AKDAĞ TABİAT PARKI’NIN EKOTURİZM POTANSİYELİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
07 Aralık 2012
13:58
4343 Kez Okundu

Yrd. Doç. Dr. Ahmet BAYTOK
Afyon Kocatepe Üniversitesi
Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu
ahmetbaytok@aku.edu.tr
Melek YAVUZ
Uzman Öğretmen
m.yavuz0372@hotmail.com
ÖZET
Bir ülke veya bölgede turizmin var olması veya gelişmesinde doğal, tarihi ve kültürel çekicilikler temel belirleyicidir. Bu kaynakların özellikle doğal kaynakların kullanım sınırlarının bulunması kaynak kullanımında sürdürülebilirliği zorunlu hale getirmektedir. Turizm amaçlı doğal kaynakların sürdürülebilir olarak kullanımının temel yollarından birisi ekoturizmdir. Ekoturizm uygulamalarındaki turistlerin eğitilmesi ve kaynak kullanımlarının sınırlandırılması ile yöredeki halka ekonomik fayda sağlama ilkeleri ekoturizmi doğal kaynakları koruma amacını gerçekleştirebilecek en önemli turizm çeşidi haline getirmektedir. Bu çalışmada Denizli ve Afyonkarahisar illeri arasında bulunan Akdağ Tabiat Parkı’nda, ekoturizm potansiyelinin ortaya konulması hedeflenmiştir. Araştırmada yöntem olarak yörede mevcut bulunan yerel yöneticiler ve yerel halkla görüşme tekniği kullanılmış, ikincil veri analizi yapılmış ve Akdağ Tabiat Parkı’nın güçlü ve zayıf yönleri ile tehditlerinin ve fırsatlarının belirlenmesine yönelik SWOT Analizi Tekniği kullanılmıştır. Araştırma parkın coğrafi, ekolojik ve sosyo–kültürel açıdan ekoturizme kaynak oluşturan önemli değerlere sahip olduğunu ve ekoturizm kapsamında değerlendirilen trekking, kuş gözlemciliği, yaylacılık, vahşi yaşam turları, macera ve spor turizmi, av turizmi, kuş gözlemciliği, tarih turları ve fotoğrafçılık açısından potansiyelinin olduğunu ortaya koymuştur.

1. Giriş
Doğa ve sunduğu kaynaklar insanoğlunun yaşamı için hayati öneme sahiptir. Ancak özellikle son yüzyılda doğal kaynakların saf ekonomik araç olarak görülüp bilinçsiz kullanımlarının doğanın dengesini bozması ve türlerin ve çevrenin bundan zarar görmesi günümüz insanoğlunun yaşadığı en önemli ikilemlerden birisini oluşturmaktadır. Küresel ısınma, iklim değişikliği, ekolojik dengenin bozulması, hava, su, gıda kirliliği olarak ortaya çıkan bu bozulmanın uluslararası örgütler, devletler, sivil toplum örgütleri ve bireyler tarafından farkına varılması ve müdahale edilmesi gereğinin anlaşılmasıyla tüm alanlarda kaynakların sürdürülebilir kullanılması gereğini ortaya çıkmıştır. Bu durum temel ürünlerinden birisi doğa olan turizm içinde geçerlidir.
Turizm, doğal, kültürel ve sosyal değerleri ile ilgili temiz ve sağlıklı bir çevrede gelişebilen, bulunduğu yöreye ve ülkeye ekonomik yararlar sağlayan bir faaliyettir. Ancak turizm faaliyetlerinin çeşitlenmesi ve bu faaliyetlere katılan insan sayısının artması insanların yoğun olarak kullandıkları bölgelerin tahrip olmasına ve bu bölgelerde doğal dengenin bozulmasına neden olmaktadır (Demir ve Çevirgen, 2006:11; Tuna, 2007:17). Bununla birlikte son yıllarda ortaya çıkan doğa bilinci ve özlemi ile turizm aktivitelerinde de önemli değişiklikler meydana gelmekte ve günümüz turistleri, temel turizm ürünü olarak kabul edilen deniz-güneş-kum üçlüsünden uzaklaşarak, doğal çevrenin tahrip edilmediği ve sürekli korunduğu alanlara yönelmektedir. Günümüz turistleri çevre ile bütünleşen, farklı kültürleri tanımaya gayret eden, çevreye duyarlı saygılı kişiler olarak karşımıza çıkmaktadırlar (Aslantaş, 2002). Bu gelişmeler doğal kaynakların daha uzun süreli kullanımına dayanan sürdürülebilir turizm, alternatif turizm, ekoturizm, doğa turizmi ve özel ilgi turizmi gibi turizm çeşitlerini önemli hale getirmektedir.
Bu kapsamda çalışma, ekoturizm kaynakları yönünden zengin bir tabiat parkı olan Akdağ Tabiat Parkı’nın ekoturizm potansiyelini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada; Akdağ Tabiat Parkı’nın sahip olduğu mevcut potansiyelin belirlenmesi ve doğal ve kültürel çevreye zarar vermeyecek ve ekonomik faydalar sağlayacak şekilde turizm sektörüne alternatif ürün olarak kazandırılması yönünde önerilerde bulunulması hedeflenmektedir.
2. Ekoturizm Kavramı ve Kapsamı
Bir ülke veya bölgede turizmin var olması veya gelişmesinde doğal, tarihi ve kültürel çekicilikler temel belirleyicidir. Bu kaynakların özellikle doğal kaynakların kullanım sınırlarının bulunması kaynak kullanımında sürdürülebilirliği zorunlu hale getirmektedir. Turizm amaçlı özellikle doğal kaynakların sürdürülebilir olarak kullanımının temel yollarından birisi ekoturizmdir (Tisdell,1998; Björk,2000). Ekoturizm uygulamalarındaki turistlerin eğitilmesi ve kaynak kullanımlarının sınırlandırılması ile yöredeki halka ekonomik fayda sağlama ilkeleri ekoturizmi doğal kaynakları koruma amacını gerçekleştirebilecek ve bu yolla sürdürülebilirliği sağlayacak en önemli turizm çeşidi haline getirmektedir (Wood,2002:7; Blamey, 2001).
Ekoturizm kavramı kökeni Yunanca Oikos (ev) ve Logos (kelime)’a dayanan, organizmalar ve onların çevresi ile ilişkilerini inceleyen ve bilimsel olarak ekoloji olarak adlandırılan kelimeden ortaya çıkmıştır (Demir ve Çevirgen, 2006:50). Hetzer’in 1965 yılındaki sorumlu turizmin ilkeleri ile ilgili tanımlamasındaki dört unsurdan ilki olan “çevresel etkileri minimize etme” (Blamey, 2001: 5), 1978 yılında Kenton Miller’in ulusal park planlama ile ilgili yazısında ortaya koyduğu “ekogelişme” (ecodevelopment) kavramı ekoturizmin temel teorik temellerini oluşturmaktadır (Buchsbaum,2004:4). Ekoturizm ilk olarak 1983 yılında Hector Ceballos-Lascurain tarafından tanımlanmıştır. Lascurain ekoturizmi;“Nispeten müdahale edilmemiş alanlarda doğal ve kültürel değerlerin keyfini yaşamak için yapılan, korumayı teşvik eden, yerel halkın sosyo-ekonomik yaşantısına katkıda bulunan, ziyaretçi etkisi düşük, çevreye karşı duyarlı bir turizm anlayışı” (Mader,2005) olarak tanımlamıştır. Ekoturizmin günümüzde en çok kabul gören tanımlarından bir diğeri ise Uluslararası Ekoturizm Topluluğu-TIES (The International Ecotourism Society) tarafından yapılan tanımdır. TIES ekoturizmi, “çevreyi koruyan ve yerel halkın refahını gözeten, doğal alanlara karşı duyarlı seyahat”, olarak tanımlamaktadır (www.ecotourism.org).
Ekoturizm, faaliyetleri çoğunlukla doğal çevrede gerçekleşir bu nedenle doğaya dayalı bir turizm çeşidi (Weaver,2001:74; Wood,2002:11) olarak görülür. Ancak doğayı kullanma biçimi birçok doğaya dayalı turizm biçiminden farklıdır. Ekoturizm doğal ve kültürel değerleri korumayı teşvik eden, yerel halkın sosyo-ekonomik yaşantısına katkıda bulunan, ziyaretçi etkisi düşük, çevreye karşı duyarlı bir turizm anlayışına sahiptir. Bu amacı gerçekleştirmeye yönelik olarak ekoturizmin aşağıda sıralanan bileşenlerden oluşması gerekmektedir. Bunlar (Wood , 2002:10);
• Biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkıda bulunması,
• Yerel halkın refahının gözetilmesi,
• Turistlerin ve yerel halkın bilinçlendirilmesinin sağlanması,
• Küçük ölçekli kuruluşlar/işletmeler tarafından küçük turist gruplarına hizmet verilmesi,
• Turistlerin ve yerel halkın turizm endüstrisi hakkında sorumlu hareket etmesinin sağlanması,
• Geri dönüşü olmayan kaynakların en düşük düzeyde tüketilmesi,
• Turizm yönetimine yerel düzeyde katılımın önemsenmesi, iş fırsatlarının ve mülkiyetin yerel halk lehinde gelişmesinin gözetilmesidir.
Hassas doğal ve kültürel çevrenin korunmasına yönelik bir bilinç oluşturma ve yerel ekonomilere gelir sağlama amacı olan ekoturizm uygulamalarının başarılı olabilmesi için çok iyi planlanması ve dikkatli bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Çünkü kırılgan ekosistemlere bağlı olan ekoturizm uygulamaları iyi planlanmaz ve yönetilmezse birçok çevresel varlığı yok etme riskini taşımaktadır (Wood, 2002). Bunun için ekoturizm aktivitelerine katılmak ve ekoturizm faaliyetlerinden pay almak isteyen grupların ekoturizmin özelliklerini bilmesi ve ilkelerine uyması gerekmektedir (Lawrence, 2003; 31-41). Bunlar (www.ecotourism.org);

