onlar akşama kadar hem çamaşırlara yardım eder hem de acıktığınızda size yörenin meşhur yemeklerinden ikram ederler. Alcaş (mercimekli bulgur pilavı),hamur aşı (evde kıyılmış biraz irice erişteden yoğurtlusu makbuldür),hamur pilavı (gene evde kıyılmış eriştenin fırında gevretilmiş) içerisine pirinçte atılır. Peynirlisi de olur. Bunlardan herhangi birini yanında salatasıyla eder sizi aç koymazlar. Meşakkatli olduğu kadar şenlikli bir çamaşır yıkamanın zevkine erilmez.

Her sene hıdrellez bahar şenlikleri başlar. Altı Mayıs hıdrellez günü Sandıklı’nın yerli halkı burayı işgal eder. Bahçelerde akrabası arkadaşı olanlar getirdikleri meyvelerle akşama kadar bir güzel piknik yaparlar. Bahçelere giremeyenler ise bahçe kenarlarında iki taşla kendilerine bir ocak yaparlar, yerlere serdikleri kilimler üzerinde kendilerine göre eğlenirler. Buraya gelen gruplar önceden bir birleriyle temas kurar öyle gelirlerdi. Bu arada bazı aileler kız arar, göz gezdirir, kendine uygun birini seçmeye çalışır. Yeni nişanlı gelin damat grupları epey sükse yaparlardı. Falanın gelini pek güzel falancalarda burada diye bir güzel dedi kodu eksik olmaz. Meraklı bakışlarla etrafı kolaçan eder, seyrederlerdi. Bazı kimselerde daha başka şekilde onu buna şuna karıştırır çeşitli dedi kodu üretirlerdi.

Sandıklı’nın o günkü delikanlıları kendilerine has eğlence bulur bir nevi orada olanlara cagamsı bir hava yaratmaya çalışırlardı. Def, dümbelek şarkı türkü ile ortalığı inletirler içkili eğlence ortamında kimi meze hazırlar kimi sakilik eder kimi oynar kimi nara atar. Şenliğin bir tipini de onlar yaparlardı. Bazı mazbut aileler bahçe içlerinde kendilerine göre eğlenir günü idare ederlerdi. Şimdiki nesil bu türlü eğlenmeyi hiç bilmiyor. Anlayışları çok değişik, ben öyle diyeceğim şimdiki nesil eğlenmeyi bilmiyor. Yaşamayı anlamıyor.

Mehmet Topbaş hakkında:

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

sikiş
Blue And Black WP Theme