• Kullanım etkisini en aza indirmek,
• Çevresel ve kültürel duyarlılık oluşturmak,
• Hem ziyaretçilere hemde yerel halka olumlu deneyimler sağlamak,
• Biyolojik çeşitliliğin korunmasına doğrudan finansal katkı sağlamak,
• Yerel halka finansal faydalar sağlamak ve güçlendirmek,
• Ekoturistlerin ve yerel halkın bilinçlendirilmesinin sağlanması,
• Kaynakların bulunduğu ülkelerde politik, çevresel ve sosyal duyarlılığı yükseltmek,
Herhangi bir destinasyonun ekoturizm açısından potansiyelinin belirlenmesinde dikkate alınan temel ölçütler Tablo 1’de gösterilmiştir (Dönmez, 2008; 8).
Tablo 1. Bir Destinasyonun Ekoturizm Potansiyelinin Belirlenmesinin Kriterleri
Doğal Özellikler ( 1.derecede önemli)
a) Yüksek tür çeşitliliği,
b) Yaban hayvanlarının varlığı (iri cüsseli hayvanlar), ilginç hayvan türleri,
c) Hayvanların kolay görünebilir olması,
d) İlginç vejetasyon formları,
e) Peyzaj çeşitliliği,
f) Tür ve peyzaj elementlerinin enderliği (nadir türler ve ekosistemler). Ulaşılabilirlik / Altyapı:
a) Turizm merkezlerine veya uluslararası havaalanlarına yakınlık,
b) Kolay ulaşılabilirlik (iç hatlar, kaliteli yol bağlantıları),
c) Korunan alana ulaştıran yolların peyzaj özellikleri,
d) Yakın çevredeki diğer korunan alanların varlığı,
e) Konaklama ve yerel mutfak kültüründeki sağlıklı koşullar.
Çekici Diğer Öğeler:
a) Arkeolojik alanlar ve kalıntılar,
b) Yerel kültür,
c) Spor olanakları (Yüzme, rafting, dağcılık vs.). Politik ve sosyal koşullar
a) Tutarlı politik ve sosyal koşullar,
b) Can güvenliğinin olması,
c) Yerel halkın konukseverliği.
İklim:
Çok yüksek olmayan sıcaklık, nem, yağış veya yağışsız bir periyodun varlığı.
Kaynak: Dönmez, 2008:8

1990’ların başında küresel boyutta dikkat çeken ormanların yok olması, iklim değişiklikleri, çölleşme ve ozon tabakasının incelmesi gibi konuların öncelik kazanmasıyla birlikte, çevre ve çevrenin korunmasına ilgi artmıştır. Turizm sektörü bu konuya iki şekilde yaklaşmıştır. Birincisi, ekoturizm ve ekoturizm kapsamında değerlendirilen yayla turizm, trekking (doğa yürüyüşü), kuş gözlemciliği(Ornitoloji), yaban hayatı gözlemciliği, dağ turizmi, mağara turizmi, sualtı dalış turizmi, akarsu turizmi, balon turizmi, av turizmi, tarım ve çiftlik turizmi, botanik turizmi, macera turizmi (Erdoğan 2003) gibi yeni terimler kullanarak çevreyi bir pazarlama unsuruna dönüştürmüş ve bunun sonucunda büyüyen bir pazar ortaya çıkmıştır. İkinci olarak ise sektör, çevrenin değişim sürecinde kendisinin bir aracı olduğunun ve sürdürülebilir bir gelişme çerçevesinde tatil beldeleri ve turistik yöreler oluşturmanın iyi bir iş olabileceğinin farkına varmaya başlamıştır (Hudman, 1992; 28).
Ekoturizm büyük turizm endüstrisi içinde büyüyen bir niş pazardır ve potansiyeli ile sürdürülebilir gelişmenin en önemli aracıdır (Wood, 2002:7). Bununla birlikte Ekoturizm kapsamında yapılan bazı turizm türlerinde (vahşi yaşam turları, kuş gözlemciliği, fotoğrafçılık vb.) hayvanlarla kurulan yakın etkileşim, çoğu zaman hayvanların doğal olmayan davranışlar sergilemesine neden olmaktadır. Yine kuş gözlemciliğinde kuş gözlemcilerinin inceleme yapmak veya yakından gözlemlemek amacıyla kuşlara ıslık çalması ve yüksek sesli müzik açması gibi davranışları kuşların etkilenmesine ve yöreyi terk etmesine neden olabilmektedir (Salam vd. 2000: 63). Örneğin Brezilya’da ekoturistlerin fotoğraf çekmeleri ve Belize sahillerinde sürat motoru kullanmaları tropikal kuşların bu bölgeleri terk etmelerine neden olmuştur (Herbig ve O’Hara, 1997: 234). Yine turistlerin kontrol dışı hareketleri sonucu oluşan orman yangınları, bitki ve yabani hayvan habitatına büyük zarar verebilmektedir. Ekoturizmin fiziksel çevre üzerindeki olumsuz etkisi ile ilgili diğer konu da yeşil alanların çiğnenmesidir. Turistlerin, kuş ve yabani hayvan aramaları esnasında sık sık aynı patika yolu kullanmaları, bitki örtüsünün yok olmasına ve zamanla o bölgelerde çöplerin birikmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla tüm bu olumlu ve olumsuz etkiler, ülkelerdeki otoritelerin ve girişimcilerin, ekoturizmin potansiyel etkilerini çok iyi değerlendirmelerini ve gerekiyorsa olumsuz etkilerini en aza indirecek önlemleri almaları gerektiğini göstermektedir (Salam vd.2000: 63).
3. Akdağ Tabiat Parkı
Akdağ Tabiat Parkı Hakkında Genel Bilgi: Ekoturizmin en önemli alt yapısını oluşturan “Doğa Koruma Sistemleri” olarak ülkemizde başta milli parklar olmak üzere tabiat parkı, tabiatı koruma alanı, tabiat anıtı, özel çevre koruma bölgesi ve sulak alanlar bulunmaktadır. Bu sistemler içinde yer alan “tabiat parkı” 2873 Sayılı Milli Parklar Kanununa göre; “bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenmesine uygun tabiat parçaları”(Resmi Gazete,1983) olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizde, ender bulunan tabii değerlerini korumak, dinlenme ve hoşça vakit geçirmek için turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını oluşturan tescil edilmiş 180 adet Tabiat Parkı bulunmaktadır. Bunlardan birisi Afyonkarahisar-Sandıklı ilçesinde bulunan Akdağ Tabiat Parkı’dır (Harita 1). Akdağ Tabiat Parkı 29.06.2000 tarihinde ve MPG. MP.1.23.03 / 270 sayılı oluru ile 14.916 ha. olarak tabiat parkı ilan edilmiş, 02.10.2001 tarihinde sınır değişikliği ile alanı 14.781 ha. olarak belirlenmiştir (www.cevreorman.gov.tr.).
Park Afyon ili Sandıklı ilçesinde 8535,5 ha. (ຮ’i) ve Denizli ili Çivril İlçesinde 6245,5 ha. (ພ’si) olmak üzere Ege Bölgesinde Afyonkarahisar ve Denizli illeri sınırları içerisinde yer almaktadır. Coğrafi konum olarak 38° “11 ile 38° “25 kuzey enlemleri ve 29° “53 ile 30° “4 doğu boylamları arasında yer alan park, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü sorumluluğundadır. Tabiat Parkı yerel idare açısından ise Afyonkarahisar Çevre ve Orman İl Müdürlüğü ile Denizli Çevre ve Orman İl Müdürlüğünün yetki alanı içindedir.
Afyonkarahisar-Antalya arasında bulunan Akdağ Tabiat Parkı Antalya’yı ülke ulaşım ağına bağlayan Devlet Karayolunun batısında yer almaktadır. Akdağ Tabiat Parkına üç yoldan ulaşım mümkündür. Tabiat Parkı alanına ulaşımın sağlandığı Denizli-Çivril ilçesinden tek giriş yolu, Afyonkarahisar Sandıklı ilçesinden ise güney ve kuzey olmak üzere iki giriş yolu mevcuttur. Denizli tarafından Çivril ilçesi-Işıklı beldesi üzerinden Akdağ Tabiat Parkı’na ulaşılmaktadır. Sandıklı tarafında güney girişi Menteş yerleşkesi, kuzey girişi ise Çamoğlu yerleşkesi üzerindendir. Kuzey giriş yolu Sorkun yerleşkesine kadar asfalt ve orta kalitededir. Sorkun yerleşkesinin içinden geçtikten sonra ise stabilizedir. Çamoğlu yerleşkesinden geçtikten yaklaşık 3 km. sonra Tabiat Parkı alanına ulaşmaktadır. Afyonkarahisar Sandıklı tarafından Akdağ’a ulaşım amaçlı en çok bu yol kullanılmaktadır. Tabiat Parkı sınırları içerisinde toprak yol niteliğinde yaklaşık 19 km. yol bulunmaktadır. Park alanı içinde Devlet Karayolu ve İl yolu bulunmamaktadır.

Akdağ Tabiat Parkı; İç Ege – İç Anadolu iklimi arasında kalan geçiş bölgesinde yer almaktadır. Tabiat Parkı alanının bulunduğu kesimin ikliminin, klasik anlamda Akdeniz ve İç Anadolu geçit özelliklerini yansıttığı söylenebilir. Güneyde Büyük Menderes vadisi boyunca Ege’ye açık olması nedeniyle, bu kesimde bitki örtüsü bu durumu doğrular niteliktedir. Buna karşılık Tabiat Parkı Alanının Büyük Menderes vadisi bitiminde ani bir yükselim yapması ve söz konusu vadiye dik konumlu bulunması nedeniyle, kuzey ve doğu kesimleri daha karasaldır (Yılmaz; 2004;15).
Akdağ Tabiat Parkı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Milli Dairesi’ne bağlı devlet arazisi olma statüsüne sahip olduğundan alanı içinde yerleşim yeri bulunmamaktadır. Akdağ Tabiat Parkı ile etkileşimde bulunan yerleşim birimleri Sandıklı’ya bağlı 3 belediyelik, 5 muhtarlık (5549 nüfus), Çivril’e bağlı 1 belediyelik 4 muhtarlıktır (3646 nüfus). Akdağ Tabiat Parkı ile etkileşimde bulunan yerleşim birimlerinin toplam nüfusu 9195’dir.
Akdağ Tabiat Parkı’nda alt ve üst yapı olarak bir tane orman evi, iki tane yangın gözetleme kulesi, bir tane kaptaj tesisi, Kocayayla ve Başalanyayla mevkiinde isale hattı, 14 çeşme ve bir tane tuvalet bulunmaktadır. Park alanı içerisinde bölgede bulunan yerel halk tarafından yaylacılık faaliyetleri de yürütülmektedir. Yaylacılık faaliyetlerinin yürütüldüğü yaylalardan en büyüğü Kocayayla’dır. Bu yayla dışında alanda yaylacılık faaliyetlerinin yürütüldüğü Toptaş yaylası, Başalan yaylası, Oktur yaylası, Pulluoluk yaylası ve Sazakalanı yaylası bulunmaktadır.
Akdağ Tabiat Parkı’nın Ekoturizm Çekicilikleri: Bölgenin önemli jeomorfolojik oluşumları Kurtini Mağarası, Oktur mağarası, Kanyon Vadi ve Tokalı Kanyonu’dur. Kurtini Mağarası bölgede, karstik bir fosil mağara olarak girilebilen tek mağaradır ve Sandıklı ilçesine 34 km. Kocayayla’dan 6 km. uzaklıkta Bökenin Yurdu olarak bilinen mevkidedir. Kocayayla’nın güneyinde Akçay deresinin solunda yer alır. Mağaranın toplam uzunluğu 239 m. girişe göre +10 m. yatay olarak gelişmiş, 4,5 m. genişliği, 1,5 m. tavan yüksekliği olan mağaradır. Daha uzun olduğu tahmin edilen mağaranın tavanının göçmüş olması nedeniyle ikinci bölümüne girilememektedir. Aynı bölgede (Akdağ-Kocayayla), Menteş kasabasına yakın bir mevkide Oktur Mağarası bulunmaktadır. Henüz bir inceleme yapılmamıştır. Akdağ Tabiat Parkı’nda yer alan diğer önemli jeomorfolojik oluşumlar Kanyon vadi ve Tokalı Kanyonu’dur. Kanyon vadi, Kurtini mağarasının yanından başlamakta ve bu vadinin sonunda Tokalı Kanyonu bulunmaktadır. Tokalı Kanyonu’nun dik ve taraçalı bir görünümü vardır. Akçay Dere’nin güneyde kireçtaşları içindeki akışı, çok sarp yamaçları olan Tokalı Kanyonu içinde devam etmektedir. Akdağ Kanyon Vadi ve Tokalı Kanyonu park alanı içinde 20 km.lik bir alanı kaplamaktadır. Kanyonun 1200 metre uzunluğundaki kısmı bıçakla kesilmişçesine yer yer yüksekliği 200 m. bulan kaya kütlelerinden oluşmuştur. En geniş yeri 4 m. en dar yeri ise 1,5 m’dir. Akdağ Tokalı Kanyonu ancak 7-8 saatte geçilebilmektedir. 7 km. uzunluğa sahip kanyon, vahşi doğası ile bölgenin görüntüsü güzel yerlerinden birini meydana getirmektedir.
Akdağ Tabiat Parkı’nda yüksek debili akarsular bulunmamaktadır. Bununla birlikte çok sayıda mevsimlik akışlı dereler mevcuttur. Akçay Dere, Karanlık Dere, Fındıklı Dere bunlardan en önemlileridir. Tabiat parkındaki akarsu kaynaklarının büyük bölümü alanın doğusunda yer almaktadır. Alanı kuzeyden güneye kat eden Akçay Dere alanın en uzun akışına (~17,8 km) ve Tabiat Parkı Alanı’nın (~155 km2) yaklaşık ຦’sini kapsayan drenaj alanı (~77 km2) ile de en büyük drenaj alanına sahip deresidir (A.T.P.G.P.2006).
Akdağ Tabiat Parkı, İç Anadolu ile Ege Bölgesi arasında geçiş niteliği taşıması sebebiyle bitki örtüsü ve hayvan türleri yönünden önemli ekolojik değere sahiptir. Park 550 adet bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır. Akdağ Tabiat Parkı’nda belirlenen 84 endemik türden ikisi (Barbarea hedgeana ve Polgonum afyonicum) ilk defa bu alandan toplanarak bilim dünyasına tanıtılmıştır. Tehlike kategorileri bakımından; CR (Çok tehlikede) 1 tür, EN (Tehlikede) 8 tür, VU (Zarar görebilir) 4 tür, LRcd (Az tehdit altında-koruma önlemi gerektiren) 6 tür, LRnt (Az tehdit altında-tehdit altına girebilir) 5 tür ve LRlc (Az tehdit altında-en az endişe verici) kategorisinde 59 tür bulunmaktadır. Campanula sorgerae’ nin tehlike durumu CR’ dir ve alanda bulunan türler içerisinde tehlike kategorisi en üst seviyede olan türdür (Gemici,1986; 64). Parkın zengin bitki örtüsü fotoğrafçılar, botanik turizmi ve doğa merakı olan araştırmacılar için alanı çekici ve değerli hale getirmektedir. Akdağ Tabiat Parkı hayvan türleri açısından da oldukça zengindir. Tabiat Parkı alanında böcekler, omurgalı-memeli hayvanlar ve kuşlar olarak sınıflandırabileceğimiz 4 adet iki yaşamlı türü, 11 adet sürüngen türü, 12 memeli hayvan yaşama imkânı bulmaktadır. Alanın en önemli kaynak değeri olan Ulugeyik, nesli tehlikedeki yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretine ilişkin CITES sözleşmesi, kapsamında (I ve II) bulunan Kurt, Tilki, Ağaç Sansarı, Yılkı atları kar faresi, kertenkele türleri memeli ve omurgalı hayvanlar olarak ön plana çıkmaktadır. Önemli yaşam alanları yılkı atları için Kocayayla, geyikler için Dere Alanı, kuşlar için Sığırkuyruğu Mevkisi, Akkale civarı olarak görülmektedir. Park alanında faydalı ve zararlı olmak üzere iki tür böcek mevcuttur. 40 farklı familyaya ait olan böcek türleri ekosistem zenginliğini ortaya koymaktadır. Park alanı içinde böcekler için önemli alanların Karanlık Dere, Tokalı Kanyonu, Karabel Tepe etekleri, Akkale Tepedir. Akdağ Tabiat Parkı’nda bulunan kelebek vadisi doğal çevre adına önemli bir diğer alandır. Akdağ Tabiat Parkı’nda yapılan gözlemlere göre 34 familyaya ait 124 kuş türü gözlenmiştir. Aynı zamanda 37 kesin kuluçka (KK) ve 18’i muhtemel kuluçka (MK) olmak üzere 55 kuş türünün ürediği tespit edilmiştir. Akdağ Tabiat Parkı’nda tehlike kategorileri dikkate alındığında 107 türün Bern sözleşmesi, 3 türün IUCN ve 58 türün ise Red Data Book (RDB) kapsamında yer aldığı görülmektedir. Bu türler arasından Karaakbaba ve Akkuyruk kartal IUCN tarafından hazırlanmış olan Avrupa Kırmızı Listesinde (European Red List) Lr/nt (Düşük Risk/Tehlikeye Yakın) kategorisinde, Küçük kerkenez ise Vu A1bce+2bce (Hassas) kategorisinde bulunmaktadır. Akdağ Tabiat Parkı, böcekçil kuşların yanında doğanın çöpçüleri olarak kabul edilen Kızıl akbaba, Kara akbaba, Sakallı akbaba ile Akkuyruk kartal, Kayakartalı ve Küçük kerkenez gibi nesli tehlike altında olan yırtıcı kuşlara ve bölgenin tek endemik kuşu olan Anadolu sıvacısına ve tek eş seçip çiftleşen Andık ördeğine ev sahipliği yapmaktadır. Akdağ Tabiat Parkı içindeki kuşlar bakımından önemli olan mevkiler; Kocayayla, Karanlıkdere Mevkii, Sığırkuyruğu Mevkisi, Akkaletepe ve Akdağ kayalık alanlarıdır (A.T.P.G.P.2006.).
Ekoturizm kapsamında bir bölgenin değerlendirilmesinde bölgenin sahip olduğu kültürel, tarihi ve arkeolojik değerlerde önem taşımaktadır. Bu açıdan değerlendirildiğinde Akdağ’da çeşitli mevkilerde tespit edilen yerleşim birimleri, şapel ve mezarlık alanları bulunmaktadır ve bunlar çoğunlukla küçük gruplar halinde yaşayan, ekonomik düzeyi düşük olan topluluklara ait olup, Geç Roma/Erken Bizans dönemindendir. Bu dönemde insan topluluklarının yoğun olarak yaşadığı alanlar Kocayayla ve Başalan yaylasıdır.

4. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ
Ekoturizm amaçlı çalışmalarda araştırma yöntemi belirlerken her alanın kendine has özellik taşıması nedeniyle farklı yönteminin kullanılması gerekmektedir. Ekoturizm ile ilgili farklı çalışmalar (Wood, 2002; Kart; 2009, Yılmaz; 2008, Pirselimoğlu; 2007), incelenerek araştırma amacına uygun yöntemler belirlenmiştir. Bu kapsamda araştırmada yöntem olarak yörede mevcut bulunan yerel yöneticiler ve yerel halkla görüşme tekniği kullanılmış, ikincil veri analizi yapılmış ve Akdağ Tabiat Parkı’nın güçlü ve zayıf yönleri ile tehditlerinin belirlenmesine yönelik SWOT Analizi Tekniği kullanılmıştır. Ayrıca araştırma alanına ait ilgili kurumlardan elde edilen dokümanlar, arazide yapılan gözlem ve incelemeler, sivil toplum örgütlerinden ve yazılı görsel kaynaklar faydalanılmıştır.
5. VERİ TOPLAMA TEKNİĞİ
Araştırma amaçlı verilerin toplanması aşamasında öncelikle 2010 yılının Ekim ayında Akdağ Tabiat Park alanı yerel halktan bölgeyi tanıyan kişilerle birlikte gezilerek bölge hakkında ön inceleme yapılmıştır. Ön inceleme ve yerel halkla görüşme bölgeyi tanımak ve yerel halkın bölgeyi kullanımı konusunda bilgilenmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Daha sonraki süreçte Çevre ve Orman Bakanlığı Milli Parklar Genel Müdürlüğü ziyaret edilerek, Akdağ Tabiat Parkı inceleme alanı sorumlusu ile yüz yüze görüşülmüş ve yapılmış olan geliştirme planı ve alanla ilgili bilgiler elde edilmiştir. Ayrıca Afyonkarahisar İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, İl Özel İdare Müdürlüğü, Sandıklı İlçe Çevre ve Orman Müdürlüğü ile yüz yüze görüşmeler yapılmış, Denizli İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nden ise telefon yardımıyla yapılan görüşme ile gerekli bilgiler alınmıştır.
6. ARAŞTIRMANIN SINIRLILIKLARI
Araştırmanın sadece bir bölgeye yönelik yapılması araştırma sonucunda elde edilen bulguların genelleştirilmesi açısından bir sınırlılık oluşturmaktadır. Ayrıca Akdağ Tabiat Parkı’nda ekoturizme yönelik yeterli uygulamalı çalışmanın olmaması araştırmanın diğer sınırlılığıdır. Ekoturizm amaçlı bir bölgenin değerlendirilmesinde farklı disiplinlerin ortak çalışmalarının gerekliliği ve bu çalışmanın turizm boyutuyla ilgili olması diğer bir sınırlılıktır.
7.ARAŞTIRMA BULGULARININ ANALİZİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ
Akdağ Tabiat Parkı’nın ekoturizm potansiyelini belirlemeye yönelik ölçütler ve planlama ilkeleri doğrultusunda değerlendirmeye alındığında parkın ekoturizm faaliyeti olarak trekking, piknik turizmi, fotoğrafçılık, kuş gözlemciliği, kamp- karavan turizmi, mağara turizmi, tarih turizmi, bisiklet turizmi, dağ turizmi, atlı doğa yürüyüşü, av turizmi, sportif olta balıkçılığı, macera-spor turizmi, vahşi yaşam turları, yaylacılık potansiyeli olduğu söylenebilir(Harita 2). Ancak ilgili faaliyetler yönelik planlama ve gerçekleştirme aşamasında fauna ve flora açısından hassas alanlara, fiziki sınırlayıcılara dikkat edilmeli uygun zaman ve mekanlar seçilmelidir.

Trekking
Tabiat Parkı son derece gelişmiş bitki örtüsü ve hayvan türüne sahiptir. Bu da doğa yürüyüşlerini cazip hale getirmektedir. Özellikle Karanlık Dere mevkisi trekking için önemli rekreasyon alanıdır. Bu anlamda çeşitli dernekler Akdağ Tabiat Parkı alanında trekking faaliyetleri gerçekleştirmektedir. Turizm amaçlı sportif faaliyetlerin çeşitlendirilmesi amacıyla dağcılık, trekking, rafting, kano, motorlu çok hafif hava taşıtı (Microlight- Ultralight vb.), motorlu-motorsuz su sporları, jeep safari, yamaç paraşütü vb. faaliyetlerin, güvenli biçimde sürdürülebileceği parkur alanlarının belirlenmesine yönelik olarak 15.06.1997 tarih 23020 sayılı Turizm Amaçlı Sportif Faaliyet Yönetmeliği kapsamında, Vali Yardımcısı Başkanlığı’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı (Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü), Pamukkale Üniversitesi (Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksek Okulu), Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Denizli Özel Çevre Koruma Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı, Emniyet Müdürlüğü, Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı, Gençlik ve Spor Müdürlüğü, Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, Çevre ve Orman Müdürlüğü, TURSAB, Denturod ve Adrenalin Doğa Sporları Derneği temsilcilerinden Turizm Amaçlı Sportif Faaliyet Parkur Alanı Belirleme Komisyonu oluşturulmuştur. Bu komisyonun belirlediği 2008 yılında Denizli ilinde turizm amaçlı sportif faaliyetleri parkur alanları ve dağcılık parkurları listesinde Akdağ Sığır Kuyruğu, Kartal Çimen Tepe Yürüyüş Güzergâhı, Karanlık Dere-Tokalı Kanyonu, Sığır Kuyruğu, Akkale Tepe Zirve Yürüyüş Güzergâhı Akdağ Tabiat Parkı Trekking Parkuru olarak yer almıştır. Özel Çevre Koruma alanı kapsamına giren parkur alanlarında Özel Çevre Koruma Kurulu Başkanlığı’ndan alınacak izne göre faaliyetlere başlanılmıştır (www.turizmhaberleri.com).
Karanlık Dereden başlayan ve Tokalı Kanyonu geçişinin başlangıç noktasına kadar olan kısım zorluk derecesi düşük olan yürüyüş için tercih edilen bölgelerden birisidir. Yürüyüş için tercih edilen diğer bir güzergâh da Tabiat Parkının batı ve güneybatı yönündeki yükseltisi olan Büyükgedik Tepe, Güvenci geçidi Tepe ve Deveboynu Tepenin oluşturduğu Akdağ zirve hattıdır. Gerek Karanlık Dere ile Tokalı Kanyonu gerekse Akdağ Zirve hattı topografik özellikleri açısından zor şartlara sahiptir. Bu nedenle Akdağ Zirve hattı, Karanlık Dere vadisi ve Tokalı Kanyonu yüksek zorluk derecesinde yürüyüş güzergâhı olarak belirlenmiştir.
Piknik Turizmi
Akdağ Tabiat Parkı’nda piknik yeri için uygun sahalar bulunmaktadır. Yazın park alanı içinde bulunan Sığırkuyruğu yaylası ve Kocayayla çevre halk tarafından öncelikli piknik alanı olarak tercih edilmektedir. Ancak bu yaylalarda yeterli oranda tesisin bulunmayışı piknik merkezlerinin cazibesini azaltıcı niteliktedir.
Fotoğrafçılık
Tabiat Parkı fotoğrafçılar için son derece uygun sahalara sahiptir. Özellikle parkta yer alan bitki örtüsü ve hayvan türleri fotoğrafçılık sporuna oldukça uygundur. Akdağ’da son yıllarda kaydedilen bitkilerden Barbarea hedgeana yalnız bu dağa özgü olup, çok sınırlı miktarda bulunan bir endemiktir. Bu türle birlikte endemik olarak Ehrami Karaçamı (Pinus nigra, pallasiana var. pyramidata) mevcut olup, alanda Astragalus gaeobatryo, Carapenula sorgerae ve Crenosdadium siifolium gibi küresel ölçekte tehlike altında veya mahallî bir yayılış gösteren çok sayıda nadir bitki türü de yetişir. Önemli bitki alanları Akdağ Tabiat Parkı’nı önemli fotoğraf çekim merkezi haline getirmektedir. Aynı zamanda önemli bir yaban hayatı alanı olan sahada yurdumuzda koruma altında olan ulugeyik (Cervus elaphus) ve nesli tehlike altında olan sakallı akbaba (Gypaetus barbatus) ve kızıl akbaba (Gyps fulvus) bulunmaktadır. Bunların haricinde yılkı atları, kurt, tilki, yaban domuzu, tavşan, keklik, porsuk, gelincik, sincap, sansar gibi türler ile koruma altında olan birçok kuş türü (şahin, akbaba, doğan, kartal, ibibik, florya, baştankara, kukumav, iskete, arı kuşu, saka, ispinoz, tepeli toygar vs.) yer almaktadır. Ayrıca Anadolu’nun tek endemik kuşu olan Sıvacı Kuşu inceleme alanımıza farklı bir ayrıcalık sağlamaktadır. Kelebek vadisindeki hareketlilikte görülmeye değerdir. Bu nadir özellikler fotoğrafçılık sporu için oldukça elverişli şartlar oluşturmaktadır (Uyan, 2004:15).
Kuş Gözlemciliği
Akdağ Tabiat Parkı, Kızıl akbaba, Karaakbaba, Sakallı akbaba ile Akkuyruk kartal, Kayakartalı ve Küçük kerkenez gibi nesli tehlike altında olan yırtıcı kuşlara ve bölgenin tek endemik kuşu olan Anadolu sıvacısı gibi kuşlara da ev sahipliği yapmaktadır. Akdağ Tabiat Parkında 37 kesin kuluçka (KK) ve 18’i muhtemel kuluçka (MK) olmak üzere 55 kuş türünün ürediği tespit edilmiştir. Araştırma alanında yapılan gözlemlere göre 34 familyaya ait 124 kuş türü gözlenmiştir. Akdağ Tabiat Parkı’nda tehlike kategorileri dikkate alındığında bölgenin kuş gözlemciliği adına önemi ortaya çıkmaktadır. Bu ve benzer özellikleri olan türlerin, alanın ekolojik önemi açısından uygun mekan ve zamana göre izlenmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Kuşlar bakımından önemli olan mevkiler olarak Kocayayla ve Karanlık Dere Mevkileri öne çıkmaktadır. Akkale Tepe ve Akdağ kayalık alanları ise yüksek mevkileri tercih eden kuş türlerinin görülebileceği mekânlar olarak tespit edilmiştir.
Vahşi Yaşam Turları
Tabiat Parkı alanında böcekler, omurgalı-memeli hayvanlar ve kuşlar olarak sınıflandırabileceğimiz 4 adet iki yaşamlı türü, 11 adet sürüngen türü, 12 memeli hayvan yaşama imkânı bulması Akdağ Tabiat Parkı’nda vahşi yaşam turları yapılabilecek alan olma niteliğini ortaya koymaktadır. Akdağ Tabiat Parkı yılkı atları ve özellikle ulu geyikleri izlemek için yapılacak vahşi yaşam turlarına önemli olanaklar sağlamaktadır. Ayrıca kurt, tilki, ağaç sansarı, kertenkele türleri, yaban domuzu ve kuşların çeşitliliği vahşi yaşam turları için çeşitlilik oluşturur. Önemli yaşam alanları yılkı atları için Kocayayla, geyikler için Dere Alanı, kuşlar için Sığırkuyruğu Mevkisi, Akkale civarı olarak görülmektedir. Görsel değerler bakımından Akdağ Tabiat Parkı’nın Güney ve Güneybatı bölgeleri diğer alanlara oranla daha fazla görsel zenginlik sunduğu ve kullanıcılar tarafından daha fazla tercih edildiği saptanmıştır. Vahşi yaşam turları esnasında en fazla vahşi hayvanların görülebileceği mekânlar ise Yaylalar, Karanlık Dere, Tokalı Kanyonu, Karabel Tepe etekleri, Akkale’dir.
Macera-Spor Turizmi
Akdağ’ın zirvelerinden Işıklı Göl’ün ve yakınındaki Çivril Grabeni’nin görünümü ve Akdağ Tabiat Park alanı içerisinde yer alan Akdağ kireçtaşları karstik yapılar macera-spor turizmi için gelen ziyaretçiler için son derece etkileyicidir. Çünkü Tabiat Parkı Alanı bölgedeki en önemli yükselti bloğunu oluşturmaktadır. Alandaki en yüksek kot, alanın batısında yer alan 2446m. rakımlı Akdağ-Kıraçtepe özellikle tırmanma ve macera-spor faaliyeti isteyen kişiler için etkileyicidir. Ayrıca Karanlık Dere, Çimek Dere macera-spor turizmi için idealdir. Alanın en önemli macera-spor turizmine katkıda bulunacak alanı ise Atyelesi Dere tarafından şekilli gömülü vadiler şeklinde, derince yarılarak parçalanmış olan Tokalı Kanyonudur. Tokalı Kanyonunu geçmek hem tırmanma hem de belli oranda derin kanyondan yüzerek geçmeyi gerektirmektedir.
Kamp / Karavan Turizmi
Tabiat Parkı’nın Kocayayla ve Sığırkuyruğu mevkii kamp ve karavan turizmi açısından elverişlidir. Bu alanlar, günübirlik kullanımının yanı sıra ziyaretçilerin kendi çadır ve karavanlarıyla kalmalarına olanak sağlamaktadır.
Tarih Turizmi
Deniz-güneş-kum pazarına yönelik tatil turizminin doyuma ulaşması, bireylerin ekoturizm aktiviteleri içinde yer alan tarih turizminin canlanmasına sebep olmuştur. İnsanların tarihi değerler hakkında bilinçlenmeye başlamasıyla farklı yerleşim birimleri ve kalıntıların görülmesi, araştırılması, keşif ve dini amaçlı seyahatler, yerel mimari ve orijinal özellikleri tanıma amacı ile yapılan tarih turizmi seyahatler içinde yer almaktadır. Ülkemizin kültürel mirasının iyileştirilmesi yönündeki faaliyetlerin çoğaltılması oldukça önemlidir. Bu anlamda Akdağ’da çeşitli mevkilerde Geç Roma/Erken Bizans dönemine ait tarihi alanlar mevcuttur.Tespit edilen yerleşim birimleri, şapel ve mezarlık alanları küçük gruplar halinde yaşayan, ekonomik düzeyi düşük olan topluluklara ait olup Kocayayla ve Başalan yaylasında yoğunlaşmıştır (A.T.P.G.P., 2006).
Bisiklet Turizmi
Tabiat Parkı ulaşım ağı yüksek standart orman yolu olarak tanımlanabilir. Bu nitelik Tabiat Parkı’nda yapılacak olan bisiklet turizmi açısından değerlendirildiğinde yeterli standarttadır. Özellikle Orman yolu ve Sığırkuyruğu Mevkisi kanyon başlangıcına kadar bisiklet turizmi için idealdir. Ziyaretçilerin dinlenmek için kullanabilecekleri uygun alan ve içme suyu ihtiyacını karşılamak için çeşmeler yeterli miktar ve özelliktedir.
Dağ Turizmi
Dağcılık parkurları listesinde Akdağ Sığır Kuyruğu, Kartal Çimen Tepe Yürüyüş Güzergâhı, Karanlık Dere-Tokalı Kanyonu, Akkale Tepe Zirve Yürüyüş Güzergâhı Akdağ Tabiat Parkı, Özel Çevre Koruma alanı kapsamına giren parkur alanlarında Özel Çevre Koruma Kurulu Başkanlığı’ndan alınacak izne göre yürüme ve zirveye tırmanma gibi faaliyetlerde bulunma imkânı mevcuttur.
Atlı Doğa Yürüyüşü
Akdağ Tabiat Parkı’nda Sığır Kuyruğu, Kartal Çimen Tepe ve Akkale Tepe Zirve Yürüyüş Güzergâhı, Karanlık Dere-Tokalı Kanyonunda, atlı doğa yürüyüşü için gerekli potansiyel bulunmaktadır.
Av Turizmi
Akdağ Tabiat Parkı’nda avcılığın düzenlenmesi ve kontrolünün sağlanarak av hayvanlarının yaşama ortamlarının korunarak geliştirilmeleri, av turizminin düzenlenmesi, devamlı ve plânlı olarak faydalanmaya tabi tutulması faaliyetleri üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Son zamanlarda alanda av turizmi için düzenlenen faaliyetler mevcuttur. İnceleme alanımızda av turizmi potansiyeli kapsamında bulunan özellikle Tavşan, Yaban Domuzu, Ulugeyik türleri için av yönetmeliği hükümlerine uygun olarak av turizmi yapılabilmektedir. Sığır Kuyruğu, Başalan yaylası, Kocayayla ve Karanlık Dere mevkileri bu amaçlı uygun ortamları oluşturmaktadır.
Mağara Turizmi
Turizm çeşitliliği açısından mağaralar oldukça önemlidir. Bölgede, Kocayayla’nın güneyinde bulunan Kurtini Mağarası tespit edilen tek mağaradır. Kurtini Mağarası, Sandıklı ilçemize 34 km. Kocayayla’dan 6 km. uzaklıkta Bökenin Yurdu olarak bilinen mevkide yer alır ve fosil bir mağaradır. Daha uzun olduğu tahmin edilen mağaranın tavanının göçmesi nedeniyle ikinci bölümüne girilememiştir. Aynı bölgede (Akdağ-Kocayayla), Menteş kasabasına yakın bir mevkide Oktur Mağarası bulunmaktadır. Henüz bir inceleme yapılmamıştır.

Sportif Olta Balıkçılığı
İnceleme alanımızda dikkat çeken en önemli akarsu Akçay Deresi ve kollarıdır. Ayrıca alanımızda üç büyük akarsudan söz etmek mümkündür. Bunlar Akçay dere, Kufi Çayı, Kestel Çayı’dır. Bu akarsuların beslenme havzalarında yer alan çeşitli alanlarda kaynaklar ortaya çıkmaktadır. Akçay ve Karanlık Kanyon sportif amaçlı olta balıkçılığı yapılabilecek en iyi iki alan olarak gösterilebilir. Küçük kaya balığı ve tatlı su balıkları mevcuttur.
Yaylacılık
Sorkun, Çamoğlu, Örenkaya, Menteş, Baştepe, Kırka, Düzbel, Kızılca ve Gümüşsu köyleri geleneksel olarak her yıl yaylacılık amaçlı olarak Kocayayla, Okturyaylası, Başalan, Sazaklanı, Yerlibel, Kavacık/Kuyucak mevkilerinde konaklamaktadırlar. Bunların yanında dağınık olarak, tek tük başka mevkilerde konaklayanlara da rastlamak olasıdır. Yayla otlaklarının paylaşımı da aynı köylerden yaylacıların belli bir mevkide kümelenmesine dayanmaktadır. Akdağ Tabiat Parkı’nda yer alan yaylalardan en yoğun olarak kullanılan Kocayaylada 16 hane konaklarken Oktur yaylasında 11 hane konaklamaktadır. Ancak bölgede yaylacılık kapsamında kalıcı faaliyetler gerçekleştirmek gereklidir. Önemli yayla alanlarına yapılacak çeşme ve tuvaletlerle ilgili alt yapı ve üst yapı çalışmaları yapılarak yayla zamanı uygun ve sağlıklı kıl çadırlar kullanılarak mekânlar oluşturarak turistik amaçlı değerlendirmek gereklidir.

Akdağ Tabiat Parkı SWOT Analizi
Bir ülke ya da bir yörenin alternatif turizm politikalarının belirlenmesinde SWOT analizi tekniğinden yararlanılarak, ülkenin turizm potansiyelinin güçlü-zayıf yönleri ve fırsatlar-tehditler faktörlerini ortaya çıkarılabilmektedir (Avcıkurt vd. 2003). Ülkemizde giderek önemi artan ekoturizmin mevcut güçlü ve zayıf yönlerinin açıkça bilinmesi, bugün ve gelecekte fırsat ve tehditlerin tahmin edilmek suretiyle analiz edilmesi, ülkelerin uygun stratejilerin ve politikaların belirlenmesi ve seçiminde önemli bir rol oynayacaktır ( Nayir vd .2008).
Akdağ Tabiat Parkı’nın ekoturizm potansiyelinin belirlenmesi, mevcut ve potansiyel turizm etkinliklerinin sınıflandırılmasında SWOT analizinden yararlanılarak, alanın ekoturizm potansiyelinin içsel (güçlü ve zayıf yönler) ve dışsal (fırsatlar ve tehditler) faktörleri belirlenmeye çalışılmıştır (Tablo 2). Çalışma alanının iç ve dış etkenleri dikkate alarak izlenen bu yöntemle, alanın var olan güçlü yönleri ve fırsatlardan en üst düzeyde yararlanacak, tehditlerin ve zayıf yanlarının etkisini en aza indirecek öneriler geliştirilmiştir.

Tablo 2 Akdağ Tabiat Parkı SWOT Analizi

Akdağ Tabiat Parkı’nın Güçlü Yanları (Avantajlar)
• Akdağ Tabiat Parkı’nın iklim ve jeomorfolojik özellikleri,
• Ekosistem çeşitliliği ve zenginliği,
• Orman alanlarının halen doğal karaktere sahip olması,
• Tarihi, arkeolojik, kültürel değerlere sahip olması,
• Her mevsimde farklı ekoturizm etkinliklerinin yapılabilmesi,
• Coğrafi konumu nedeniyle kolay ulaşılabilir olması,
• Ekoturizm yönünden çeşitlendirilmiş ürünlerin varlığı.
Akdağ Tabiat Parkı’nın Zayıf Yanlar (Dezavantajlar)
• Doğal kaynakların yeterince korunamaması ve bilinçsizce kullanım,
• Bilinirliliğinin ve destinasyon imajının olmaması,
• Çevresel, ekonomik ve sosyal sonuçları itibariyle farklı sonuçlar doğurabilen ekoturizm etkinliklerinin uygunluk ölçütlerinin belirgin olmaması,
• Ekoturizm etkinliklerini izleme ve denetlemeye yönelik kurumsal bir yapının olmaması, girişlerin kontrolsüz oluşu,
• Ekoturizme hizmet verebilecek alt ve üst yapının istenilen düzeyde olmaması,
• Zengin fauna ve floraya sahip olmasına rağmen bölgenin potansiyeli üzerinde yeterli çalışmaların bulunmaması,
• Yerel halkın doğayı koruma bilincinin yeterince gelişmemiş olmaması,
• Birçok ekoturizm türünün yapılabilmesi için gerekli alt ve üst yapının olmaması,
• Konaklama olanaklarının yetersizliği.

Akdağ Tabiat Parkı’nın Fırsatları
• Dünyada ve Türkiye’de ekoturizme yönelik talebin artması,
• Ekoturizmin alanında yerel halka yeni iş ve gelir fırsatı sağlaması,
• Ekoturizm sektöründe yeni yatırım ve alt sektörlerin oluşumu,
• Doğa koruma konusunda yerel, ulusal ve küresel bilinç geliştirme olanağı,
• Gelişen ulaşım olanakları ve buna bağlı olarak uzun mesafeli seyahat imkânlarının gelişmesi,
• Termal turizmin yanında alternatif turizm çeşidi olarak düşünülebilir.
• Dünya genelinde ve ülkemizdeki birey ve toplumların ekoturizm konusuna olan ilginin artması,
• Ülkemizde yasa ile koruma altına alınan doğal alanların nitelik ve nicelik olarak artması.
Akdağ Tabiat Parkı’nın Tehditleri
• Ekoturizmin yaygınlaşması ve baskını artması ile birlikte biyolojik çeşitliliğin olumsuz etkilenmesi ve yok olması,
• Plansız artan ve büyüyen ekoturların bir sonucu olarak endemik veya ekonomik değere sahip bitki ve hayvan türlere yönelik yasadışı ticaretin ve kaçakçılığın artması,
• Kontrolsüz ve bilinçsiz ekoturlar sonunda ekoturistlerin can ve mal kayıplarının artması ve kötü şöhret,
• Ekoturizm etkinliklerinin tekdüzeleşmesi ve her yerde benzer ve sırada etkinliklerin uygulanmasının getirebileceği sıkıntılar,
• Ekoturizme yönelik yapılacak teşvik ve yatırımların doğal alanlarda aşırı yapılaşmaya yol açması,
• Doğa içine yapılmış, mimari estetiğe sahip olmayan otel, lokanta gibi bireysel binaların ve reklam panoları, yol üstü tabelaları görsel anlamda kirlilik yaratabilecektir,
• Turistik mevsim boyunca nüfus sayısı ve yoğunluğunun artış göstermesi su ve elektrik gibi altyapı hizmetlerinde taşıma kapasitesinin aşılması sebebiyle kesintiye uğrayabilmektedir,
• Ekoturizm amaçlı işletmecilerin veya yatırımcıların rant ve kar uğruna kırsal yöre insanlarını izole ederek, tek paydaş olma olasılığı,
• Keşfedilen bir alana sürekli bir turist akımı nedeniyle doyum noktasına ulaşılması ve kaynak değerlerin bozulma ve kirlenme etkileri artıkça ve taşıma kapasitesi zorlandıkça yörenin turistik kimliğinin cazibesini yitirmesi,
• Ayrıca, bazı özel doğa bölgelerinin de sadece özel kullanıma geçerek halka kapatılması da yerel yaşamı olumsuz etkileyebilecektir.

8. SONUÇ VE ÖNERİLER
Akdağ Tabiat Parkı ekoturizm etkinlikleri olarak trekking, yaylacılık, fotoğrafçılık, kuş gözlemciliği, macera ve spor turizmi, tarih ve kültür turizmi, yaban hayatına odaklı vahşi yaşam turları, mağaracılık, kamp ve karavan turizmi, piknik aktiviteleri, atlı doğa yürüyüşü, av turizmi, bisiklet turizmi, olta balıkçılığı yönünden zengindir. Ancak bölgenin mevcut durumu dikkate alındığında belirlenen ekoturizm türlerinin bölgede geliştirilebilmesi için kamu, genel idare, yerel halk ve sektör girişimcileri tarafından bazı eksikliklerin giderilmesi gerekmektedir. Bu anlamda Akdağ Tabiat Parkı’nın ekoturizm potansiyeli hakkında yapılan çalışma sonucu sonuç ve öneriler şu şekilde sıralanabilir.
• Akdağ Tabiat Parkı ekoturizm kapsamında trekking için önemli rekreasyon alanıdır ve çeşitli dernekler tarafından trekking faaliyetleri gerçekleştirmektedir. Ancak, trekking faaliyetlerinin amacına uygun olarak gerçekleşmesi için güzergâhın düzenlenmesi doğal yaşamı etkilemeyecek şekilde planlamasının yapılması gereklidir. Alana yönelik trekking rehberlerinin yetiştirilmesi çözülmesi gereken bir diğer konudur. Bu yapılırken kritik nokta rehberlerin yerel halktan seçilmesine dikkat edilmesi olacaktır. Bu hem yerel halkın doğal kaynak değerler hakkında bilinçlendirilmesini sağlayacak hem de iş imkânı oluşturacaktır. Trekking güzergâhlarının belirlenmesinde kültürel ve arkeolojik değer taşıyan mevkilerin alternatif parkur olarak düzenlenmesi bir diğer öneri olabilir.
• Akdağ Tabiat Parkı’nda gerçekleştirilen yaylacılık faaliyetleri kapsamında alanlardaki kaynakların aşırı kullanımının engellenmesi, atıkların önlenmesiyle kirlilikten korunması, erozyon çalışmaları gibi tedbirler doğa değerlerinin sürekliliği açısından büyük önem taşımaktadır. Bilinçsiz tarım ve hayvancılık faaliyetleri, yayla ve diğer alanlarda ekosistem açısından büyük risk taşımaktadır. Bu konuda yerel halk bilgilendirilerek çevre bilinci oluşturulmalıdır.
• Akdağ Tabiat Parkı sadece bu yöreye özgü olan ve nadir görülen 124 kuş türüne ve endemik tür olan Anadolu sıvacısına ev sahipliği yapmaktadır. Bölgede gözlemlenebilen nadir kuş türleri ve kuş zenginliği, birçok kuş gözlemcisini bölgeye çekmek için yeterlidir. Ancak öncelikle bölgede kuş gözlem istasyonları belirlenmeli, kuluçka dönemleri takip edilmeli ve bu amaçlı derneklerle işbirliğine gidilmelidir.
• Akdağ Tabiat Parkı tarih ve kültür turizmi kaynakları çeşitli mevkilerde tespit edilen yerleşim birimleri, şapel ve mezarlık alanları bulunmaktadır. Akdağ Tabiat Parkı içinde kalan yerleşim yerleri ve mezarlıkların tescil edilmesi ve kaçak kazıların önlenmesi gerekmektedir. Ayrıca ekoturistlerin mevkilere zarar vermeden ziyaret edebilmelerini sağlayacak tedbirler düşünülmelidir.
• Akdağ Tabiat Parkı, yılkı atları ve özellikle ulu geyikleri izlemek için yapılacak vahşi yaşam turlarına önemli olanaklar sağlamaktadır. Vahşi yaşam turları için ideal olan alanlar yaylalar, Karanlık Dere, Tokalı Kanyonu, Karabel Tepe etekleri, Akkale’dir. Yaban hayatı gözlemciliğinin vahşi yaşama zarar vermemesi için doğal yapıyı bozmayacak şekilde gözlem terasları kurulmalı ve yerel halkın rehber olarak istihdamı yoluyla alanı sahiplenmesi ve koruması sağlanmalıdır.
• Kocayayla’nın güneyinde bulunan Kurtini Mağarası tespit edilen tek mağaradır. Aynı bölgede (Akdağ-Kocayayla), Menteş kasabasına yakın bir mevkide Oktur Mağarası bulunmaktadır. Henüz bir inceleme yapılmamıştır. Kurtini mağarasının yanında Kanyon Vadi ve Akdağ Tokalı kanyonu dik ve taraçalı görünümü Kurtini mağarasına ayrıcalık getirmektedir. Mağara girişi düzenlenmeli, kontrolü sağlanmalı ve koruma altına alınmalıdır.
• Kamp-Karavan Turizm aktivitelerinde Tabiat Parkı’nın Kocayayla ve Sığırkuyruğu mevkii elverişli alanlardır. Bu alanlar, günübirlik kullanımın yanı sıra ziyaretçilerin kendi çadır ve karavanlarıyla kalmalarına olanak sağlamaktadır. Aynı zamanda piknik aktiviteleri açısından gerek yerel halk tarafından gerekse günübirlikçiler tarafından tercih edilen mekânlardır. Bu anlamda ekoturizme yönelik altyapı planlama çalışmalarında, yer seçimi, planlama, tasarım, ulaşım, konaklama, kirlilik (katı atık, kanalizasyon yönetimi, vb.)doğal çevre ve sulak alanların korunması vb. çalışmalar ve düzenlemelere önem verilmelidir. Ayrıca yetersiz olan tuvaletler, hayvanlar ve insanların birlikte kullandığı çeşmeler düzenlenerek çoğaltılmalıdır.
• Akdağ Tabiat Parkı atlı doğa yürüyüşü açısından Sığır Kuyruğu, Kartal Çimen Tepe ve Akkale Tepe Zirve Yürüyüş Güzergâhı, Karanlık Dere-Tokalı Kanyonunda, atlı doğa yürüyüşü gerekli potansiyele sahiptir. Ancak atların bakımlı ve eğitimli, bakıcıların eğitimli ve yerel halktan olması yönünde çalışmalar yapılmalıdır. Ziyaretçilerin kısa süreli dinlenme yerleri düzenlenmeli yaban hayatı olumsuz etkileyecek mekânlar seçilmemeli ve zamanı iyi ayarlanmalıdır.
• Parkta özellikle tavşan, yaban domuzu, ulu geyik türleri için av yönetmeliği hükümlerine uygun olarak av turizmi yapılabilmektedir. Av mevsimi ve avlanacak hayvanlar ve mekânlar iyi tespit edilmeli, yerel halktan rehber eşliğinde kontrollü olmalıdır.
• Tabiat Parkı ulaşım ağı yüksek standart orman yolu olarak tanımlanabilir. Bu nitelik Tabiat Parkı’nda yapılacak olan bisiklet turizmi açısından değerlendirildiğinde yeterli standarttadır. Özellikle Orman yolu ve Sığırkuyruğu Mevkisi kanyon başlangıcına kadar bisiklet turizmi için idealdir. Ziyaretçilerin dinlenmek için kullanabilecekleri uygun alan ve içme suyu ihtiyacını karşılamak için çeşmeler yeterli miktar ve özelliktedir. Tabiat Parkı yolunun turizm amaçlı manzara yolu olarak kullanım amaçlı çalışmalar da yapılabilir, güzergâh seçimi yaban hayatı olumsuz etkilememelidir.
• Akdağ Tabiat Parkı’na konaklamalı gelmek isteyen turistlerin bu ihtiyaçlarını karşılayacak ekoturizm anlayışıyla işletilen mekânların oluşturulması gerekmektedir. Bu amaçla üst yapı oluşturulurken, uygun merkezler olarak Sorkun, Çamoğlu ve Menteş yerleşkeleri seçilebilir. Turistik üst yapının oluşturulmasında yerel mimari ve kültürü yansıtan mekanların oluşturulması çekici olacaktır.
• Bölgeye ulaşım çevre yolu ve Sorkun Belediyesine ait ulaşım olanakları ile yolların uygun oluşu sayesinde sorunsuz sağlanmaktadır. Ayrıca bölge oldukça güvenlidir. Toplum yapısı olarak homojen, yöre halkı oldukça misafirperver ve iyi niyetlidir. Bölgede suç oranı yok denecek kadar azdır. Bu özellik alanda inceleme yapmak isteyen araştırmacılar için önemlidir. Akdağ Tabiat Parkı’na bilimsel nitelikli araştırma yapmak için üniversiteler ve araştırma merkezleri ve doğa bilimcileri davet edilebilir.
• Tabiat Parkı alanı, 2873 sayılı Milli Parklar Kanununa göre T.C. Çevre ve Orman Bakanlığına geçmiştir. Bununla birlikte Tabiatı Parkı alanı farklı kanunlara göre de değerlendirilerek farklı statü kapsamına da alınmıştır. Tabiat Parkı alanının ana kaynak değerlerinden olan geyik popülasyonunun varlığı nedeniyle Yaban Hayatı Koruma alanı olarak belirlenmiştir. Her iki statünün amacı koruma olmakla birlikte yasal düzenlemelerden gelen uygulama biçimlerindeki farklılık, saha üzerinde olumsuz etki yaratmaktadır. Aynı kurumun sorumluluğunda olan iki farklı yasa kapsamında statü verilmesi idari, uygulama ve kontrol açısından anlamlı olarak değerlendirilmekle birlikte, etkin bir mekanizma için olumsuz olarak değerlendirilmektedir.
• Park alanının girişlerinde park haritası dışında hangi bölgede ne olduğu ve nasıl hareket edilmesi gerektiği hakkında bilgi levhaları konulmalıdır. Benzer şekilde uzmanların görüşü doğrultusunda vahşi yaşam ortamını engellemeyecek şekilde park alanı içinde yönlendirme ve bilgilendirme levhalarının yerleştirilmesi sağlanmalıdır.
• Akdağ Tabiat Parkı’nın bilinilirliğinin arttırılması için tanıtıcı materyallerin hazırlanması ve bunların bölgede bulunan termal otellerde gelen turistlere hediye edilerek Akdağ hakkında bilgilenmeleri sağlanabilir. Ayrıca önemli bir anayola yakın olmasına rağmen parkın yönlendirme levhaları bulunmamaktadır. Bu aynı zamanda ulaşılabilirliğini de zorlaştırmaktadır. Bu konuda çalışma yapılması gerekmektedir.
• Park iki ilin sorumluluk alanındadır. Bu parka yönelik stratejiler geliştirmede koordinasyonu zorunlu hale getirmektedir. Bu konuda ortak çalışma komisyonlarının kurulması faydalı olacaktır.

Turizm açısından temel çekiciliği termal turizm olan Sandıklı İlçesi sahip olduğu Akdağ Tabiat Parkı’nın ekoturizm potansiyelini harekete geçirerek alternatif turizm çeşitlerini arttırma olanağına sahiptir. Ancak mevcut durumda park sadece potansiyeli bilinen ve sınırlı yararlanılan bir zenginliktir. Park’ın sahip olduğu potansiyelin ekonomik değere dönüştürülmesi için yapılan önerilerin kademeli olarak hayata geçirilmesi yönünde girişimlerin başlatılması gerekmektedir. Bu noktada özellikle sektör girişimcileri, yerel ve merkezi idare ve yerel halkın ortak çabası ile planlamaların yapılması ve bölgede ekoturizm faaliyetlerinin yönetilmesi büyük önem arz etmektedir.

19-22 Ekim 2011 Tarihinde Sandıklı Park Otel’de gerçekleştirilen SANDIKLI ARAŞTIRMALARI SEMPOZYUMU ‘nda Melek Yavuz hocamız, Akdağ Milli Parkı Eko Turizmi ile ilgili bir bildiri sundu. Bu bildiriyi sizlerin beğenisine sunuyoruz.
Saygılar.

 

 

Melek YAVUZ hakkında:
Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Ve Aile Ekonomisi Beslenme Bölümü mezunu. Ayrıca Afyon Kocatepe Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Ve Otelcilik Bölümü Yüksek Lisans mezunudur. Yabancı dil olarak Fransızca ve İngilizce eğitimi almıştır. Afyonkarahisar Teknoloji ve Tasarım dersi ve halk oyunları il formatörlüğü yapmaktadır. Yayınlanmış bildirileri olup eğitim amaçlı çok sayıda eğitici seminerler vermiştir. Halen Sandıklı Kız Teknik Ve Meslek Lisesi’nde Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü Meslek Dersleri Öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Özel ilgi alanları içinde Halk Oyunları önemli bir yere sahiptir. Yöremiz halk oyunlarına yönelik ekip çalışmalarını yürütmekte ve bu konuda özel çalışmaları mevcuttur. Ayrıca tamamladığı tez konusu olan Eko Turizm ve Yöre Kültürü İle İlgili Çalışmaları da devam etmektedir. Sandıklı’nın yemek kültürünü tanıtmak adına geleneksel yemeklerimiz konusunda kitap çalışması vardır. Sandıklı doğumlu olup evli ve bir çocuk annesidir.
"AKDAĞ TABİAT PARKI’NIN EKOTURİZM POTANSİYELİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ" yazısına 3 yorum yapılmış
  1.  
    şeyda

    şimdiye kadar görmediğim bir konu ilginç teşekkürler yazı için.

  2.  

    Bizi takip ederseniz birbirinden güzel yazıları görebilirsiniz saygılar.

  3.  
    mustafa

    Akdağ Tabiat parkı çok geniş kitlelere hitap edebilecek Doga güzelliği ve turizm acisından geniş potansiyele sahip bir parktır. Ancak park icerisinde yatırım yapılmadığından sadece isim olarak varlığını sürdürmektedir, belki 50 yıl sonra ancak turizme acılır :)))

Cevap Yazın

Doğrulama Sorusunu Cevaplayınız. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Blue And Black WP Theme